LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te Ve ma kelimesini içeren 29 kelime bulundu...

afat-ı maneviye ve maddiye / âfât-ı mâneviye ve maddiye

  • Maddî ve mânevî âfetler, belâlar.

akli ve mantıki / aklî ve mantıkî

  • Akla ve mantığa uygun.

daire-i tasarruf ve malikiyet

  • Etkili olup hükmettiği ve sahip olduğu daire.

delail-i akliye ve mantıkiye / delâil-i akliye ve mantıkiye

  • Aklî ve mantıkî deliller; akıl ve mantığa uygun deliller.

delalet-i akliyye ve mantıkıyye / delâlet-i akliyye ve mantıkıyye

  • Akıl ve mantık yardımıyla, akıl ve mantığın yola göstermesiyle.

derece-i ilim ve marifet

  • İlim ve bilgi derecesi.

derece-i san'at ve maharet

  • San'at ve maharet derecesi.

erzak-ı maddiye ve maneviye / erzak-ı maddiye ve mâneviye

  • Maddi ve mânevî rızıklar.

eser-i kıymettar ve manidar / eser-i kıymettar ve mânidar

  • Oldukça kıymetli ve anlamlı olan eser.

felsefe-i tabiiye ve maddiye

  • Herşeyi tabiata ve maddeye dayandıran felsefe.

fenn-i beyan ve maani / fenn-i beyan ve maânî

  • Belâgatin iki bölümü olan beyan ve mânâ ilimleri.

harut ve marut

  • Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen iki meleğin ismidir.

hayat-ı maneviye ve maddiye / hayat-ı mâneviye ve maddîye

  • Maddî ve mânevî hayat.

hüzn-ü masumane ve mazlumane / hüzn-ü mâsumâne ve mazlumâne

  • Masum ve mazlumca duyulan hüzün, acı.

illet ve masdar

  • Asıl sebep ve kaynak.

kitab-ı zikir ve marifet

  • Zikir ve Allah'ı tanıtan kitap.

maddeten ve manen / maddeten ve mânen

  • Maddî ve mânevî olarak.

masun ve mahfuz buyursun

  • Sağlam bir şekilde korusun ve muhafaza etsin.

saltanat-ı maddiye ve maneviye / saltanat-ı maddiye ve mâneviye

  • Maddî ve mânevî yönlerden kurulan egemenlik, hakimiyet.

şehr-i rahmet ve mağfiret

  • Rahmet ve bağışlama ayı; Ramazan ayı.

şems-i hakikat ve marifet / şems-i hakikat ve mârifet

  • Hakikat ve mârifet güneşi, Allah'ı ve iman hakikatlerini bilme aydınlığı.

sima-yı maddi ve manevi / sima-yı maddî ve mânevî

  • Görünen ve görünmeyen yüz.

terbiye-i maneviye ve maddiye / terbiye-i mâneviye ve maddiye

  • Mânevî ve maddî terbiye.

tevazu ve mahviyet

  • Alçakgönüllülük.

tevhid-i uluhiyet ve mabudiyet / tevhid-i ulûhiyet ve mâbudiyet

  • İlâhlığın ve kendisine ibadet edilecek olan varlığın birlenmesi ve yalnız bir olan Allah'ın kabul edilmesi.

ulum ve maarif-i islamiye / ulûm ve maarif-i islâmiye

  • İslâmî ilimler ve bilgiler.

varidat ve masarif / vâridat ve masârif

  • Gelirler ve giderler.

ve ma ente? / ve mâ ente?

  • "Sen kimsin?".

vukuat-ı maddiye ve maneviye / vukuat-ı maddiye ve mâneviye

  • Maddî ve manevî olaylar, hadiseler.