LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Vat kelimesini içeren 44 kelime bulundu...

a'rab

  • Vatanı çöl olan ve medeniyetten uzak yaşayan Arap.

alam-ı gurbet / alâm-ı gurbet

  • Vatandan ayrı kalma elemleri, gurbet acıları.

asabiyet-i kavmiye

  • Vatanperverlik. Menfi milliyetçilik, Asabiyet-i câhiliye, asabiyet-i milliye, asabiyet-i nev'iyye gibi tabirler de aynı mânayı ifâde eder..

cazibe-i umumi-i vatani / cazibe-i umumî-i vatanî

  • Vatana ait genel çekim gücü.

daire-i vataniye

  • Vatan dairesi.

daussıla / dâussılâ

  • Vatan hasreti.

daüssıla / dâüssıla

  • Vatan özlemi.

ebna-yı vatan / ebnâ-yı vatan

  • Vatan evlâtları.
  • Vatan evlatları.

evlad-ı vatan / evlâd-ı vatan

  • Vatan evlâdı.
  • Vatan çocukları.

fikr-i vatan

  • Vatan düşüncesi, vatan fikri.

gayret-i vataniye

  • Vatan için yapılan gayretler.

hak-i vatan / hâk-i vatan

  • Vatan toprağı.

hamiyetperver / حَمِيَتْپَرْوَرْ

  • Vatan ve milleti için gayret gösteren.

haric-i vatan / hâric-i vatan

  • Vatanın harici.

haris-i vatan / hâris-i vatan

  • Vatanın koruyucusu, vatanın bekçisi.

hıyanet-i vatan

  • Vatan hainliği. Vatana hıyanet etme.

hıyanet-i vataniye

  • Vatan hainliği.

hizmet-i vataniye

  • Vatan hizmeti.

hubb-u vatan

  • Vatan sevgisi.

hubb-ul vatan

  • Vatan sevgisi.

hubbü'l-vatan mine'l-iman / hubbü'l-vatan mine'l-îmân / حب الوطن من الایمان

  • Vatan sevgisi imandan gelir. (Arapça)

ihvan-ı vatan / ihvân-ı vatan

  • Vatan kardeşleri.

istitan

  • Vatan edinme, bir yerde yerleşme, yurt edinme.

iştiyak-ı vatan

  • Vatan özlemi.

itan

  • Vatan sayma, yurt kabul etme.

kasaid-i vataniye / kasâid-i vataniye

  • Vatan kasideleri, marşlar.

mesele-i vataniye

  • Vatan meselesi.

muhabbet-i vataniye

  • Vatan sevgisi.

mutavattınin / mutavattınîn

  • Vatan yapanlar, bir yere yerleşenler.

mutavattinin / mutavattinîn

  • Vatan edinmişler, yurt tutunmuşlar.

mütevattın

  • Vatan edinmiş.

mutevattinin / mutevattinîn

  • Vatandaşlar; bir yeri vatan edinenler ve orada yerleşik olanlar.

nisbet-i vatani / nisbet-i vatanî / نِسْبَتِ وَطِنِي

  • Vatan bağı.
  • Vatan bağı.

rah-ı vatan

  • Vatan yolu.

şazib

  • Vatanından başka bir tarafa giden kimse.

şübban-ı vatan

  • Vatanın gençleri.
  • Vatan gençleri, vatan yiğitleri.

tavattun / تَوَطُّنْ

  • Vatan edinme, yerleşme.
  • Vatan edinme.
  • Vatan edinme.

tavattun etme

  • Vatan edinme, yerleşme.

tavattun etmek

  • Vatan edinmek, yerleşmek.

terk-i evtan

  • Vatanlarından ayrılma, vatanlarını terk etme.

vatanperver

  • Vatanını seven.
  • Vatanını seven. Memleketine hizmet eden. (Farsça)
  • Vatansever.

vatanperverane / vatanperverâne

  • Vatanını seven kimseye yakışır şekilde. (Farsça)

vatanperverlik

  • Vatanseverlik.

vazife-i vataniye

  • Vatan görevi.