LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tuz kelimesini içeren 27 kelime bulundu...

binemek / bînemek / بى نمك

  • Tuzsuz. (Farsça)

cüraşe

  • Tuz döğülürken etrafına düşen iri parçalar.

dam / dâm / دَامْ

  • Tuzak. ağ, hile. (Farsça)
  • Tuzak.
  • Tuzak, hile, tavan.
  • Tuzak.

damgah / dâmgâh / دامگاه

  • Tuzak kurulmuş yer. (Farsça)

ebu sabir

  • Tuz, milh.

huz

  • Tuz ağacı dedikleri nesnedir ve denize yakın yerlerde posası denize düşüp rüzgârla dalga döve döve kehribar olur.

iktinas

  • Tuzak kurup avlanma.

mac

  • Tuzlu su.

malih

  • Tuzlu.

mekid / mekîd

  • Tuzağa düşen veya düşecek olan.

mellaha

  • Tuz çıkan yer.

mellahe

  • Tuzla.

memluh

  • Tuzlanmış. Tuzlu.

mimleha

  • Tuzlu yer.

miyah-ı malihe

  • Tuzlu sular.

mü'ce

  • Tuzluluk.

mümellah

  • Tuzlu.

nemek / نمك

  • Tuz. (Farsça)

nemek-dan / nemek-dân

  • Tuzluk, tuz kabı. (Farsça)

nemek-helal / nemek-helâl

  • Tuz hakkı tanıyan. Bağlı, sâdık kimse. (Farsça)

nevfele

  • Tuzluk.

nizamname / nizamnâme / nizâmname / نظام نامه

  • Tüzük metni; herhangi bir müessesenin tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri gösteren maddelerin hepsi.
  • Tüzük. (Arapça - Farsça)

şahsiyet-i manevi / şahsiyet-i mânevî

  • Tüzel kişilik; belli bir kişi olmayıp bir topluluktan meydana gelen mânevî kişilik.

şap

  • Tuza benzer bir madde.

sibah

  • Tuzlu ve çorak yerler.

tırrih

  • Tuzlu balık, sardalya.

ücac

  • Tuzlu, acı su.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR