LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Vur kelimesini içeren 42 kelime bulundu...

adk

  • Vurmak, darp.

dakr

  • Vurmak, darb.

daraban

  • Vurma, vuruş. Çarpış, çarpıntı, çarpma.

darb

  • Vurma, çarpma.

darbe

  • Vurma, saldırma.

darib / dârib

  • Vuran, döven.

darp

  • Vurma, dövme.

deb'

  • Vurmak, darb.

delz

  • Vurmak, darb.

faheka

  • Vurulduğu yerden kan çıkartan kılıç ve neşter parçası.

habc

  • Vurmak, darbetmek.

iglinta'

  • Vurmakla ve sövmekle üstün gelip galebe etmek.

ihtikar / ihtikâr / احتكار

  • Vurgunculuk; fazladan kazanç sağlamak amacıyla, hayat için zarurî olan ihtiyaç maddelerini satın alıp fiyatı artsın diye bir süre saklama.
  • Vurgun. (Arapça)

kerr u fer / كَرُّ و فَرْ

  • Vur kaç.

kerrüfer harbi

  • Vur-kaç tekniği ile yapılan savaş.

kıtal

  • Vuruşma, savaş.

lakk

  • Vurmak.

laübaliyane / lâübâliyâne

  • Vurdumduymaz bir tarzda, kayıtsız kalarak.

lebn

  • Vurmak.

lefehan

  • Vurmak.

lek'

  • Vurmak.

lekz

  • Vurmak.

madrub / madrûb

  • Vurulmuş, dövülmüş.

makt

  • Vurmak.

maktul

  • Vurulmuş, öldürülmüş, katledilmiş.

muhtekir / محتكر

  • Vurguncu. (Arapça)

muhtekirane / muhtekirâne

  • Vurgunculukla, ihtikârcılıkla. (Farsça)

muslib

  • Vurucu, vuran, dârib.

mutareka

  • Vuruşmak.

nahs

  • Vurmak.

nefyan

  • Vurma ânında yara ve cerahatten akan kan.

sademat / sademât

  • Vuruşlar.

sadme

  • Vuruş.

tabakat-ı gaflet

  • Vurdumduymazlık örtüleri, umursamazlık perdeleri.

tedmiye

  • Vurup kanatmak.

telatum / telâtum

  • Vuruşma, çarpışma.
  • Vuruşma, çarpışma.

terakül

  • Vuruşmak, döğüşmek.

tesadüm

  • Vuruşma. Şiddetle çarpışma.

urgun

  • Vurgun, âşık. (Türkçe)

zarb / ضرب

  • Vuruş. (Arapça)

zed

  • Vurma, dövme. (Farsça)

zen

  • Vuran, kesen, atan mânalarına gelerek birleşik kelimeler yapılır. (Zeden: Vurmak mastarında emir köküdür) Lâf-zen : Söz atan, lâf atan. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın