LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tep kelimesini içeren 20 kelime bulundu...

aksü'l-amel / aksü'l-âmel

  • Tepki, istenilen şeyin zıddının hâsıl olması.
  • Tepki, tepkime, reaksiyon.

aksul-amel

  • Tepki, reakisyon.

aksülamel / عكس العمل

  • Tepki, reaksiyon. (Arapça)

candane

  • Tepe ile alın arasındaki yer, bıngıldak. Beyin. (Farsça)

evtad-ül arz

  • Tepeler. Dağlar. Arzın direkleri.

hatt-ı bala / hatt-ı bâlâ

  • Tepelerin en yüksek noktalarından geçtiği itibar edilen çizgi. Zirvelerden geçen hat. (Farsça)

id'as

  • Tepelemek.

kuhamun

  • Tepesi düz olan dağ. (Farsça)

külah / külâh

  • Tepesi sivri başlık.

lec

  • Tepme. (Farsça)

lekedzen

  • Tepme veya çifte vuran. Çifte atan. (Farsça)

püşte

  • Tepe, yığın. (Farsça)

rimaha

  • Tepici davar, tepen davar.

salaa

  • Tepenin saçı dökülüp açık kalan yeri.

savm'aa

  • Tepesi sivri yüksek bina. (Minarelere de verilen addır). İslâmiyetten önce hıristiyanların manastırlarına ve sabiaların zaviyelerine verilen ad.

serapa / serâpâ

  • Tepeden tırnağa, baştan başa.

sini / sînî / سينى

  • Tepsi. (Farsça)

tarek

  • Tepe. Başın tepesi. (Farsça)

tell / تل

  • Tepe, sırt. (Arapça)

tenkil

  • Tepeleme, sindirme.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın