LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tapi ifadesini içeren 35 kelime bulundu...

abide / âbide

  • Tapınak, ibadet edilecek yer.

akropol

  • yun. Eski Yunan şehirlerinde içinde saray ve tapınakların bulunduğu müstahkem tepe.

alih / âlih

  • (Çoğulu: Alihât) Mabud; tapınılan, ibadet edilen şey.

ateş-gede

  • Mecûsilerin tapındıkları yer. Mecusi mabedi. (Farsça)

ateşgah / âteşgâh / آتشگاه

  • Ateşkede, ateşperest tapınağı. (Farsça)

ateşgede / âteşgede / آتشگده

  • Ateşkede, ateşperest tapınağı. (Farsça)

bi'a / bî'a

  • Hıristiyanların mâbedi, tapınak, kilise.

cahiliye devri / câhiliye devri

  • İslâmiyet'ten önce hissin akla, kötülüğün iyiliğe hâkim olduğu, puta tapılan karanlık devir.

cahiliyyet

  • Cahilliğe âit.
  • İslâmiyet'ten önceki câhiliye devrine âit. Cahiliyet sadece İslâmiyet öncesine ait değildir. Bu gün "tabiatçılık, maddecilik" gibi çeşitli adlarla eski puta tapıcılık daha da yobazlaşarak devam ediyor. Allah'ı inkâr ederken tabiatı ve maddeyi onun yerine koyarak kendil

dergah / dergâh / درگاه

  • Dergah. (Farsça)
  • Saray. (Farsça)
  • Tekke. (Farsça)
  • Tapı, huzur. (Farsça)

esnam / esnâm

  • (Tekili: Sanem) Putlar. Tapılan heykeller. Suretler. Sanemler.
  • Putlar, tapılan heykeller.

hevaperest

  • Sadece gayr-ı meşru lezzet ve hevesinin peşinde. Cenab-ı Hakk'ı, dinin emirlerini unutmuş, nefsine şiddetle muhabbet eden. Nefsine tapınır derecede Haktan gafil. (Farsça)

ibadet / ibâdet / عبادت

  • Klluk, tapınma. (Arapça)
  • İbâdet etmek: Kulluk etmek, tapınmak. (Arapça)

küniş

  • Mecusi tapınağı. (Farsça)
  • Yahudi havrası. (Farsça)

ma'bud / ma'bûd

  • Kendine ibadet olunan, tapılan, Allah.
  • Kendisine ibâdet olunan, tapınılan.

maabid

  • Mabetler, tapınaklar.

mabed / معبد

  • Tapınak. (Arapça)
  • İbadethane. (Arapça)

perest

  • (Çoğulu: Perestân) Tapan, tapınan, taparcasına seven. (Farsça)

perestan

  • (Tekili: Perest) Tapanlar, tapınanlar, taparcasına sevenler. (Farsça)

perestar

  • (Çoğulu: Perestarân) Hizmetçi. (Farsça)
  • Kul. (Farsça)
  • Tapan, tapıcı. (Farsça)
  • Dalkavuk. (Farsça)

perestaran / perestarân

  • (Tekili: Perestar) Kullar, köleler. (Farsça)
  • Hizmetçiler. (Farsça)
  • Dalkavuklar, yaltakçılık yapanlar. (Farsça)
  • Tapanlar, tapıcılar. (Farsça)

perestari / perestarî

  • Hizmetçilik. (Farsça)
  • Kulluk. (Farsça)
  • Tapıcılık. (Farsça)
  • Dalkavukluk. (Farsça)

perestide / perestîde / پرستيده

  • Tapınılan. (Farsça)
  • Taparcasına sevilen, sevgili. (Farsça)

perestiş / پرستش

  • Aşırı düşkünlük, tapınış.
  • Tapınma. (Farsça)
  • Taparcasına sevme. (Farsça)

perestişgah / perestişgâh

  • Mabet, tapınak. (Farsça)

perestişkar / perestişkâr

  • Tapınan.

perestişlik

  • Kulluk, tapınma.

put

  • Allah'tan başka tapılan herşey.
  • Heykel. Sanem. Kendisinden medet beklenen veya lâyık olmadığı hürmet kendine yapılan maddi mânevi resim, heykel ve her çeşit cisim.

sanem-hane

  • Tapınak, puthane. (Farsça)

sedn

  • Tapınak.
  • Puthane.

şirk-i ekber

  • Putlara tapınmak. Allahü teâlâya ortak koşmak.

taabbüd / تعبد

  • Kulluk, ibadet, tapınma. (Arapça)
  • Taabbüd etmek: Kulluk etmek, tapınmak. (Arapça)

tağut

  • Allah'tan başka tapınılan her şey.

tanrı

  • Ma'bûd, tapılan şey, ilâh.

veseniyye

  • Putperestlik, puta tapma inancı. Taştan yapılmış heykellere tapınma. Taştan yapılmış heykele vesen, bu heykele tapana vesenî denir.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın