LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tercüme ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

bel

  • Bilâkis, belki, katiyyetle, ihtimaldir, öyle, dahi kelimeleri mânasına tercüme edilir. İ'rab edatıdır.

cennat-ı adn / cennât-ı adn

  • Adn cennetleri. Hulûd üzere ikamet ve temekkün edilen cennetler. (Kamus Tercümesi.)

em

  • Soru sorma mânasında atıf edatıdır. İstifham elifi mânasına da gelir. "Yahut, belki, yoksa" kelimeleriyle tercüme edilebilir.

hüseyin-i cisri / hüseyin-i cisrî

  • (Hi: 1261- 1327) Suriye ulemasındandır. Baba ve annesi Ehl-i Beyt'tendir. Câmi-ül Ezher'de tahsil görmüş ve zamanının dinî, edebî ve felsefî ilimleriyle iştigal etmiştir. En meşhur eseri "Risale-i Hamidiye"sidir. Türkçeye ve Orducaya tercüme edilmiştir. 1307 senesinde Tercüman-ı Hakikat gazetesi, ki

imma

  • (Terdid edatıdır) "Ya, veya" diye tercüme edilir.. Şek, şüphe, ibahe, bağışlamak, hayret vermek mânâlarını da ifade eder.

kabil-i tercüme

  • Tercüme edilebilir, tercümesi mümkün.

kelimat-ı tercümiye / kelimât-ı tercümiye

  • Tercümede kullanılan kelimeler.

mêmun / mêmûn

  • Felsefe kitaplarını tercüme ettirmesiyle meşhur bir halife.

mütercem / مترجم

  • (Terceme. den) Tercüme olunmuş. Bir lisandan başka bir lisana çevrilmiş.
  • Çevrilmiş, tercüme edilmiş. (Arapça)

mütercim

  • Tercüme eden.
  • Tercüme eden, bir dilden başka dile çeviren.
  • Anlatan, anlaşılmayan bir mânayı açıklayan.
  • Tercüme eden.

mütercimin / mütercimîn

  • (Tekili: Mütercim) Tercüme edenler. Bir lisandan başka bir lisana çevirenler.

nakıl

  • İleten, taşıyan, aktaran, nakleden.
  • Tercüme eden.
  • İşittiğini anlatan.

sıhhat

  • Sağlamlık. Doğruluk. Sağlık.
  • Edb: Sözün yanlış ve eksik olmamasıdır. (Sözün sağlamlığı diye tercüme edilebilen sıhhat-ı ifade: Bir ibarede zâf-ı te'lif, ta'kid, garabet, tetabu-u izafet, tekrar, tenafür, şivesizlik v.s. gibi kusurlar bulunmamakla tahakkuk eder...)

tefarik-ul asa / tefarik-ul asâ

  • Bir atasözüdür. Bu darb-ı mesel hakkında meşhur Kamus Tercümesi'nde hülâsaten şu mâlumat var: "Arab'dan fakir bir kadının zaif ve gayet huysuz bir oğlu varmış. Yaptığı müteaddit kavgalarda meselâ bir defasında burnunu, bir defasında kulağını, bir defasında dudaklarını kesmişler. Her bir defasında da

teracim

  • (Tekili: Teracüm) (Tercüme) Tercüme edilmiş olanlar. Tercümeler.

terceman

  • Tercüme eden.

terceme

  • Tercüme, çevirme.
  • (Tercüme) Bir sözü bir dilden başka dile çevirmek. Bir lügatı, diğer bilinen lügata çevirerek anlatmak.

tercüman

  • Tercüme eden.

tercüman-ı ayat-ı tekviniye / tercüman-ı âyât-ı tekviniye

  • Kâinatta Allah'ın varlığının birer delili olan maddî ayetleri insanlara tercüme eden, rehber.

tercümanü'l-kur'an / tercümanü'l-kur'ân

  • Kur'ân'ı tercüme eden.

tercüme-i ezeliye

  • Ezelî tercüme; başlangıcı olmayan sonsuz varlık sahibi Allah'tan gelen tercüme.

tercüme-i maneviye / tercüme-i mâneviye

  • Mânevî tercüme.

vesti / vestî

  • Tercüme, şerh. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR