LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Sinek ifadesini içeren 35 kelime bulundu...

anofel

  • yun. Sıtma mikrobunu taşıyan ve aşılayan sivrisinek.

anter

  • (Çoğulu: Anâtir) Gök sinek.

bakka

  • Sivrisinek.
  • Tahtabiti.

bauda / baûda

  • (Baûza) Sivrisinek. Sinek.
  • Sivrisinek.
  • Sivrisinek.

bauze

  • Sivrisinek.

bergaş

  • (Çoğulu: Berâgiş) Sivrisinek.
  • Tahta biti.

biuza / biûza

  • Sivrisinek.

cenah-ı zübab

  • Sinek kanadı.

demdeme

  • Hiddetli söz. Avâz. Hoşa gitmeyen sesler. (Farsça)
  • Sinek vızıltısı. (Farsça)
  • Öğütmek. Sürte sürte ezmek. (Farsça)
  • Azab vermek, eziyet etmek. (Farsça)
  • Hile. (Farsça)
  • Davul. (Farsça)
  • şöhret, nam, ün. (Farsça)

duzene

  • Sivrisinek, arı gibi haşeratın iğnesi. (Farsça)

haduş

  • Pire. Sinek.

hamuş

  • Sivrisinek.

hareşe

  • Sinek.

havta'

  • Tavşan yavrusu.
  • Bir nevi sinek.
  • Delil.

hazbaz

  • Sinek.
  • Bir ot adı.

huşef

  • Yeşil sinek.

kamea

  • (Çoğulu: Kamâ) Büyük gök sinek.
  • Gözün kirpikleri diplerinde çıkan sivilceler.

leys

  • (Çoğulu: Lüyus) Arslan.
  • Sinek avlayan örümcek.
  • Arasında yaş ot bitmiş olan kuru ot.
  • Birbirine girmiş ot.
  • Semiz ve şişman kimse.

meges / مگس

  • Sinek. (Farsça)
  • Sinek. (Farsça)

megesvar

  • Sinek gibi. Sinek şeklinde. (Farsça)

mezbub

  • Sinekli.

mezebbe

  • Sinekli yer.
  • Dizin aşağısındaki kaba etlerin etrafı.

mütedemdim

  • Sinek vızıltısı gibi sesler çıkaran.

nakir

  • Bir insanın hem cins ve aslı.
  • Gayet fakir.
  • Bir nevi kara sinek.
  • Ağzı dar olan küçük kab.
  • Hurma çekirdeğinin arkasındaki beyaz çukur.
  • Kıymetsiz şey.

nu're

  • (Çoğulu: Near-Nerât) Eşeğin burnuna giren bir cins sinek.

peşşe / پشه

  • Sivrisinek. (Farsça)
  • Sivrisinek. (Farsça)

peşşegir

  • Sinek avlıyan. (Farsça)
  • Mc: İşsiz güçsüz, boş gezen kimse. (Farsça)

şa'ra

  • (Çoğulu: Şüâr) Çok miktar ağaç.
  • Bir nevi zerdali.
  • Kuyruğunda dikeni olan bir cins sinek.

şearir

  • Davar yanırına üşüşen sinek ve üvez.
  • Her yöne dağılmak.

tanin

  • Sinek vızıltısı.
  • Kaz sesi.
  • Avaz ve gürültü.
  • Çınlamak. Tınlamak.

tays

  • Çok adet.
  • Yer yüzünde olan toprak ve süprüntü.
  • Nesli çok olan karınca ve sinek.

tısyar

  • Arslan.
  • Sivri sinek.

tıysar

  • Sivrisinek.
  • Arslan.

venim

  • Sinek tersi.

zebab

  • Karasinek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın