LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Utanmaz ifadesini içeren 39 kelime bulundu...

arsız / ârsız

  • Bî-ar, utanmaz, arsız.

beza

  • Konuşmada açık saçıklık.
  • Hayasızlık, utanmazlık.

beziyy

  • Hayâsız, utanmaz kimse.

bi-ab / bî-ab

  • Susuz, kuru. (Farsça)
  • Donuk. (Farsça)
  • Rezil, utanmaz, hayasız. (Farsça)

bi-ar / bî-ar

  • Arsız, hayasız, utanmaz.

bi-şerm

  • Utanmaz. (Farsça)

bihaya / bîhayâ / بى حيا

  • Utanmaz, hayasız. (Farsça - Arapça)

bistah

  • Küstah, hayâsız, edepsiz, arsız, utanmaz adam. (Farsça)

büstah

  • Edebsiz, küstah, utanmaz. (Farsça)

cali'

  • Açık-saçık kadın. Hayasız kadın.
  • Utanmaz, utanması kıt olan adam.

çeşm-deride

  • Sıkılmaz, utanmaz, arsız. (Farsça)

ebu-l iber

  • Utanmaz, edepsiz, hayasız adam.

fazih / fazîh

  • Çirkin, fena.
  • Utanmaz, rezil.

halaat / halâat

  • Yüzsüzlük, utanmazlık, hayâsızlık.
  • Kötülüğünden dolayı ailesi ve cemaatı kendisinden ayrılan kimse.

hali'

  • Boşanmış erkek, zevcesini şer'an terketmiş adam. (Müennesi: Hâlia'dır.)
  • İtaatsız, isyan eden, utanmaz, kayıtsız, hayasız.
  • Kovulmuş.
  • Soyulmuş.

hali-ül-izar / halî-ül-izar

  • Yüzü yırtık.
  • Mc: Edepsiz, ahlâksız, utanmaz.

hayasız / hayâsız

  • Utanmaz, edepsiz.

hayasızlık / hayâsızlık

  • Utanmazlık.

hıyre-çeşm

  • Kamaşık ve donuk gözlü. (Farsça)
  • Cesur, atılgan. (Farsça)
  • İnatçı, muannid. (Farsça)
  • Utanmaz, hayâsız, arsız. (Farsça)

kezzab-ı bi-hicab / kezzab-ı bî-hicab

  • Utanmaz ve hayâ etmez yalancı.

lul

  • (Luli) Utanmaz, hayasız ve namussuz kadın. (Farsça)
  • Nâzik ve zarif. (Farsça)
  • Şarkı söyleyip oynayan fahişe kadın. (Farsça)

mashara

  • Maskara, soytarı.
  • Tuhaflıklar yapan kimse.
  • Komik, gülünç.
  • Zevklenme, eğlenme.
  • Kepaze, utanmaz, rezil.

müşan

  • Yüzsüz, utanmaz, sövücü kadın.
  • Bir cins hurma.

mütehettik

  • (Hetk. den) Yırtılan, tehettük eden.
  • Edebsiz, utanmaz. Hayasız.

na-daşt

  • Hayâsız, utanmaz. (Farsça)

perde yırtılmak

  • Hayasızlık etmek, utanmazlık.

perdebirun

  • Utanmaz, açıksaçık konuşan. (Farsça)

perdebirunane / perdebirunâne

  • Sıkılmadan, utanmazcasına. Perdeyi kaldırırcasına. Edebsizce. (Farsça)

perdeder

  • Perde yırtan. Utanmaz, hayâsız. (Farsça)

rezil

  • Alçak, adi, utanmaz, hayâsız, soysuz.
  • Utanmaz, alçak.

selfa'

  • Bahadır. Kahraman ve cesâretli kimse.
  • Yüzsüz, utanmaz, hayâsız, kötü kadın.
  • Kuvvetli deve.

tehettük

  • (Çoğulu: Tehettükât) (Hetk. den) Yırtılma.
  • Utanmazlık ve hayâsızlıkta aşırı derecede olma.

ubus

  • Çatık yüzlü. Abus.
  • Utanmaz kimse.

üstah

  • Edebsiz, hayasız, utanmaz kimse. (Farsça)

vakah

  • Katı yüzlü, utanmaz, hayırsız kimse.
  • Sağlam ve sert tırnak.

vakahat / vakâhat

  • Arsızlık. Utanmazlık. Katı yüzlülük. Açıklık ve saçıklık.
  • Pek sağlam ve metin.
  • Arsızlık, utanmazlık, küstahlık.
  • Arsızlık, utanmazlık.

vakih / vakîh

  • Hayâsız, utanmaz, edepsiz.

vekahat / vekâhat / وقاحت

  • Hayâsızlık. Utanmazlık. Edebsizlik.
  • Arsızlık, utanmazlık, hayasızlık. (Arapça)

vekahet / vekâhet

  • Hayâsızlık, utanmazlık, edebsizlik, yüzsüzlük.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR