LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Simsek ifadesini içeren 43 kelime bulundu...

adrahş

  • Yıldırım. (Farsça)
  • Gökgürültüsü. (Farsça)
  • Şimşek. (Farsça)

arras

  • Gürleyen, şimşek çakan.
  • şimşekli.

ars

  • Şimşekli ve yıldırımlı bulut.

ateşek

  • Küçük ateş. (Farsça)
  • Ateş böceği. (Farsça)
  • Frengi. (Farsça)
  • Berk, şimşek. (Farsça)

azerşeb

  • Batıl bir inanışa göre ateş içinde yaşadığı sanılan ve semender denilen bir hayvan. (Farsça)
  • Şimşek, berk. (Farsça)

barik

  • Şimşek. Işık. Şimşekli bulut. Yıldırım parıltısı.

barika / bârika / بارقه

  • Şimşek.
  • Şimşek. (Arapça)

barika-asa / bârika-âsâ

  • Şimşek gibi.
  • Şimşek gibi.

barikaasa / bârikaâsâ

  • Şimşek gibi.

berh

  • Balık, semek. (Farsça)
  • Parça, kısım, hisse, nasib. (Farsça)
  • Su birikintisi. (Farsça)
  • Şimşek, berk. (Farsça)
  • Yaş olan odunun, yanarken çıkardığı yaşlık. (Farsça)

berk / برق / بَرْقْ

  • Şimşek çakması. Parlama.
  • Yıldırım.
  • Zinetlenme, süslenme.
  • Tas: Tecelli-i İlâhiye ile kurbiyyete mazhariyyet.
  • Ahmak olmak.
  • Şimşek.
  • Şimşek, parıltı, kıvılcım.
  • Sert, katı.
  • Şimşek.
  • Şimşek. (Arapça)
  • Şimşek.

berk-asa / berk-âsâ

  • Şimşek gibi parlak. (Farsça)
  • Şimşek gibi. Berk gibi.
  • Şimşek gibi.

berk-efşan

  • Şimşek saçan. (Farsça)

berk-i basar

  • Gözün şimşek çakması.
  • Birdenbire tepesinde çakan şimşekten mâruz olduğu dehşet ve şiddet hâlinden mecaz olarak, ansızın başına gelen mühlik hâdisenin şiddetli âlâm ve ıztırabıyla dehşet ve hayret içinde duyulan keskin intibahı ifade eder.

berk-i hatıf / berk-i hâtıf

  • Kapıp götüren veya göz kamaştıran şimşek.
  • Göz kamaştıran şimşek.

berk-i hatif / berk-i hâtif

  • Göz kamaştıran şimşek.

berk-i lami / berk-i lâmi

  • Parlayan şimşek.

berk-i lami' / berk-i lâmi'

  • Parlak şimşek.

berk-i zail / berk-i zâil / بَرْقِ زَائِلْ

  • Bir an parlayıp yok olan şimşek.
  • Çakıp sönen şimşek.

berkasa / berkâsâ

  • Şimşek gibi.

berkiyye

  • Şimşek gibi. Şimşeğe âit. Elektrik. Telgraf.

bevarik

  • (Tekili: Bârika) Şimşek ve yıldırım parıltıları.
  • Parıltılar, gözleri kamaştırıcı olan şeyler.

bevc

  • Berk, şimşek.
  • Yorulma.
  • Bağırma, haykırma.

büruk

  • Bir şeyin şakıması, parlaması.
  • (Tekili: Berk) Berkler, şimşekler.

gulüvv

  • Ayaklanma. Taşkınlık.
  • Üşüşme. Hücum. Saldırış.
  • Edb: Mübalağanın son derecesi. Üçe ayrılan mübalağanın diğer iki derecesinden biri tebliğ, öteki iğraktır. Aşağıdaki parçada mübalağa gulüv derecesindedir: Gökler gürüldese, şimşekler çaksa Volkanlar fışkırsa, lâvları aksa,Kıyısı

hatf

  • Kapmak.
  • Şimşek gibi göz kamaştırmak.
  • Sür'atli olmak.

hatıf

  • Süratli kapıp götürücü.
  • Göz kamaştırıcı şimşek.

ibrak

  • Av hayvanlarını ürkütüp korkutmak.
  • Koyun kurban etmek.
  • Şimşek çakmak.

iltiyah

  • Vücudun güneşten yanması.
  • Susama.
  • Şimşek çakma.
  • Yıldızın parıltısı.

irtecek

  • Şimşek, berk. (Farsça)

lem'a

  • (Çoğulu: Lemâat) Parlamak. Şimşek gibi çakmak. Güneş ve yıldız gibi parlamak.
  • El ile veya elbise gibi bir şeyle işaret etmek.

levh

  • Görünen ibretli manzara.
  • Üzerinde yazı veya şekil çizilebilir düzlük.
  • Seyredilen yerin çizili sureti.
  • Ayet, hadis veya büyüklerin ders verici sözleri. Yazılı şey.
  • Şimşek çakmak.
  • Susamak.
  • Zâhir olmak.
  • Çalıp almak.

levh-i mahv ve isbat

  • Bir tabirdir. Levh: Görünen ve ibret verici bir vaziyeti ifade eder. Mahv ise; o vaziyetin birden ortadan kalkması, mahvolmasını ifade eder. Gökyüzü bulutlarla kaplı, şimşek çakar, yağmur yağar bir levha halinde iken birden hava açılır, hiç bir şey yokmuş gibi, eski manzarayı mahvolmuş hâlde görürüz

mütelali

  • (Mütelal) Parlayan, parıldayan, ışıldayan. Şimşek gibi çakan.

ra'c

  • Şimşeklerin birbiri ardınca şakımaları.

ra'd u berk

  • Gök gürültüsü ve şimşek.

ra'd-misal

  • Şimşek gibi.

rakraka

  • Şimşek çaktığı zaman duyulan gök gürültüsü.

sena

  • Şimşek parıltısı.
  • Ulviyet. Yükseklik.
  • Aydınlık.
  • Bir ot ismi.

seyyale-i berkiyye

  • Şimşek akımı. Elektrik akımı.
  • Şimşek gibi akıcı ve parlak.

şimşekvari / şimşekvâri

  • Şimşek gibi.

şu'le-i berkıyye

  • Yıldırım ışığı. Şimşek parıltısı.

vemz

  • İşaret etmek.
  • Parlamak. şimşek çakmak.