LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Unsuz ifadesini içeren 31 kelime bulundu...

ahşic

  • Zıt ve uygunsuz. (Farsça)

ahşig

  • Zıt ve uygunsuz. (Farsça)

anarşilik

  • Karışıklık, kanunsuzluk.

anarşizm

  • Anarşiyi istiyen tahribci bir nazariye. Anarşistlik. İnsanın insan tarafından idaresi esasına dayanan her türlü devlet, hukuk düzenlerinin adaletsiz, haksız ve zulüm olduğunu iddia eden ve devletsiz, kanunsuz, her insanın kendi başına buyruk yaşıyacağı bir düzensizlik istiyenlerin görüşü.

bevval-i çeh-i zemzem / bevvâl-i çeh-i zemzem

  • Zemzem kuyusuna işeyen.
  • Mc: Yalnız şöhret kazanmak ve adı anılmak için uygunsuz iş yapan.

etvar-ı na-layıka / etvar-ı nâ-lâyıka

  • Uygunsuz ve münasebetsiz hareketler.

gayr-ı meşru'

  • Allah'ın rızâsına uymayan, şeriat hârici, kanunsuz iş.

gayr-ı mülayim / gayr-ı mülâyim

  • Uygunsuz, abes.

halt / خَلْطْ

  • Karıştırma.
  • Uygunsuz söz söyleme.
  • Karıştırma, uygunsuz söz söyleme.

istibdad

  • Başlı başına olmak. Keyfî idare sistemi.
  • Zulüm ve tahakküm. İdaresi altındakilerin istemediği şeyleri yalnız kendi keyfine göre zorla ve zulümle yaptırmaya çalışmak. Kanun ve nizamlara bağlı olmayarak, çok defa da kanun namına kanunsuzluk yaparak, keyfi hükmünü icra ettirmek. Kimseyi

kaziye-i muhkeme

  • Tam, sağlam hüküm. Temyizin tasdikinden geçmiş, değişmez hâle gelmiş mahkeme kararı ki, böyle bir karara mazhar olan herhangi birşey hakkında tekrar dava açılamaz; dâva mevzuu yapılamaz. Aksi takdirde kanun namına kanunsuzluk yapılmış olur. Buna "Kaziye-i mahkumun bihâ" da denir.

mübagat

  • Kanunsuz evlenme.

müsaadesiz

  • Uygunsuz, izin vermeyen.

na-beca

  • Yersiz, uygunsuz, münasebetsiz. (Farsça)

na-hemvar

  • Eğri, düz olmayan. (Farsça)
  • Uymayan, mutabık gelmeyen. (Farsça)
  • Uygunsuz. (Farsça)

na-meşru

  • Meşru olmayan, şeriat harici. (Farsça)
  • Kanunsuz, uygunsuz. (Farsça)
  • Günah olan şeyler. (Farsça)

na-münasib

  • Münâsebetsiz, yakışıksız, uygunsuz, uygun olmayan. (Farsça)

na-resayi / na-resayî

  • Uygunsuzluk, münasebetsizlik. (Farsça)
  • Hamlık. (Farsça)

na-saz

  • Münasebetsiz. uygunsuz, uymaz. (Farsça)

na-sazi / na-sazî

  • Uygunsuzluk, münasebetsizlik, uymazlık. (Farsça)

na-sazkari / na-sazkârî

  • Uygunsuz iş yapma, münâsebetsiz iş görme. (Farsça)
  • Zıtlık, uygunsuzluk. (Farsça)

nahis

  • Kıtlık.
  • Yümünsüz, uğursuz.

nahs

  • Uğursuzluk, yümünsüzlük.
  • Bahtsız, uğursuz.

namuvafık / nâmuvafık

  • Uygunsuz.

nizar

  • Korkutup, uygunsuz şeylerden vazgeçirmek için söylenilen söz.

şevaz

  • Tütünsüz ateş.

tamat

  • Mânâsız ve uygunsuz söz. (Farsça)

tefavüt

  • Farklılık. İki şey arasındaki fark. Uygunsuzluk. Tehâlüf.

tehallüf / تخلف

  • Uygunsuzluk.
  • Kafileden geri kalma.
  • Geride bırakma.
  • Uygunsuzluk, uymama. (Arapça)

tehalüf / tehâlüf / تخالف

  • Uygunsuzluk, uymama. (Arapça)
  • Farklılık. (Arapça)

vak'a-i hayriye

  • Tar: Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması münasebetiyle kullanılan bir tabirdir. İlk önceleri büyük hizmetleri görülen Yeniçeriler, zamanla nizam ve intizamlarını kaybettikleri gibi, son zamanlarda uygunsuz hareket ve isyanlarla memleketin başına belâ kesildikleri için, ocağın lağvı hayırlı sayılmış ve b

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR