LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Supruntu ifadesini içeren 31 kelime bulundu...

dimen

  • Süprüntülükler. Mezbele. Gübre. Fışkı.

dimne

  • (Çoğulu: Dimen) Ters.
  • Duvar temeli.
  • Kin, düşmanlık.
  • Süprüntülük.

ekba'

  • (Tekili: Kibâ) Süprüntüler.

esleb

  • İnsanın vücudunda veya yüzünde bulunan ben, nokta.
  • Süprüntü, moloz.

faraş

  • Süprüntü toplama aleti.
  • (Feraşe. den galat) Süprüntüleri toplamağa ait kulplu kutu, kürekçik. Süpürge.

haş

  • Süprüntü, kırıntı, döküntü. (Farsça)
  • Kızgınlık, hiddet. (Farsça)

haşak

  • Süprüntü, çöp. Yonga. (Farsça)

humame

  • Süprüntü.

huvaka

  • Süprüntü.

kamame

  • Süprüntülük.

kazurat

  • Pislikler, süprüntüler, insan pisliği.

kazure

  • (Çoğulu: Kazurât) Pislik.
  • Mezbele, süprüntülük.

kiba

  • Süprüntü.

kışa'

  • (Çoğulu: Kuşu) Hamam süprüntüsü.
  • Kuru deri.
  • Deriden olan ev.

kumame

  • (Çoğulu: Kumâm) Cemaat, topluluk.
  • Süprüntü.

künasat

  • (Tekili: Künâse) Künâseler, süprüntüler.

künase

  • Süprüntü, zibil, çöp.

küsaha

  • Süprüntü.

menhere

  • (Çoğulu: Menâhir) Mahalle arasındaki süprüntülük.

mezabil

  • (Tekili: Mezbele) Mezbelelikler, süprüntülükler, çöplükler.

mezbele

  • Çöplük. Pis şeylerin bulunduğu süprüntü yeri.

muzahrafat-ı arziye

  • Dünyanın süprüntüleri, pislikleri.

müzahref

  • Pislik, kof, süprüntü.
  • Boya. Yaldız gibi, sahte yalancı. Yaldız.
  • Süprüntü, pislik, çöp.
  • Süprüntü, dışı süs içi pis şey.

muzahrefat

  • Süprüntüler, atıklar.

müzahrefat / müzahrefât / مزخرفات

  • Süprüntüler, dışı süs içi pis şeyler.
  • Gayr-i hâlis. Yaldızlı.
  • Dünyanın daima değişen ve zail olan ziynetleri.
  • Süprüntüler, pislikler.
  • Pislikler, süprüntüler, döküntüler. (Arapça)

şaibe

  • Leke, kir, pislik, süprüntü.
  • Eksiklik, noksanlık, hata.
  • Leke, kir.
  • Süprüntü. Pislik.
  • Kusur. Noksan. Hata. Eksiklik.

sefare

  • Süprüntü.
  • Islah etmek, düzeltmek.

sübata

  • Süprüntülük, virâne.

takammüm

  • Evin süprüntüsünü ayırmak.

tays

  • Çok adet.
  • Yer yüzünde olan toprak ve süprüntü.
  • Nesli çok olan karınca ve sinek.

vüzur

  • Tuzak.
  • Süprüntü sepeti.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın