LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Soyut ifadesini içeren 34 kelime bulundu...

akl-ı mücerred / عقل مجرد

  • Soyut akıl.

ari / ârî / عاری

  • Çıplak. (Arapça)
  • Uzak, uzakta, soyutlanmış. (Arapça)

cemal-i mücerred / cemâl-i mücerred

  • Cismânî olmayan, yalın, soyut güzellik.

efkar-ı mücerrede / efkâr-ı mücerrede

  • Mücerret fikirler; maddî âlemlerden uzak ve soyutlanmış düşünceler.

gılaf-ı latif / gılâf-ı lâtif

  • İnce, soyut kılıf, örtü.

hakaik-ı mücerrede / hakâik-ı mücerrede

  • Soyut hakikatler, gerçekler.

hakaik-i mücerrede / hakâik-i mücerrede

  • Soyut gerçekler.

hüsn-ü münezzeh ve mücerred

  • Her türlü kusur ve çirkinlikten arınmış ve soyutlanmış güzellik.

işaret-i akliye

  • Akla hitap eden işaret. Soyut işaret.

ıtlak / ıtlâk

  • Salıverme.
  • Boşama.
  • Soyutlama, söyleme, kullanma.

kelime-i maneviye / kelime-i mâneviye

  • Mânevî, soyut söz.

letafet-i kalb / letâfet-i kalb

  • Kalbin nurluluk kazanması, maddî şeylerden soyutlanması.

mahiyat-ı mücerrede-yi ruhaniye / mahiyât-ı mücerrede-yi ruhaniye

  • Ruhânî soyut mâhiyetler, özellikler.

mahiyet-i mücerrede / mâhiyet-i mücerrede / مَاهِيَتْ مُجَرَّدَه

  • Soyutlanmış mahiyet, soyut öz.
  • Bir şeyin ne olduğunun, kendi maddi vücudundan ve ona has kimliğinden bağımsız soyut hali.

mahiyet-i mücerrede-i ruhaniye

  • Ruha ait soyut bir özellik.

mehasin-i mücerrede

  • Soyut güzellikler; maddî olmaktan, her türlü sınırlayıcı özelliklerden uzak olan güzellikler.

mücerred / مجرد / مُجَرَّدْ

  • Soyutlanmış.
  • Tecrit edilmiş, soyulmuş..
  • Soyut.
  • Maddî varlıklardan ayrı olarak sadece zihinde düşünülen kavram, soyut
  • Bekar. (Arapça)
  • Soyut. (Arapça)
  • Maddî olmayan, soyut.

mücerredat

  • Cismî olmayan, soyut kavramlar.
  • Mücerretler, soyutlar.

mücerredat-ı sırfa

  • Esas mücerred olan, soyut kavramların ta kendisi.

mütecerrid

  • Tecerrüt etmiş, soyutlanmış.

ruh-u mücerred

  • Maddeden soyutlanmış ruh.

tecerrüd / تجرد / تَجَرُّدْ

  • Soyutlanma, sıyrılma.
  • Soyutlanma, ayrılma.
  • Bekarlık. (Arapça)
  • Çıplaklık. (Arapça)
  • Soyutlanma. (Arapça)
  • Tecerrüd etmek: (Arapça)
  • Çıplak kalmak. (Arapça)
  • Soyutlanmak. (Arapça)
  • Sıyrılma, soyutlanma.

tecerrüd etme

  • Soyutlanma, sıyrılma.

tecerrüd etmek

  • Soyutlanmak, sıyrılmak.

tecerrüt

  • Soyutlanma, sıyrılma.

tecerrüt eden

  • Soyutlanan.

tecerrüt etme

  • Sıyrılma, soyutlanma.

tecrid / tecrîd / تجرید

  • Yalnız bırakma, soyutlama.
  • Soyma, soyutlama.
  • Bir tarafta tutma, ayırma.
  • Soyutlama, yalnız bırakma.
  • Soyutlama. (Arapça)
  • Tecrîd edilmek: Soyutlanmak. (Arapça)
  • Tecrîd etmek: Soyutlamak. (Arapça)

tecrid etmek

  • Soyutlamak, uzaklaştırmak.

tecrid-i mutlak

  • Tam bir yalnızlık, her şeyden soyutlanma.

tecrid-i zihin

  • Zihnen soyutlanma, zihnini uzaklaştırma.

tecriden / tecrîden / تجریدا

  • Tecrid ederek. Tek olarak.
  • Mücerred (soyut) olarak. Tekliyerek.
  • Soyutlayarak. (Arapça)

tecrit

  • Yalnız başına bırakma, soyutlama.

tecrit etmek

  • Soyutlamak.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR