LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Yayın ifadesini içeren 37 kelime bulundu...

abone

  • Gazete ve dergi gibi yayınlara peşin para vererek muayyen bir zaman için müşteri olan kimse. (Fransızca)

başmuharrir

  • Başyazar, bir süreli yayında başmakaleleri, başyazıları yazan yazar.

bezm

  • Yayın kirişini çekip, sonra salıverme.
  • Bir şeyi diş ucuyla ısırma.

bini / binî

  • Burun. (İnsan ve deniz için kullanılır.) (Farsça)
  • Dağ tepesi. (Farsça)
  • Zirve, uç nokta. (Farsça)
  • Yayın ele alınan kısmının ucu. (Farsça)
  • Görürlük, görmeklik. (Farsça)

bülten

  • Halka bilgi veren, özet olarak yazılmış resmi yazı. (Fransızca)
  • Bir müessesenin, kurumun faaliyetlerini tanıtan ve belli zaman aralıklarıyla yayınlanan mevkute. (Fransızca)

büyük cihad

  • Samsun'da haftalık olarak yayınlanan bir gazete.

büyük cihad gazetesi

  • Samsun'da haftalık olarak yayınlanan bir gazete.

derek

  • Urgan ucuna eklenip, kovanın kulpuna bağlanan ip parçası (urgan suya değmesin diye)
  • Kiriş uçlarında olan halka (yayın başlarına geçirirler.)

el-ehram

  • Mısır'da yayınlanan bir gazete.

evrak-ı muzırra

  • Zararlı evraklar, yayınlar.

idarehane

  • Bir işe bakan hey'etin veya bir işi idare edenlerin toplanarak iş gördükleri yer ve dâire. (Farsça)
  • Dergi, gazete vs. gibi yayınların yazı işlerine bakılan dâire. (Farsça)

intişar / intişâr / انتشار

  • Yayılma. (Arapça)
  • Yayınlanma. (Arapça)
  • Üreme. (Arapça)
  • İntişâr etmek: (Arapça)
  • Yayılmak. (Arapça)
  • Yayınlanmak. (Arapça)

kab

  • Çok eski devir silâhlarından olan yayın kabzası (tutacak yeri) ile köşesi arasındaki mesafe, her "yay" da "iki kab" olan miktar.

kamus-i türki / kamus-i türkî

  • Türkçe lügat kitabı, Türkçe sözlük.
  • Şemseddin Sâmi'nin yayınladığı Türkçe lügat.

kebade-keş

  • Ok atma tâlimi yapan veya ok atmaya hevesli olan. Tâlim yayını çeken. (Farsça)

kebade-keşi / kebade-keşî

  • Ok atmaya hevesli olma, tâlim yayını çekme. (Farsça)

makbız

  • Kılıcın ve yayın kabzası.

matbaa lisanı

  • Basın yayın kanalı.

matbuat

  • Basın-yayın; gazeteler.

menşur / menşûr

  • Yazılmış, yayınlanmış.

mevkute

  • Süreli yayın.

naşir / nâşir / ناشر

  • Neşreden, yayan, yayıncı.
  • Yayıncı. (Arapça)

naşir-i ağraz / nâşir-i ağrâz

  • Kötü maksat ve kin taşıyanların yayın organı, nâşiri.

neşir buyurulan

  • Yayınlanan.

neşr / نشر

  • Yayma, yayınlama.
  • Yayma. (Arapça)
  • Yayınlama. (Arapça)
  • Yayınlanma. (Arapça)
  • Neşr etmek: (Arapça)
  • Yaymak. (Arapça)
  • Yayınlamak. (Arapça)
  • Neşr olunmak: Yayınlanmak. (Arapça)

neşrettirmek

  • Yayınlatmak.

neşriyat / neşriyât / نشریات / نَشْرِيَاتْ

  • Yayınlar.
  • Yayınlar, yayıncılık.
  • Yayın. (Arapça)
  • Yayınlar.

neşriyat-ı diniye / neşriyât-ı dîniye / نَشْرِيَاتِ د۪ينِيَه

  • Dini yaymak için yapılan yayınlar.
  • Dine ait yayınlar.

neşriyatçılık

  • Yayıncılık.

neşrolmak

  • Yayılmak, yayınlanmak.

nüsha / نسخه

  • Yazılı belge. (Arapça)
  • Muska. (Arapça)
  • Süreli yayın sayısı. (Arapça)

sansür / سَانْسُورْ

  • Yayınlanacak bir şeyin kontrol edilmesi.
  • Yayınların denetlenmesi.
  • Yayına uygulanan kısıtlama.

tab' eden

  • Basan, yayınlayan.

tefrika / تفرقه

  • Bölücülük. (Arapça)
  • Ayrılma. (Arapça)
  • Bölüm bölüm yayınlama. (Arapça)

tefvik

  • Tar: Okçulukta, yayın sol el ile yukarıya kaldırılması.
  • Okun gezini yayın kirişine koymak.

vesait-i muhabere ve müdavele

  • İletişim ve basım-yayın araçları.

veter

  • Yayın çilesi. İp ve kiriş.
  • Bir kavsın iki ucu arasına çekilen doğru çizgi.
  • Kasları hareket ettiren kalın sinir.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR