LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te TUTUCU ifadesini içeren 16 kelime bulundu...

ayinedarlık / âyinedarlık

  • Aynalık, ayna tutuculuk.

berdar

  • Asılmış, yukarı kaldırılmış. (Farsça)
  • Tutucu. İtaat edici ve ettirici. (Farsça)
  • Meyveli. Meyve verici olan. (Farsça)

beste

  • Bağlanmış, bitiştirilmiş, bağlı. (Farsça)
  • Kapalı. Tutucu. Donmuş. (Farsça)
  • Bir nevi ipek kumaş. (Farsça)
  • Gr: "Besten" fiilinin ism-i mef'ulüdür. Kelimelerin başına veya sonuna getirilerek mürekkeb kelimeler (Birleşik kelimeler) yapılır. (Farsça)
  • Müzikte: Şarkının makam ve âhengi. (Farsça)

dest-gir

  • Muavenet. Arka olmak. Tutucu, yardımcı, muin. Zahir. (Farsça)

gir / gîr

  • (Giriften) "Tutmak, yakalamak" mastarının emir köküdür. Türkçedeki: yapan, tutan, tutucu, dağılan, yayılan gibi mânalara gelir. Kelimenin sonuna eklenir. (Farsça)

gira / gîra

  • Müessir, te'sir eden, tutucu. (Farsça)

keman-dar / keman-dâr

  • Yay tutan, yay tutucu. (Farsça)

mar-gir

  • Yılan tutan, yılan tutucu. (Farsça)

menar / menâr

  • Işık tutucu.

muhafazakar / muhafazakâr / محافظه كار

  • Tutucu. (Arapça - Farsça)
  • Tutucu. (Arapça - Farsça)

muhafazakarlık / muhafazakârlık

  • Tutuculuk. (Arapça - Farsça - Türkçe)

mümsike

  • Tutan güç, tutucu güç.

muta'assıb / متعصب

  • Taassup gösteren, aşırı tutucu, yobaz. (Arapça)

mutaassıb

  • Tutucu, bağnaz, körü körüne bağlanan.

mutaassıbane / mutaassıbâne

  • Tutucu, inanç ve geleneklerine aşırı derecede sahip çıkarak.

mutaassıp

  • Aşırı, sıkı sıkıya bağlı olan, tutucu.