LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tanrı ifadesini içeren 99 kelime bulundu...

aferidgar / âferîdgâr / آفریدگار

  • Yaratan, Tanrı. (Farsça)

akl-ı evvel / عقل اول

  • Tanrı.

alihe / âlihe

  • Bâtıl ilâhlar, tanrılar.
  • İlâhlar, tanrılar.

allah / allâh / اﷲ

  • Tanrı, Allah. (Arapça)

amürzgar / âmürzgâr / آمرزگار

  • Bağışlayıcı, Tanrı. (Farsça)

ba'l

  • (Çoğulu: Buûl) Cahiliyet devrine mahsus bir put. Güneş Tanrısı.
  • Karıkocadan herbiri.
  • Yılda bir kez yağmur yağan yüksek yer.
  • Hayret.
  • Zaaf, zayıflık.

bar / bâr / بار

  • Yük. (Farsça)
  • Defa, kez. (Farsça)
  • Tanrı. (Farsça)
  • Meyva. (Farsça)
  • Yağdıran. (Farsça)
  • Bâr vermek: Meyva vermek. (Farsça)

biçunuçira / bîçunuçirâ / بى چون و چرا

  • Sorgusuz sualsiz. (Farsça)
  • Tanrı. (Farsça)

brahma dini / brahma dîni

  • Hindistan'da mîlâddan asırlarca önce ortaya çıkmış, Allahü teâlânın varlığına inandığı gibi, başka tanrıları (ilâhları) da kabûl eden ve bütün peygamberleri inkâr eden bozuk yol ve inanış.

cebbar / cebbâr / جبار

  • Zorba. (Arapça)
  • Güçlü. (Arapça)
  • Tanrı. (Arapça)
  • Tuttuğunu koparan, becerikli. (Arapça)

cihanaferin / cihânâferîn / جهان آفرین

  • Dünyayı yaratan, Tanrı. (Farsça)

daver / dâver / داور

  • Yargıç. (Farsça)
  • Hükümdar. (Farsça)
  • Tanrı. (Farsça)

dehriyyun / dehriyyûn

  • Zamanı tanrılaştıran îmansız felsefeciler.

Deist

  • Deizm veya Yaradancılık, tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancıdır. Deizm genel olarak Dünya'ya veya Evren'in işleyişine müdahale etmeyen tek tanrı olduğuna inanır.

Deizm

  • Deizm veya Yaradancılık, tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancıdır. Deizm genel olarak Dünya'ya veya Evren'in işleyişine müdahale etmeyen tek tanrı olduğuna inanır.

dost / دوست

  • Sevgili. (Farsça)
  • Yakın arkadaş. (Farsça)
  • Tanrı. (Farsça)

dust / dûst / دوست

  • Dost. (Farsça)
  • Sevgili. (Farsça)
  • Tanrı. (Farsça)

ehad / احد

  • Bir, tek. (Arapça)
  • Tanrı. (Arapça)

ehadiyyet / احدیت

  • Birlik. (Arapça)
  • Tanrı'nın birliği. (Arapça)

ehremen

  • Zerdüştîlerin inandıkları, kötülük ve karanlık tanrısı, şeytan, dev.

ehriman

  • Ateşe tapanların kötülük tanrısı.

ehrimen / اهرمن

  • Kötülük tanrısı, şeytan. (Farsça)

farz / فرض

  • İslâmiyette mazeret olmadıkça yapılması mecburi olan, terkedilmesi günah sayılan Tanrı buyruğu.
  • Zarurî, lüzumlu.
  • Tanrı emri. (Arapça)
  • Borç, ödev. (Arapça)
  • Zorunlu. (Arapça)
  • Farz edilmek: Sayılmak, tutulmak, tasavvur edilmek. (Arapça)
  • Farz etmek: Saymak, tutmak, tasavvur etmek. (Arapça)
  • Farz olunmak: (Arapça)
  • Ta (Arapça)

fettah / fettâh / فتاح

  • Fetheden. (Arapça)
  • Açan. (Arapça)
  • Tanrı. (Arapça)

feyyaz / feyyâz / فياض

  • Verimli, bereketli. (Arapça)
  • Tanrı. (Arapça)

fir'avn

  • Firavun, eski Mısır hükümdarlarına verilen ünvan.
  • Tanrılık iddiasında bulunduğu için Hz. Musa'nın mücadele ettiği Mısır hükümdarı.
  • Çok kibirli, gururlu ve inat adam, Firavn.

firavunane / firavunâne

  • Firavun gibi tanrılık iddiasında bulunma.

firavuniyet

  • Firavun gibi olma, tanrılık iddiasında bulunma.

firavunlaşmış

  • Firavun gibi kendisini üstün gören, tanrılık iddiasında bulunan.

fisebilillah / fîsebîlillah / فى سبيل اﷲ

  • Tanrı rızası için, Tanrı yolunda. (Arapça)

fısk / فسق

  • Kötülük, sefihlik. (Arapça)
  • Dinsizlik. (Arapça)
  • Tanrı'ya karşı isyan. (Arapça)

gaffar / gaffâr / غفار

  • Bağışlayıcı Tanrı. (Arapça)

gulat-ı şia / gulât-ı şîa

  • Allah, hazret-i Ali'ye hulûl etmiş girmiştir; hâşâ, hazret-i Ali tanrıdır diyenler. Gulât da denir.

hak / حق

  • Tanrı. (Arapça)
  • Doğru. (Arapça)
  • Pay. (Arapça)
  • Hak etmek: Kazanmak. (Arapça)

hak teala / hak teâlâ / حق تعالى

  • Yüce Tanrı. (Arapça)

hakim / hakîm / حكيم

  • Tanrı. (Arapça)
  • Hakim, yargıç. (Arapça)

hakk / حق

  • Tanrı. (Arapça)
  • Doğru. (Arapça)
  • Hak. (Arapça)

halık / hâlık / خالق

  • Yaratan, Tanrı. (Arapça)

halik / hâlik / خالق

  • Tanrı. (Arapça)
  • Yaratan. (Arapça)

hanif / حنيف

  • İslâmiyetten önce Tanrı'ya inanan.

hilkat / خلقت

  • Yaratılış. (Arapça)
  • Tanrı. (Arapça)

hu / hû / هو

  • Tanrı. (Arapça)

huda / hudâ / خدا

  • Tanrı. (Farsça)

hudaşinas / hudâşinas / خداشناس

  • Tanrıtanır. (Farsça)

hudavend / hudâvend / خداوند

  • Tanrı. (Farsça)
  • Padişah. (Farsça)
  • Efendi. (Farsça)

hudaya / hudâyâ / خدایا

  • Tanrım. (Farsça)

hümanizm

  • İnsancılık iddiasıyla insanı tanrılaştıran sapık bir felsefe.

hürmüz

  • (Hürmüzd) Eski İran takviminde, güneş yılının ilk günü.
  • Zerdüştlerin bâtıl bir inanışları olan hayır tanrısı.
  • Jüpiter (Müşteri) yıldızı.

huşu / huşû / خشوع

  • Alçakgönüllülük. (Arapça)
  • Tanrı'ya karşı korku ve saygı duyma. (Arapça)

ibadullah / ibâdullah / عباداﷲ

  • Tanrı'nın kulları. (Arapça)
  • Çok, bol. (Arapça)

ilah / ilâh / اله

  • Mabud, tanrı.
  • Mâbud, tanrı.
  • Tanrı.
  • Tanrı, ilah. (Arapça)

ilah-ı şer / ilâh-ı şer

  • Kötülük tanrısı.

ilahe / ilâhe / الهه

  • Tanrıça.
  • Tanrıça. (Arapça)

ilahi / ilâhî / الهى

  • Tanrısal. (Arapça)
  • İlahî, dinî şarkı. (Arapça)
  • Tanrım. (Arapça)

ilahiyyat / ilâhiyyât / الهيات

  • Tanrıbilim, teoloji. (Arapça)

ized / îzed / ایزد

  • Tanrı. (Farsça)

ledünni / ledünnî / لدنى

  • Tanrı sırlarıyla ilgili. (Arapça)

lemyezel / لم یزل

  • Yok olmayan, kalıcı. (Arapça)
  • Tanrı. (Arapça)

mansur / منصور

  • Tanrı'nın yardımıyla zafer kazanan. (Arapça)

masiva / mâsiva / ماسوی

  • Tanrı'nın dışındaki varlıklar. (Arapça)
  • Dünyaya özgü her şey. (Arapça)

meczub / meczûb / مجذوب

  • Cezbedilmiş. (Arapça)
  • Tanrı sevgisiyle cezbeye kapılan. (Arapça)
  • Deli. (Arapça)

melahide / melâhide / ملاحده

  • Dinsizler, tanrıtanımazlar. (Arapça)

mevla / mevlâ / مولى

  • Tanrı. (Arapça)
  • Efendi. (Arapça)
  • Velî. (Arapça)
  • Köle azat eden. (Arapça)

muattıl

  • Îmansız, tanrıtanımaz.

muattıla

  • Îmansız, tanrıtanımaz.

mün'im / منعم

  • Tanrı. (Arapça)
  • Velînimet. (Arapça)

münacat / münâcat / مناجات

  • Tanrı'ya yakarma. (Arapça)

müşrik

  • Allahü teâlâya şirk (ortak) koşan. Allahü teâlâyı mâbûd bildiği hâlde put veya benzeri şeyleri de ilâh, tanrı edinen.

mütevekkil / متوكل

  • Tevekkül eden her işini Tanrı'nın iradesine bırakan. (Arapça)

nasib / نصيب

  • Pay. (Arapça)
  • Tanrı'nın kula verdiği. (Arapça)

nusret / نصرت

  • Tanrı'nın yardımı. (Arapça)
  • Üstünlük. (Arapça)

perverdigar / perverdigâr / پروردگار

  • Tanrı. (Farsça)

rabb / رب

  • Tanrı, Allah. (Arapça)
  • Efendi. (Arapça)

rabbani / rabbânî / ربانى

  • Tanrısal, ilahî. (Arapça)
  • Tanrı'dan başka bir şey düşünmeyen. (Arapça)

rabbi / rabbî / ربى

  • Tanrım. (Arapça)

rahim / rahîm / رحيم

  • Merhametli. (Arapça)
  • Merhamet eden Tanrı. (Arapça)

rahman / رحمان

  • Merhametli Tanrı. (Arapça)

razık / râzık / رازق

  • Rızık veren Tanrı. (Arapça)

ruh-ul-kuds / rûh-ul-kuds

  • Cebrâil aleyhisselâm.
  • Allahü teâlânın Îsâ aleyhisselâma ihsân ettiği kudret, kuvvet.
  • Hıristiyanlıktaki teslis (üçlü tanrı) inancında, baba-oğul unsurlarından türeyen üçüncü unsur.
  • İsm-i âzam.
  • İncîl.
  • Allahü teâlânın hayat verici, koruyucu mânâsına gelen

sani' / sâni' / صانع

  • Yaratıcı, Tanrı. (Arapça)
  • Yapan. (Arapça)

sebeiyye

  • Hazret-i Ali'ye tanrı diyen bozuk fırka. Bunlara Hurûfîler de denir.

semavi / semâvî / سماوی

  • Gök ile ilgili. (Arapça)
  • Tanrısal. (Arapça)

settar / settâr / ستار

  • Örten. (Arapça)
  • Günahları örten Tanrı. (Arapça)

şirk / شرک

  • Tanrı'ya ortak koşma. (Arapça)

sübhan / سبحان

  • Tanrı. (Arapça)

sübhani / sübhânî / سبحانى

  • Tanrısal. (Arapça)

takdir / تقدیر

  • Değerlendirme. (Arapça)
  • Beğenme. (Arapça)
  • Tanrı'nın isteği. (Arapça)
  • Takdîr edilmek: (Arapça)
  • Değerlendirilmek. (Arapça)
  • Beğenilmek. (Arapça)
  • Değer biçilmek. (Arapça)
  • Takdîr etmek: (Arapça)
  • Değerlendirmek. (Arapça)
  • Beğenmek.< (Arapça)

teslis / teslîs

  • Üçleme; Hıristiyanların tanrı üçtür veya tanrı üç unsurdan (Baba-Oğul-Rûh-ul-kudüsten) meydana gelmiştir şeklinde kabûl ettikleri bozuk inanış. Trinite.

tevvab / tevvâb / تواب

  • Çok tövbe eden. (Arapça)
  • Tövbe kabul eden Tanrı. (Arapça)

trinite

  • Hıristiyanların teslîs (üç tanrı) inancı.

uknum / uknûm

  • Hıristiyanların kabûl ettiği teslis (üç tanrı) inancındaki üç asıl veya üç esas varlıktan her birine verilen ad. Üçüne birden üç uknum mânâsına ekânim-i selâse denir.

uluhiyyet / ulûhiyyet / الوهيت

  • Tanrılık. (Arapça)

vacibülvücud / vâcibülvücûd / واجب الوجود

  • Tanrı. (Arapça)

vacid / vâcid / واجد

  • Tanrı. (Arapça)
  • Meydana getiren. (Arapça)

vahdani / vahdânî / وحدانى

  • Tanrı'nın birliği ile ilgili. (Arapça)

vahdaniyyet / vahdâniyyet / وحدانيت

  • Tanrı'nın tekliği. (Arapça)

vehbi / vehbî / وهبى

  • Tanrı vergisi. (Arapça)

vehhab / vehhâb / وهاب

  • Çok bağışlayıcı Tanrı. (Arapça)

yezdan / yezdân / یزدان

  • Mecusî dininde iyilik tanrısı olarak kabul edilen ilâh.
  • Allah (c.c.).
  • Mecûsilere göre hayırları yaratan hayır tanrısı.
  • Tanrı. (Farsça)