LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tekrarla ifadesini içeren 48 kelime bulundu...

amin-i daimi / âmin-i daimî

  • Sürekli tekrarlanan "Allahım kabul eyle!" duası.

devirli

  • Fiz: Müsavi zaman aralıkları ile tekrarlanan hareket. Periyodik.

engare

  • Tamamlanmayan, eksik kalan iş, nakış veya taslak. (Farsça)
  • Hikâye, efsâne, roman, kıssa. (Farsça)
  • Başdan geçen bir olayı tekrarlama. (Farsça)
  • Hesap defteri. (Farsça)
  • Utanarak geri geri çekilme. (Farsça)

evrad-ı kudsiye

  • Kutsal virdler, devamlı tekrarlanan kutsal zikirler.

evrad-ı muntazama

  • Düzenli ve sürekli tekrarlanan zikirler.

gayr-ı müekkede

  • Tekrarlanmamış ve takviye edilmemiş.
  • Zannî ve kat'î delil ile sâbit olmayıp, Peygamberimizin (A.S.M.) bazan devam buyurdukları iş veya amel.

istikrar

  • (Tekrar. dan) Tekrarlatmak.

kafiye

  • Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı sesi veren hecelerin benzeşmesi.

kekeme

  • Harfleri serbest söyliyemeyip tekrarlayan. Dilinde tutukluk olan. (Türkçe)

kıyamet-i mükerrere

  • Tekrarlanan kıyamet, defalarca ölüp dirilme.

kıyamet-i mükerrere-i nev'iye / kıyâmet-i mükerrere-i nev'iye

  • Her bir varlık türünde sürekli olarak tekrarlanan ve kıyameti andıran var olma ve yok olma hadiseleri.

kürur

  • Bir şeyin tekrarlanması.
  • Geri çekmek.
  • Menetmek, engel olmak.

la ilahe illallah zikri / lâ ilâhe illâllah zikri

  • "Allah'tan başka ilâh yoktur" mânâsına gelen kelime-i tevhidin sürekli olarak tekrarlanması.

melekat / melekât

  • Melekeler; tekrarla yapılan iş veya tecrübelerden sonra elde edilen bilgi ve beceriler.

meleke

  • Tecrübe ve tekrarla elde edilen beceri, maharet, iktidar, ustalık.

muazale

  • Bir sözün mânasını başka sözle bağlayıp kelâmı arka arkaya getirme.
  • Kafiyeyi ayrılmıyacak şekilde mâkabliyle bağlama.
  • Sözde kelimeleri tekrarla kullanma.

müekkeden

  • Tekrarlanarak, te'kid edilerek.

mükerrer / مكرر / مُكَرَّرْ

  • Tekrarlanmış, yinelenmiş. (Arapça)
  • Tekrarlanan.

mükerrerat

  • (Tekili: Mükerrer) Mükerrer olan ve tekrarlanmış şeyler.

mükerreren

  • Defalarca, tekrarla.

müteekkid

  • (Te'kid. den) Sağlamlaşan, tekrarlanan.

mütekerrir / مُتَكَرِّرْ

  • Tekrarlanan.
  • Tekrarlanan.

mütenavib

  • (Nevbet. den) Nöbetleşe tekrarlanıp giden.

nakarat

  • (Tekili: Nakra) Durmadan tekrarlanan usandırıcı şeyler.
  • Edb: Şarkının belli yerlerinde tekrarlanan bestesi değişmeyen parça.
  • Çok sık tekrarlanmasından dolayı bıkkınlık veren söz.

neşve

  • (Nişve - Nüşve) Sevinç, keyif.
  • Büyümek ve yetişmek.
  • Koklamak.
  • Rayiha.
  • Bir şeyi tekrarlamak.
  • Mest ve sarhoş olmak.
  • İyice duyup vâkıf olmak.

redif

  • Arkadan gelen, birisinin ardından giden.
  • Birbiri ardınca zuhur etmek.
  • Terhis olup ihtiyata geçen asker.
  • Edb: Beytin sonunda kafiyeden sonra tekrarlanan kelime.

seb'-ül mesani

  • İki defa nazil olan ve yedi âyetten ibaret bulunan Fâtiha Suresi.
  • Mükerrer okunup tekrarlanan.

silsile-i tefekkür

  • Tefekkür mânâları ve ifadeleri bulunan ve günlük olarak tekrarlanan bölümlerin zincirleme devam etmesi.

tahdis

  • (Hudus. dan) Söylemek. Anlatmak. Rivayet etmek.
  • Şükür ve teşekkür ile bildirmek. Görülen iyiliği herkese söylemek.
  • Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın sözünü tekrarlamak.

te'kid / te'kîd / تأكيد

  • Kuvvetlendirme, sağlamlaştırma.
  • Üsteleme. Bir iş için evvelce yazılan bir yazıyı tekrarlama.
  • Sağlamlaştırma.
  • Bir iş için önce yazılanı bir daha tekrarlama.
  • Pekiştirme, sağlamlaştırma. (Arapça)
  • Te'kîd etmek: (Arapça)
  • Pekiştirmek, sağlamlaştırmak. (Arapça)
  • Önceki yazıyı tekrarlamak. (Arapça)

te'kiden

  • Tekrarlama ile.
  • Sağlamlaştırarak. Te'kid suretiyle.
  • Evvelce yazılmış olan bir yazıyı tekrarlıyarak.

tecdid-i biat

  • Biatını, bağlılığını, itimadını tekrarlamak, yenilemek.

tefennün-i fi-l ibare / tefennün-i fi-l ibâre

  • Bir defa söylenilmiş olan bir sözü ikinci defa söylemek icabederse, o aynı kelimeyi tekrarlamamak için başka kelime veya sözle aynı mânâyı ifade etme san'atı.

tekerrür / تكرر / تَكَرُّرْ

  • Tekrarlanmak.
  • Tekrarlanma.
  • Tekrarlanma.
  • Tekrarlanma.
  • Tekrarlanma. (Arapça)
  • Tekerrür etmek: Tekrarlanmak. (Arapça)
  • Tekrarlanma.

tekerrür etme

  • Tekrarlanma.

tekerrür-ü ihtiyaç

  • İhtiyacın tekrarlanması.

tekerrür-ü nuzul / tekerrür-ü nuzûl

  • İnişin tekrarlanması.

tekerrür-ü zaman

  • Zamanın tekrarlanması.

tekerrürat / tekerrürât

  • (Tekili: Tekerrür) Tekerrürler, tekrarlanmalar.

tekrarat / tekrarât / tekrârat

  • Tekrarlamalar. Aynı şeyi bir kaç defa yapma.
  • Tekrarlar.
  • Tekrarlar.

tekrarat-ı kur'aniye / tekrarat-ı kur'âniye

  • Kur'ân'daki tekrarlar.

tekraren

  • Defalarca, tekrarlanarak.
  • Defalarca, tekrarlanarak.

tekrir / tekrîr / تكریر / تَكْر۪يرْ

  • Tekrarlama.
  • Tekrar etme, bir daha yapma, söyleme, tekrarlama.
  • Edb: Sözün tesirini kuvvetlendirmek için bir sözü bile bile tekrar etme san'atı.
  • Tecvidde: Harf okunduğu zaman dilin sürçmesine denir. Râ harfine âid olan bir sıfattır. Buna mükerrir harfi de denir.
  • Tekrarlama.
  • Tekrarlama. (Arapça)
  • Tekrarlama.

temrin

  • Yumuşak etme. İdman ettirme.
  • Tekrarlatarak çalıştırma. Egzersiz.

terci' / tercî'

  • Geri çevirme, döndürme. Sesi yükseltip alçaltarak ve tekrarlayarak okuma.

tevhid

  • Birleme. Bir Allah'tan başka İlâh olmadığına inanma. Lâ ilahe illallah sözünü tekrarlama. Her yerde ve her şeyde Allah'tan başkasının te'sir hâkimiyeti olmadığını anlamak, bilmek ve bilerek yaşamak.
  • Edb: Allah'ın varlığına ve birliğine dair yazılan manzume.
  • Birkaç şeyi bir etme, birleştirme.
  • Birliğine inanma, bir sayma.
  • Lâ ilâhe sözünü tekrarlama.

tuyur

  • Birbiri ardınca iade etmek, peşpeşe geri çevirmek. Tekrarlamak.

vird-i zeban / vird-i zebân

  • Sürekli tekrarlanan zikir.