LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Taneler ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

azeret

  • Yetişip kuvvetlenme.
  • Kalınlaşma.
  • Ekinin yetişip tanelerinin çıkması.

dürrat

  • (Tekili: Dürre) Büyük, iri inci taneleri.

füseyfisa

  • Küçük boncuk taneleriyle veya taş ve cam parçalarıyla süslenmiş satıh.

habbat

  • (Tekili: Habbe) Habbeler, tohumlar, tâneler.
  • Haplar.

habbe / حبه

  • Taneler. (Arapça)

halas

  • Üzüm ağacına benzer bir ağaç (yanındaki ağaca sarılır gider; hoş kokusu vardır; akik gibi taneleri olur.)

hibab

  • Dostluk, sevmek.
  • (Tekili: Habb) Tohumlar, taneler.
  • Haplar.

hibeb

  • Habbler. Taneler, tohumlar. (Hubub da denir)

hubban

  • Habbeler, tâneler, tohumlar. (Hibeb de aynı meâldedir).

hubeb / حبب

  • (Tekili: Habbe) Buğday, mısır, arpa gibi ufak ve yuvarlak nebatatın taneleri.
  • Taneler. (Arapça)

hubub / hubûb / حبوب

  • Tohumlar, tâneler.
  • Taneler. (Arapça)
  • Haplar. (Arapça)

hububat / hububât

  • Habbeler, tâneli nebatlar, taneler.

huru'

  • Tanelerinden hintyağı çıkartılan ağaç.
  • Sütleğen otu.
  • Yumuşak ot.

ırem

  • Irmak kenarı. "
  • Su bendi.
  • Dere, vâdi.
  • Sert yağan ve taneleri iri olan yağmur.
  • Gözsüz köstebek.
  • Kemikten etin suyunu almak.

irtisa'

  • Dişler sık olma.
  • İki şey, birbirine bitişik olma.
  • Taneleri, iki taş arasında döğüp parçalama.

iştibak

  • (Şebeke. den) Örülmek. Örgülenmek.
  • Karşılıklı birbirine geçmek.
  • Perişanlık.
  • Zâhir olmak.
  • Koz: Güneş battıktan sonra gökte kum taneleri gibi görünen karışık yıldızlar.

kasal

  • Buğday içinde olan siyah taneler.

lütin / lütîn

  • Adam boyu miktarı bir ağacın adı. (Bakla yaprağı gibi yaprağı olur, hurnup gibi dalları olur, içinde küçük taneleri olur.)

mecved

  • Doymaya yakın olmak.
  • Yağmur taneleri değmiş cisim.

mermiyat

  • (Tekili: Mermi) Atılmış şeyler.
  • Ateşli silâhlarda atılan tâneler, mermiler.

nardan

  • Gözyaşı damlaları. (Farsça)
  • Nar tâneleri. (Farsça)
  • Mangal. (Farsça)

semakil

  • "Somak" ve "tadım" denilen ekşi taneler.

şezerat

  • (Tekili: Şezre) İşlenmeden mâdenin içinden toplanılan altın parçaları.
  • Süs olarak kullanılan altın ve inci tâneleri.

sümmak

  • Türkçede "tadım" denilen ekşi taneler.

tıkde

  • Asmacık adı verilen ufacık taneler.

yahçe

  • Donmuş yağmur taneleri, dolu taneleri. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın