LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Sos kelimesini içeren 37 kelime bulundu...

adalet-i ictimaiyye / adâlet-i ictimâiyye

  • Sosyal adâlet; Herkesin; çalışması, bilgi ve kâbiliyeti, gördüğü iş nisbetinde ve derecesinde hakkını alması; hiç kimsenin ezilip sömürülmemesi.

animizm

  • Sosy: Ruhları İlâh sayan batıl bir din. Ruhlar cisimler gibi Allah'ın mahlukudur. Onun emirlerine tâbidir.

antropomorfizm

  • Sosy. İnsan şeklinde putlara inanma ve tapma esasına dayanan batıl bir din. Allah'ı insan vasıflarıyla tasavvur eden dinî inançlar da antropomorfizm'in başka kılıkta görünüşleridir. Meselâ aslı bozulmuş Musevilik ve Hıristiyanlıkta Allahın insan şeklinde düşünülmesi antropomorfizm denilen putperestl

ders-i içtimai ve islami / ders-i içtimaî ve islâmî

  • Sosyal hayat ve İslâm dini hakkında verilen ders.

desatir-i içtimaiye / desâtir-i içtimaiye

  • Sosyal prensipler.

düstur-u hayat-ı içtimai / düstur-u hayat-ı içtimaî

  • Sosyal hayatın prensibi.

emraz-ı içtimaiye / emrâz-ı içtimaiye

  • Sosyal hastalıklar.

hakikat-i içtimaiye

  • Sosyal hayatla ilgili gerçek.

halet-i içtimaiye / hâlet-i içtimaiye

  • Sosyal durum.

hayat-ı içtimai / hayat-ı içtimaî

  • Sosyal hayat.

hayat-ı içtimaiye ve şahsiye

  • Sosyal ve kişisel hayat.

hayat-ı içtimaiye ve siyasiye

  • Sosyal ve siyasi hayat.

hayat-ı içtimaye

  • Sosyal hayat.

heyet-i içtimaiye

  • Sosyal yapı.

içtimai / içtimaî

  • Sosyal, toplumsal.

içtimai cereyan / içtimaî cereyan

  • Sosyal aktivite, akım, hareket.

içtimai hayat / içtimaî hayat

  • Sosyal hayat.

içtimai heyet / içtimaî heyet

  • Sosyal yapı.

içtimai sistem / içtimâi sistem

  • Sosyal sistem, toplumsal düzen.

ictimaileşme / ictimâileşme

  • Sosyalleşme, sosyalizasyon. (Arapça - Türkçe)

ictimaileşmek / ictimâîleşmek

  • Sosyalleşmek.

içtimaiyat / içtimâiyat

  • Sosyal hayat, sosyal yapı.

ictimaiyyat / ictimâiyyât / اجتماعيات

  • Sosyoloji, toplumbilim.
  • Sosyoloji, toplumbilim. (Arapça)

ictimaiyyatçı / ictimâiyyâtçı

  • Sosyolog, toplumbilimci. (Arapça - Türkçe)

ictimaiyyun / ictimâiyyûn / اجتماعيون

  • Sosyologlar, toplumbilimciler. (Arapça)

kavanin-i içtimaiye / kavânin-i içtimaiye

  • Sosyal kanunlar.

maden-i hayat-ı içtimaiye / mâden-i hayat-ı içtimaiye

  • Sosyal hayatın madeni, kaynağı.

makam-ı içtimai / makam-ı içtimaî

  • Sosyal statü, mevki.

maraz-ı içtimai / maraz-ı içtimaî

  • Sosyal hastalık.

maslahat-ı hayat-ı içtimaiye

  • Sosyal hayata faydalı şey.

mevki-i içtimai / mevki-i içtimaî

  • Sosyal mevki, makam.

muhit-i içtimai / muhit-i içtimaî

  • Sosyal çevre.

sosyalist

  • Sosyalizm taraftarı.
  • Sosyalizm taraftarı olan. (Fransızca)
  • Sosyalizme inanan, toplumcu.

şuubat-ı heyet-i içtimaiye / şuubât-ı heyet-i içtimâiye

  • Sosyal yapının dalları, toplumsal yapıyı oluşturan kesimler.

tebdil-i hayat-ı içtimaiye

  • Sosyal hayatın değişmesi.

vahdet-i içtimaiye

  • Sosyal birlik.

vazife-i içtimaiye

  • Sosyal görev.