LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Vazgeçme ifadesini içeren 40 kelime bulundu...

bey'-i bil vefa / bey'-i bil vefâ

  • Vefa ile satış. Alıcı ve satıcının, satıştan vazgeçmek hakkına sâhip olduğu alış-veriş.

caymak

  • Vazgeçmek. Sözünden dönmek. (Türkçe)

fena fillah makamı / fenâ fillâh makamı

  • Allah'ın varlığında tamamen yok olma makamı, Onun varlığına dalıp kendinden tamamen vazgeçme makamı.

ferağ / ferâğ / فراغ

  • Bırakma, terk etme, vazgeçme. (Arapça)
  • Boş durma. (Arapça)
  • Ferâğ etmek: Bırakmak. (Arapça)

feragat

  • Fedakarlık, özveri, kişisel hakkından vazgeçme.

ferağat

  • Fedakarlık, hakkından vazgeçme.

feragat / ferâgat / فَرَاغَتْ

  • Hakkından vazgeçme.

feragat-ı nefis

  • Nefsini geri çekmek, hakkından isteyerek vazgeçmek.

feragat-i nefis

  • Kendi hakkından vazgeçme, özverili olma.

feragat-ı nefs

  • Kendi hakkından vazgeçme.

hidad

  • Dul olan bir kadının mâtem tutup süsten vazgeçmesi.

hunus

  • Rücu etmek, vazgeçmek, geri dönmek.
  • Örtülü olmak.
  • Tehir etmek, sonraya bırakmak.

i'zab

  • Suyu temizleme.
  • Vazgeçme.
  • Azaba düşürme veya düşürülme.

inad

  • Israr, muannidlik, ayak direme, dediğinden vazgeçmeme.

inha'

  • Vazgeçme.
  • Yöneltme, tevcih etme.

inzicar

  • Çekilmek, vazgeçmek.

istiglaz

  • Bir şeyi galiz saymak, galiz bilmek.
  • Satın almaktan vazgeçmek.

itrak

  • Bırakma, vazgeçme, terkettirme.

kasr-ı yed

  • El çekmek, ferâgat etme, vazgeçme.

kat'-ı nazar

  • Bir şeye bakmaktan vazgeçme, ondan ilgisini kesme.

kebn

  • Kova ağzını iki kat edip dikmek.
  • Udul etmek, dönmek, vazgeçmek.
  • Besili ve semiz olmak.
  • Kaybetmek.

metab

  • Tevbe etmek.
  • Rücu etmek, geri dönmek, caymak, vazgeçmek.

munsarif / منصرف

  • Vazgeçen. (Arapça)
  • Munsarif olmak: Vazgeçmek. (Arapça)

nekabet / nekâbet

  • Dönme, vazgeçme, cayma.
  • Yapılan satış sözleşmesinden dönmek, vazgeçmek.

nekb

  • Musibet ve kedere uğrama.
  • Meyletmek, eğilmek.
  • Udul etmek, vazgeçmek, haktan dönmek.

nükul / nükûl

  • Vazgeçme, geri dönme, cayma.
  • Dönme, cayma, vazgeçme; bir malı satın aldıktan sonra vazgeçerek satıcıya geri verme.

ric'at

  • Geri dönme, vazgeçme.
  • Erkeğin, boşadığı kadını, iddet süresi bitmeden tekrar nikahlaması.
  • Geri dönme, çekilme, kaçma, vazgeçme.

rücu'

  • Geri dönme, vazgeçme, cayma. Sözünden dönme.
  • Edb: Bir fikri daha kuvvetli anlatmak için söylenilen sözden caymış gibi görünmek.

sak'

  • Horozun ötmesi. Bir kimseye vurmak.
  • Udul etmek, geri dönmek, vazgeçmek.

sarf-ı nazar / صَرْفِ نَظَرْ

  • Bir şeyden vazgeçme, cayma.
  • Nazar-ı itibare almama.
  • Bir şeyden vazgeçme, cayma.
  • Bakışını çevirme, vazgeçme.

sayfufet

  • Udûl etmek. Yoldan çıkmak, vazgeçmek.

sebat / sebât / ثبات

  • Yerinden kımıldamama, kararından vazgeçmeme. (Arapça)

ser / سر

  • Baş. (Farsça)
  • Başkan. (Farsça)
  • Uç. (Farsça)
  • Serden geçmek: Başından vazgeçmek, ölümü göze almak. (Farsça)

sübha

  • Uyku, nevm.
  • Fâriğ olmak, vazgeçmek, çekilmek. İşi bitirmek.

teebbüh

  • Kibirlenme, böbürlenme, gururlanma.
  • Alicenaplık ve göztokluğu ile bir şeyden vazgeçme.

tefettü'

  • Rücu etmek, geri dönmek, vazgeçmek.

teracu'

  • (Rücu. dan) Bir yere veya bir kimseye dönme.
  • Birinden ayrılma.
  • Dönme, vazgeçme.

terk / ترک

  • Bırakma, salıverme, vazgeçme.
  • Boşama. Bakmama. İhmal etme.
  • Bırakma, vazgeçme.
  • Bırakma. (Arapça)
  • Vazgeçme. (Arapça)
  • Ayrılma. (Arapça)
  • Terk edilmek: (Arapça)
  • Bırakılmak. (Arapça)
  • Vazgeçilmek. (Arapça)
  • Terk etmek: (Arapça)
  • Bırakmak. (Arapça)
  • Vazgeçmek. (Arapça)
  • Ayrılmak. (Arapça)

tezavür

  • (Çoğulu: Tezâvürat) Birbirini ziyâret etme, gidip görme.
  • Vazgeçme, yoldan çıkma, udul etmek.
  • Eğilip meyletme.

udul / udûl / عدول

  • Yoldan çıkma, dönme, sapma.
  • Vazgeçme.
  • (Tekili: Âdil) Âdiller, âdil olanlar.
  • Dönme, vazgeçme.
  • Vazgeçme. (Arapça)
  • Udûl etmek: Vazgeçmek. (Arapça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR