LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Tahkîr ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

ala-rağm-i enf-il ye's / alâ-rağm-i enf-il ye's

  • Ye'sin burnunu kırmak maksadiyle ve ona tahkir ile.

enb

  • Horlamak, tahkir etmek. Ayıplamak.

hasba

  • Hafif tahkir yerinde kullanılan bir tabirdir. Halk dilinde "haspa" şeklinde kullanılır.

idhar

  • Hakir görme, tahkir etme, aşağılatma, hor görme.

igmaz

  • Ayıplamak. Kınamak. Tahkir etmek.

ihan

  • (Vehn. den) Bir kimseyi zayıf, kuvvetsiz tutma. Güçsüzlendirme.
  • Hor görme, tahkir etme.

ihanet / ihânet

  • Hâinlik etmek, güveni kötüye kullanmak, sadâkat göstermemek.
  • İsyân etmek, karşı gelmek.
  • Küçük düşürmek, tahkîr etmek, hafife almak.

istihfaf

  • Küçük ve aşağı görmek, küçümsemek, tahkir ve tahfif etmek.

istihfafkar / istihfafkâr

  • Ehemmiyet vermeyerek. Küçümsemek suretiyle. Tahfif ve tahkir ederek. (Farsça)

izdira'

  • Tahkir etme, hakir ve âdi görme.

kas'

  • Bir şeye el ayası ile vurmak.
  • Gidermek.
  • Tahkir etmek, küçümsemek.

melum

  • Azarlanmış, tahkir edilmiş, levmolunmuş.

muhakkirane / muhakkirâne

  • Tahkir edercesine. Hakarette bulunurcasına. (Farsça)

mühin / mühîn

  • (Hevn. den) İhanet eden. Tahkir ve tezlil eden.
  • Hor, hakir, alçak. Hâin.

mukahhir

  • (Kahr. dan) Kahreden, tahkir eden, yok eden.

rağmen ala-enfihi / rağmen alâ-enfihi

  • Tahkir maksadıyla, birinin kibrini, burnunu kırmak için.

rağmen li-enfihi

  • (ve alâ rağmihi) Zoraki ve mahsus tahkir ve tezlil için olan hareket.

seza-yı tezlil

  • Tahkir edilip alçak görülmeğe lâyık olan.

ta'zir

  • Siyaset.
  • Tehdit etmek.
  • Tazim ve tathir. Temizlemek ve hürmet etmek.
  • Lügatta red, icbar, tahkir, te'dib, hak üzere tevkif mânalarına gelen bu tabir, İslâm hukukunda: Hakkında muayyen bir şer'î ceza olmayan suçlardan dolayı ulülemr (hükümdar, padişah) veya vekili tarafı

tahkir / tahkîr / تحقير

  • Küçümseme, aşağılama. (Arapça)
  • Tahkîr edilmek: Aşağılanmak. (Arapça)
  • Tahkîr etmek: Aşağılamak. (Arapça)

tahkir-amiz / tahkir-âmiz

  • Hakaretle karışık söz. (Farsça)
  • Tahkir edici. (Farsça)

tahkirat / tahkirât

  • (Tekili: Tahkir) Tahkirler. Hor ve küçük görmeler. Hakaret etmeler.

tezlil

  • Birisini tahkir etme, aşağılatma. Zelil ve hakir bulma.

tezyif

  • Çürütmek. Küçük düşürmek. Eğlenmek, alaya almak.
  • Bir şeyin dışını tezyin ve tanzim edip, içini fena yapmak. Kötü ayar etmek.
  • Tahkir etmek.

vuzu'

  • Hakir etme. Kendini, nefsini tezlil ve tahkir etme, küçümseme.

ze'm

  • Tahkir etmek, hakaret etmek.
  • Ayıplanmak.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın