LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Simin ifadesini içeren 53 kelime bulundu...

bahar haşri

  • Bahar mevsiminde bitkilerin ve hayvanların dirilişi.

balon

  • Hava veya hafif gazlarla doldurulan küre. Bugünkü uçaklar balonculuğun geliştirilmesiyle elde edilmiştir. Zeplin adı verilen güdümlü balonlar hava ulaşımında ve savaşta kullanılmıştır. (Fransızca)

berilyum

  • yun. Zümrüt gibi bazı taşların bileşiminde bulunan bir elementtir. (Be) sembolü ile gösterilir.

ceyyid

  • Başka mâdenle karışım hâlinde basılmış altın ve gümüş paralardan, karışımında altın ve gümüş miktârı fazla olanlar.

dünyevi haşir / dünyevî haşir

  • Büyük haşre örnek olarak bahar mevsiminde bitkilerin ve hayvanların dirilişi.

ehl-i kıyam

  • Ayaklananlar, ihtilal girişiminde bulunanlar, isyan edenler.

eyyam-ı cem'

  • Hac mevsiminde Arafat ve Mina'da geçen dört gün.

galis

  • Arpa ve buğday karışımından yapılan ekmek.

hacc-ı temettu' / hacc-ı temettû'

  • Hac mevsiminde evvelâ umre için ihrama girilip umre yapıldıktan sonra; aynı mevsimde daha yurda, aile ocağına dönülmeden tekrar ihrama girilerek usulü dairesinde yapılan hacdır. Bunu yapan kimseye "mütemetti" denir.
  • Hac mevsiminde (Şevvâl, Zilkâde, Zilhicce aylarında) önce ömre için niyet edilerek ihrâma girilip ömre yapıldıktan sonra memleketine dönmeyerek, yeniden ihrâma girip hac yapmak. Bu haccı yapana mütemetti hacı denir.

haşr-i bahar

  • Bahar mevsiminde bitkilerden hayvanlara kadar bütün bedenlerin inşa edilmesi ve diriltilmesi.

haşr-i bahari / haşr-i baharî

  • Bahardaki diriliş, bahar mevsiminde bitkilerin ve hayvanların dirilişi.

hazandide

  • Güz mevsimini görmüş, yaprakları sararmış solmuş. (Farsça)

hazani / hazanî

  • Sonbahar ile alâkalı, güz mevsimine ait. (Farsça)

hecir

  • Yaz mevsiminde öğle vaktindeki sıcaklık.
  • Otun kuruması.
  • Büyük havuz.

helali / helalî

  • Bürüncük ve pamuk karışımından yapılan bir cins yeli bez.
  • Yaldızlı bakırdan vaya tahtadan mahfazası olan eski sistem saat.
  • Helâl ile alâkalı olan.

helva sohbetleri

  • Eskiden kış mevsiminin başlıca eğlencelerinden biriydi. Bu eğlenceler, her sınıf halk arasında rağbetteydi. Devlet erkânı, vükelâ, zengin konak sahibleri ve orta halli halk kendi imkânları ölçüsünde helva sohbetleri düzenler, eş ve ahbabına ziyafetler verirdi. Vükelânın düzenlediği sohbetler tantana

hisse-i müfreze

  • Fık: Bir toprağın taksiminde vârislerden her birisinin hissesine isabet eden yer.

hulul-i şita

  • Kış mevsiminin gelmesi.

inhisaf / inhisâf / انخساف

  • Ay tutulması. (Arapça)
  • Gelişimini yitirmek, parlaklığını kaybetmek. (Arapça)

inkılab-ı sayfi / inkılâb-ı sayfî

  • İlkbaharın bitip, yaz mevsiminin balayışı. Gün dönümü. (21 hazirana rastlar.)

inkılab-ı şitevi / inkılâb-ı şitevî

  • Sonbaharın bitip, kış mevsiminin başlayışı. (Aralık ayının 21'ine rastlar.)

irtiba'

  • Bahar mevsiminde güzel bir yerde oturma.

ıstıyaf

  • Yaz mevsimini geçirmek, bir yerde yazlamak.

izmihrar

  • Surat asma.
  • (Yıldız) parıldama.
  • Kış mevsiminin şiddetli olması.

kanun / kânun

  • Ocak. Ateş yanan yer. Zaman.
  • Kış mevsimi.
  • Sakil, ağır adam.
  • Kış mevsiminin ilk iki ayı.
  • Mangal. Soba.

kayz

  • Yaz mevsiminin en sıcak zamanları.

masaif

  • (Tekili: Masif) Sayfiyeler, yazlıklar. Yaz mevsiminde oturulacak yerler.

masnuat-ı sayfiye / masnuât-ı sayfiye

  • Yaz mevsiminde ortaya çıkan sanat eseri varlıklar.

masnuat-ı sayfiyye

  • Cenab-ı Hakk'ın yaz mevsiminde yarattığı san'atlı güzel eserler.

meltem

  • Yaz mevsiminde karadan denize doğru esen rüzgâr.

meşati / meşatî

  • (Tekili: Meştâ) Kışlıklar. Kış mevsiminde barınılacak yerler.

meşta

  • (Çoğulu: Meşâti) (Şitâ. dan) Kış mevsiminde barınılacak yer. Kışlık otlak, kışla.

mevalid-i selase / mevâlid-i selâse

  • Üç çocuk; dört unsurun (su, hava, toprak, güneş) birleşiminden meydana gelen madenler, bitkiler ve hayvanlar.

mevcudat-ı bahariye / mevcudât-ı bahariye

  • Bahar mevsimindeki renk renk, çeşit çeşit varlıklar.
  • Bahar mevsiminde ortaya çıkan varlıklar.

mikati / mikatî

  • Hacc mevsimini beklemek üzere Mekke-i Mükerreme'de kalan kimse.

mukaraa

  • (Kur'a. dan) Ad çekişme. Karşılıklı kur'a çekme.
  • Kılınç kullanarak döğüşmek. Cenkte, muharebede kahramanların birbiriyle vuruşmaları.
  • Bir şeyin taksiminde atışmak.

mutasayyif

  • Bir yerde yazlıyan.. Yaz mevsimini geçiren.

mütehasım

  • (Çoğulu: Mütehasımîn) (Husumet. den) Karşılıklı düşmanlık eden ve birbirine hasım olan.
  • Karşılıklı olarak dâvâ edenlerden herbiri.

mütekasım

  • (Çoğulu: Mütekasımîn) (Kısm. dan) Paylaşan, bölüşen. Bir şeyi paylaşanların beheri.

mütela'sim

  • (Çoğulu: Mütela'simîn) Saçmasapan cevap veren, kemküm eden.

mütelessim

  • (Çoğulu: Mütelessimîn) Yüzü peçeli, yaşmaklı.

nebati haşir / nebatî haşir

  • Bitkilerin öldükten sonra bahar mevsiminde yeniden diriltilmeleri.

safiyy

  • Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem ganîmet taksîminden önce kılıç, zırh ve at gibi seçip aldığı bâzı şeyler.

safriye

  • Güz mevsiminden önce biten ot.

surre

  • Para kesesi, cüzdan. Osmanlı pâdişâhlarının her yıl hac mevsiminde Haremeyn-i şerîfeyn (Mekke ve Medîne) halkına ve buralarda geçici olarak bulunan müslümanlara, mukaddes yerlerin ve hac yollarının emniyetini sağlayan Mekke şeriflerine ve Hicaz bölge sindeki diğer idârecilere gönderdikleri para ve d

tasarrufat-ı azime-i bahariye / tasarrufât-ı azîme-i bahariye

  • Bahar mevsimindeki büyük tasarruflar, faaliyetler.

tasayyuf

  • (Sayf. dan) Yazlıkta oturma, yazlama, bir yerde yaz mevsimini geçirme.

terfend

  • (Terfende) Turfanda. Mevsiminden önce yetiştirilmiş meyve veya sebze. (Farsça)

terkipsiz

  • Müstakil, birkaç şeyin bileşiminden oluşmayan.

turfanda

  • Mevsiminden önce yetiştirilen meyve veya sebze.

umurat

  • (Tekili: Umre) Umreler. Hac mevsiminin haricinde Kâbe'yi ve Mekke-i Mükerreme'nin mübarek yerlerini ziyaret etmeler.

vücub-u teşebbüs

  • Girişimin gerekliliği.

zemistani / zemistanî

  • Kışlık. Kış mevsimine ait. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın