LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tamir ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

cebir

  • Zabtetmek. Zor. Kuvvet.
  • Bir şeyi ıslah ve tamir etmek, düzeltmek.
  • Bâtıl bir fırka.
  • Mat: Harflerle yapılan hesab.
  • Tıb: Fevkalâde ameliyat, kırık kemiği sarıp bütünlemek. Kırık veya çıkık uzva sarılan tahtalar.

cihazat-ı tamiriye

  • Onarım ve tamir aletleri.

dok

  • ing. Gemi tamir veya inşasında kullanılan üstü örtülü havuz.
  • Ticari eşya için rıhtımlarda yapılan büyük depo.

düello

  • İtl. Hakareti tamir için iki kişi arasında hususan Avrupa'da ve şâhitler önünde yapılan silâhlı çarpışma.
  • Hakareti tâmir maksadıyla iki kişi arasında ve şâhitler önünde yapılan silâhlı çarpışma.

i'mar

  • Yapmak. Tâmir etmek. Şenlendirmek. Mâmur kılmak. Harabilik ve ıssızlıktan kurtarmak.

imar / îmar

  • Tamir etme, yapıcı olma.

imarkarane / imarkârâne

  • İmar edici olarak, tamir edici olarak.

ıslahpezir

  • Islah edilebilir olan. Düzeltme ve tâmir kabul eden, ıslaha kabiliyeti olan.

kase-bend / kâse-bend

  • Çatlamış, kırılmış. (Farsça)
  • Kâse gibi şeyleri tamir eden kimse. (Farsça)

keştiger / keştîger

  • Gemi yapan veya tamir eden kimse. (Farsça)

ma'mur

  • İ'mar edilen, tamir edilmiş.

meremmet

  • Onarma, tamir.
  • Üstünkörü tamir edip onarma.

müsbet hareket

  • Doğruluğu âşikâr olan ve belli ve isbat edilebilen; doğru düşünenlerin kabul edebileceği kanun ve nizama uygun hareket.
  • Allah'ın (C.C.) emrine uygun, tahribkâr ve tecavüzkâr olmayan, yapıcı ve tâmir edici tarzda olan, mizan, adâlet ve insafa uyan hareket.

müsterkı'

  • Tamire veya yamaya muhtaç.

müvakkit

  • Eskiden İslâm devletlerinde namaz vakitlerini ve bunlarla ilgili âletleri kullanan, tâmirini ve ayarını yapan vazîfeli kimse.

pineduz

  • Yamacı.
  • Ayakkabı tamircisi, eskici.

restorasyon

  • Tarihî eserlerin aslına uygun tarzda tamiri. (Fransızca)

şegab

  • Çanak kırığını tamir eden.
  • Çanak yapan.

serahor

  • Osmanlı İmparatorluğunun ilk devirlerinde ordunun bir yerden başka bir yere hareketinde yolların yapılması ile beraber ağırlıkların nakil vesairesi veyahut memleket içinde zelzele, deprem gibi bir âfetin vukuuyla harap olan yerlerin hemen tamir edilmesi işlerinde kullanılanlara verilen addır.

ta'mirat / ta'mirât

  • (Tekili: Tamir) Noksanları gidermek. Eksik ve bozukları düzeltmeler ve tamamlamalar. Ta'mirler.

ta'miren / ta'mîren / تعميرا

  • Tamir ederek, onararak. (Arapça)

tamirat

  • Tamirler, düzeltmeler.

termim

  • (Çoğulu: Termimât) Onarma, tamir etme.
  • Kırık kemikleri iyi etme.

tersane

  • Gemi yapılan ve tamir edilen yer. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın