LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Siz kelimesini içeren 37 kelime bulundu...

afv-ı üstadane / afv-ı üstadâne

  • Siz Üstadın affı.

aleyküm

  • Sizin üzerinize, size.

an-küm

  • Sizden.

dua-i üstadane / dua-i üstadâne

  • Siz Üstadın duası.

dua-yı üstadane / dua-yı üstadâne

  • Siz Üstadın duası.

emr-i üstadane / emr-i üstadâne

  • Siz Üstadın emri.

gile / گله

  • Sızlanma, yanıp yakılma. (Farsça)

kaide-i üstadane / kaide-i üstâdâne

  • Siz Üstadın kaidesi, prensibi.

kalb-i bendeleri / kalb-i bendelerî

  • Size bağlı kalbim, sizin köleniz olan kalbim.

manzur-u üstadane / manzûr-u üstadâne

  • Siz Üstadımın nazarına, görüşüne.

masale

  • Sızıntı.

menfez / مَنْفَذْ

  • Sızma yeri.

müteşekki

  • Sızlanan, şikayetçi.

nezd-i ali-i üstadane / nezd-i âlî-i üstadane

  • Siz Üstadın yüksek nazarında, yanında.

renciş

  • Sızlanış, inciniş, eziyet ve sıkıntı veriş. Keder. (Farsça)

reşahat

  • Sızıntılar.

reşaşat

  • Sızıntılar, serpintiler.

reşehat / رشحات

  • Sızıntılar. (Arapça)

reşh

  • Sızma, terleme, sızıntı.

reşha / رَشْحَه

  • Sızıntı, damla.
  • Sızıntı.
  • Sızıntı.

reşha-misal

  • Sızıntı misali.

reşhayab / reşhayâb

  • Sızıntı bulmuş. (Farsça)

şekvalanmak / şekvâlanmak

  • Sızlanmak, şikayetçi olmak.

şikayet / şikâyet / شكایت

  • Sızlanma, şikayet. (Arapça)

siz misiniz şu şanlı ecdadımızla bizi rapt eden rabıtamızın hadd-i evsatı?

  • Siz misiniz şu şanlı dedelerimizle bizim aramızdaki ortak bağ ve ortak nitelik.

şuma

  • Siz. (Farsça)

takdir-i üstadane / takdîr-i üstadâne

  • Siz Üstadımın övgüsü.

tazallüm / تظلم

  • Sızlanma, yakınma. (Arapça)
  • Tazallüm etmek: Sızlanmak, yakınmak. (Arapça)

tensib-i fazılane / tensib-i fâzılâne

  • Sizin uygun görmeniz, münâsip bulmanız.

tereşşuh

  • Sızıntı.
  • Sızıntı.

tereşşüh / ترشح

  • Sızıp gelme, oluşma.
  • Sızıntı. (Arapça)

tereşşuh / تَرَشُّحْ

  • Sızıntı.

tereşşuh eden

  • Sızan.

tereşşuhat / tereşşuhât

  • Sızıntılar, izler.
  • Sızıntılar, belirtiler.

varak-pare-i fazılane / varak-pâre-i fâzılâne

  • Sizin çok değerli yaprak parçanız, kağıt parçanız.

veca'

  • Sızı, ağrı, acı. Ağrıyıp acımak.

zat-ı aliye-i fazılane / zât-ı âliye-i fâzılâne

  • Sizin pek yüksek zâtınız.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR