LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Visa ifadesini içeren 12 kelime bulundu...

muvaşşah

  • (Vişâh. dan) Süslenmiş, süslü.

tarihnüvis

  • (Çoğulu: Tarihnüvisân) Tarih yazan. Müverrih. (Farsça)

telvis

  • (Çoğulu: Telvisât) Kirletmek. Bulaştırmak. Pisletmek.
  • Mc: Bozmak, berbat etmek.

tevşih

  • (Vişah. dan) (Çoğulu: Tevşihât) Süslü elbise giydirme. Süsleme veya süslendirme.
  • Kur'ân-ı Kerimi usul ve kaidelerine göre okuma.
  • Bir kimseye mücevher gerdanlık takmak.
  • Ist: Bir eseri, büyük bir adamın adıyla süsleme. Eski ilim adamları, bazı kimselerin adına kitap yaz

vesaid

  • (Tekili: Visâde) Yastıklar, şilteler, döşekler.

vesayet

  • (Visâyet) Vasilik.
  • Vasiyet.
  • Tembih, emir. Tavsiye.

vesik

  • (Çoğulu: Visâk) Çok sağlam, kuvvetli.

vesim

  • (Çoğulu: Vüsemâ-Visâm) Güzel yüzlü. Güzel çehre.
  • Damgalı.

visade

  • (Bak: VİSAD)

vuslat

  • Visal. Sevdiğine kavuşma, ulaşma, bitişme. Bitiştiren.

vüsüd

  • (Tekili: Visâde) Yastıklar.

vusuk

  • (Tekili: Visâk ve Vesâk) Bağlar, râbıtalar.
  • Sözleşme yerleri.
  • Andlaşmalar.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın