LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tezgah ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

basarık

  • Çulha tezgâhının ayaklığı.
  • Piyano ayaklığı gibi çifte ayaklık.

dest-gah / dest-gâh

  • İş yeri, tezgâh. (Farsça)
  • İktidar, servet, kuvvet. (Farsça)

destgah / destgâh / دستگاه

  • Tezgâh.
  • Tezgâh, işyeri.
  • Tezgah. (Farsça)
  • Atölye. (Farsça)
  • Halı dokuma tezgahı. (Farsça)

destgah-ı dünya / destgâh-ı dünya

  • Dünya tezgâhı.

destgah-ı imtihan / destgâh-ı imtihan

  • Sınav tezgahı.

destgah-ı levh-i mahfuz-u hakikat / destgâh-ı levh-i mahfuz-u hakikat

  • Gerçekte herşeyin bütün ayrıntılarıyla yazıldığı kader levhasının tezgâhı.

destgah-ı manevi / destgâh-ı mânevî

  • Mânevî tezgâh.

işporta

  • (Arnavutça) Seyyar satıcı tezgahı.
  • Yayvan yemiş sepeti.

mensucat / mensucât

  • Bez veya kumaş gibi dokumak suretiyle yapılan tezgâh veya fabrika mahsulü mallar.

mil

  • İğne gibi ince ve uzun bir âlet.
  • Göze sürme çekecek âlet.
  • Ucu sivri çelik kalem.
  • Sivri dağ tepesi.
  • Bir çarkın, üzerinde döndüğü mihver, eksen.
  • Elektromotordan iş tezgâhına kuvvet nakleden uzun çelik çubuk.
  • Selin bıraktığı en verimli münbit topr

nakş-bend

  • Kumaşların nakışlarını bağlayarak ipek tellerle tezgâhı hazırlayan. Nakış işleyen. (Farsça)
  • Ressam. (Farsça)

şantiye

  • Bir inşaat yerinde inşaat ve malzeme için hazırlanan yer. (Fransızca)
  • Gemi tezgâhı. (Fransızca)

tabla-i rahmet

  • Rahmet tablası, tezgâhı.

tablacı

  • Tezgâhtar, sunucu.

tezgah-ı azam / tezgâh-ı âzam

  • Büyük tezgâh.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın