LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te YUFKA ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

cerdak

  • (Çoğulu: Cerâdik) Yufka ekmeği.

dıkk

  • Yufka gibi ince olan şey.
  • Bir nevi sıtma.

esuf / esûf

  • Fazlaca eseflenen, pek üzülen, çok kederlenen, çok fazla acıyan, yufka yürekli.

füvfe

  • (Çoğulu: Füvek) Pamuk.
  • Tırnakta olan beyazlık.
  • Hurma çekirdeği içinde olan beyaz tane. (Hurma ağacı ondan biter).
  • Çekirdek içinde olan yufka kabuk.
  • Şey.

girde

  • Yuvarlak, değirmi. (Farsça)
  • Evvelce yahudilerin, müslümanlardan ayırd edilebilmeleri için, omuzlarına diktikleri sarı renkte bir parça. (Farsça)
  • Açılmış yufka. (Farsça)
  • Yuvarlak yastık. (Farsça)
  • Gr: Bütün, hepsi, tamamı. (Farsça)

lihaf

  • (Tekili: Lahfe) Yumuşak beyaz taşlar.
  • Yufka kaymak.

merdane

  • Erkekçesine. Merdcesine. Er'e yakışır surette. (Farsça)
  • Matbaada baskı, baskı makinelerinde ve ofset makinelerinde ise plâteye değerek mürekkeb vermek; ve toprağı bastırmak gibi çeşitli işlerde kullanılan silindir. (Farsça)
  • Yufka açmağa yarıyan oklava. (Farsça)
  • Erkek ayakkabısı. (Farsça)

mıhlac

  • Yufka oklavası.
  • Yün ve pamuk atacak âlet, hallaç tokmağı.

mik / mîk

  • Çabuk ağlayan, yufka yürekli olan.

minsega

  • (Çoğulu: Menâsıg) Ekmekçilerin ekmek tozunu sildikleri nesne.
  • Yufka yuvarlağı.

mürakkık

  • Yufka.

ragif

  • Pide. Yufka.

rakik

  • (Rikkat. den) Yufka yürekli, ince merhamet ve şefkat sahibi olan.
  • Köle, câriye.

rakik-ül kalb

  • Yufka kalbli, çok merhametli, ince duygulu.

rekaket

  • Kekeleme, dil tutukluğu.
  • Sözün kusurlu oluşu. Belagattan mahrum olmak.
  • Zayıf ve ince olmak, yufka olmak.
  • El ile cismin hacmi ve cüssesini anlamak için yoklamak.
  • Gevşeklik, zayıflık, dermansızlık.

rıkk

  • (Çoğulu: Erkâ) Kul, abd.
  • Kulluk, esirlik, kölelik, ubudiyet.
  • Yufka nesne.

rikk

  • Kulluk, ubudiyet.
  • Ist: Esir olmuş, hürriyetini kaybetmiş olan ehl-i harb.
  • Yufka, yumuşak nesne.

rikkat

  • Acıma, incelik, yufka yüreklilik. Yumuşaklık.
  • Acıma, yufka yüreklilik.
  • İncelik, yufkalık.
  • Acıma, yürek etkilenmesi.
  • Acıma, yumuşaklık, yufka yüreklilik, kalb inceliği.

rikkat-i kalb

  • Kalb rikkati, kalb yufkalığı.

rukak

  • Yufka ekmeği.

şahit

  • (Çoğulu: Şihât) İnce yufka olmuş nesne.

salayık

  • Yufka yapmak.

tuhra

  • Yufka bulut.

tuhve

  • Yufka bulut.

vaka'

  • Yufka bulut.
  • Taş.
  • Yerin taşlı olmasından ayak incinmek.
  • Cefa, eza.
  • Vurma, darp.

zamya

  • Yufka dudaklı.
  • Yufka kapaklı.
  • Dişinin etleri boz olup kanı az olan kimse.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın