LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Ulaşmak ifadesini içeren 69 kelime bulundu...

adva

  • Hastalık başkasına bulaşmak.

ark

  • Ulaşmak.

atk

  • Bulaşmak.
  • Kurumak.

babil kulesi / bâbil kulesi

  • Tevrat'ın rivayetine göre Hz. Nuh'un (A.S.) oğulları tarafından gökyüzüne ulaşmak için yaptırılmış büyük bir kuledir. Rabbimiz bu kulede çalışmakta olanların dillerini değiştirmiş ve birbirlerini anlamaz hale getirmiştir. Bundan dolayı tamamlanamamış ve 72 dil burada meydana gelmiştir. (Buna "tebelb

baliğ / bâliğ / بالغ

  • Erişkin. (Arapça)
  • Tutan, varan. (Arapça)
  • Bâliğ olmak: (Arapça)
  • Erişkin olmak. (Arapça)
  • Tutmak, ulaşmak, varmak (Arapça)

bedg

  • Bulaşmak.

cevh

  • Ulaşmak.
  • Bittih-i şamî denilen karpuz.

daka'

  • Varmak. Ulaşmak.
  • Buluşmak.

destres / دسترس

  • Ulaşma, elde etmek. (Farsça)
  • Destres olmak: Ulaşmak, elde etmek. (Farsça)
  • Destres olunmak: Ulaşılmak. (Farsça)

dünüvv

  • Ulaşmak, yakın olmak.

fütuh

  • (Tekili: Feth) Fetihler.
  • (Çoğulu: Fütuhât) Açılmak.
  • Yardım.
  • Lütf-u İlâhîye ulaşmak.
  • Zafer. Galibiyet.
  • Açıklık. Gönül ferahlıkları.

hedef-i amal / hedef-i âmâl

  • Gaye-i hayâl. Ulaşmak istenilen hedef.

iktiran

  • Ulaşmak. Mukarin olmak. Yaklaşmak. Yetişmek.
  • İki şeyin bir arada gelmesi. İki nimetin aynı anda bulunması gibi...

ilm-i tasavvuf ve tarikat

  • İlâhî hakikatlere ulaşmak için, şeyhin gözetiminde takip edilen yolun ilmi; tarikat ve tasavvuf ilmi.

ilsak

  • Yapışmak. Bitişmek. Ulaşmak. Yapıştırılma. Kavuşturulmak.

intikal

  • Bir yerden bir yere nakletmek. Tebdil-i mekân etmek.
  • Göçmek, geçmek.
  • Sirâyet. Bulaşmak.
  • Bir şeyin miras olarak kalması.
  • Bir mes'eleden diğer bir hususu veya neticeyi anlamak.

ısalet

  • Hamle yapmak.
  • Ulaşmak.

ıshar

  • (Sıhriyyet. den) Akrabalık, yakınlık, kurbiyet, sıhriyet. Damat olma. Damat edinme.
  • Ulaşmak.
  • Erimek.

istidrak

  • Nâil olmak, ulaşmak, varmak.
  • Anlamak.
  • Gr: Bir kelimeyi, evvelki sözden neş'et eden bir tevehhümü kaldırmak için kullanmak.

ittisal

  • Ulaşmak. Bitişmek.
  • Birbirine dokunmak. Yakınlık. Bağlılık. Kavuşmak.

kamcu / kâmcu

  • İsteğini ve meramını arıyan. Maksadına ve gayesine ulaşmak isteyen. (Farsça)

kıyas-ı hadsi-i hafi / kıyas-ı hadsî-i hafî

  • Gizli olan hükmün illetine (sebebine) güçlü bir sezgi ile (zihnin hemen intikali olan hads ile) ulaşmak sûretiyle yapılan kıyas; yani peygamberlik sebebi olan bütün peygamberlerdeki esasların Peygamber Efendimizdeki (a.s.m.) esaslar ile kıyaslanmasıdır ki, zihin bu esasların Peygamber Efendimizde da

komita

  • (Slavca) Maksadına ulaşmak için ekserî silah kullanan, siyasî, gizli ihtilaki cemiyet. Eşkiya.

komitacı

  • Siyasi bir gayeye ulaşmak için, silâhlı mücadele yapan gizli bir topluluk veya teşkilâtın mensubu olan kimse.

lagm

  • İnanmayacak söz söylemek.
  • Bulaşmak.

lahh

  • Ulaşmak, varmak.
  • Yağmuru kesilmeyen bulut.

lask

  • Yapışmak. Yapışık olmak. Ulaşmak.

lat'

  • Yapışmak.
  • Ulaşmak, varmak.

lath

  • Her şeyin azı.
  • Bulaşmak ve karışmak.
  • Birine iftira atmak.

lecz

  • Ulaşmak, varmak.
  • Yapışmak.

levt

  • Yapışmak.
  • Varmak, ulaşmak.

leyt

  • Ulaşmak, varmak.

lühuk

  • Ulaşmak. Yaklaşmak. Sonradan yetişmek.

lüzk

  • (Lâzık) Yapışmak.
  • Ulaşmak varmak.

mesalik-i hamse

  • Belli bir hedefe ulaşmak için belirlenen beş yöntem ve yol.

meslek ve meşreb

  • Bir hedefe ulaşmak için takip edilen tarz ve metod.

meslek-i hakikat

  • Hakikate ulaşmak için takip edilen yöntem.

metod

  • Bir neticeye ulaşmak için takib edilen fikir yolu. Usul. Kaide. Yol. Sistem. (Fransızca)

mett

  • Çekmek.
  • Ulaşmak.
  • Kuyudan su çıkarmak.

mirtal

  • Bulaşmak.

muvasala

  • Vâsıl olmak. Erişmek. Ulaşmak.

muvasalat / muvâsalat / مواصلات

  • Varma, ulaşma. (Arapça)
  • Muvâsalat etmek: Ulaşmak, varmak. (Arapça)

natef

  • Bulaşmak.
  • Fâsid olmak, bozulmak.

nazh

  • Bulaşmak.

ratk

  • Ulaşmak, yetişmek.

seyr ü süluk / seyr ü sülûk

  • İlâhî hakikatlere ulaşmak için bir rehberin öncülüğünde çıkılan mânevî yolculuk.

seyr ü süluk-i kalbi / seyr ü sülûk-i kalbî

  • Kalp yoluyla mânevî makamlarda İlâhî hakikatlara ulaşmak için bir rehberin öncülüğünde çıkılan mânevî yolculuk.

sıla

  • Kavuşmak, ulaşmak, vuslat.
  • Âşıkın mâşukuna kavuşması.
  • Doğduğu yeri, hısım akrabayı gidip görme.
  • Bahşiş, hediye.
  • Gr: Cümlenin içinde ism-i mensub bulunmasıyla, dahil olduğu cümlenin evvelce mâlum olması iktiza eder. İçinde bulunduğu cümleyi sonradan gelen cümle

sirayet / sirâyet / سرایت

  • Yayılmak, bulaşmak, geçmek.
  • Bulaşma, geçme. (Arapça)
  • Sirâyet etmek: Geçmek, bulaşmak. (Arapça)

sürye

  • Gece seyri.
  • Ulaşmak, varmak.

taba'

  • Bulaşmak.
  • Kir.
  • Demirin paslanması.

tadammuh

  • Bulaşmak.

talh

  • Necis bulaşmak, pislik bulaşmak.
  • Havuz dibinde kalan tortu.
  • Kene böceği.

tarikatçı

  • İlâhî hakikatlere ulaşmak için, şeyhin gözetiminde olan.

tayh

  • Bulaşmak.
  • Hafiflik.

teattuf

  • Esirgemek. Merhamet etmek. Şefkat göstermek.
  • Ulaşmak. İttisal etmek.
  • Eğilip bükülmek.

telak

  • Ulaşmak, varmak.

telkıye

  • Ulaşmak, varmak.
  • Bir nesneyi yüze getirmek.

tenazzuh

  • Bulaşmak.

tertib-i mukaddemat

  • Bir sonuca ulaşmak için uyulması gerekli olan sebepler sırası.

tesatül

  • Ulaşmak, varmak.

urret

  • (Çoğulu: Urr) Devenin dudaklarında ve ayaklarında çıkan bir çıban.
  • Ulaşmak, varmak.
  • Kuş tersi.

usul

  • (Tekili: Asıl) Ana, baba. Cedler.
  • İstinadgâh.
  • Râcih delil, kaide. Asıllar, kökler, temeller. Bir ilmin asıl mevzuundan önce öğrenilmesi lâzım gelen esaslar. Bir hedefe ulaşmak için tutulan düzenli yol.
  • Tarz, metod, tertip.

vasıl / vâsıl / واصل

  • Ulaşan, kavuşan, gelen. (Arapça)
  • Vâsıl olmak: Ulaşmak, kavuşmak. (Arapça)

vasıl olmak

  • Ulaşmak, varmak.

vekc

  • Ulaşmak, varmak.

velb

  • Ulaşmak, varmak.

velm

  • Ulaşmak, yetişmek.
  • Toplanmak, cem'olmak.

vusul / vusûl / وصول

  • Ulaşma, gelme. (Arapça)
  • Vusûl eylemek: Gelmek, ulaşmak. (Arapça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR