LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Sevinme ifadesini içeren 33 kelime bulundu...

bais-i meserret

  • Sevinmeye sebep olan, sevinç sebebi.

batar

  • Çok kibirlenme, gururlanma.
  • Haksızlık etme. Başkasının hakkını çiğneme.
  • Çok sevinme.

bersak

  • Sevinmek, sürur ve ferah.

betar

  • Çok fazla sevinmek.
  • Hayret.
  • Dehşet.
  • Tekebbürlenmek, gururlanmak.

efrah

  • Ferahlamalar. İç açılmaları. Sevinmeler.

eren

  • Sevinmek, sürur.

eşerr

  • Çok fazla sevinmek.
  • Tekebbürlük etmek, gururlanmak.
  • Çok şerli. En kötü ve şerli.

ezib

  • Rezil, âdi ve aşağılık kimse.
  • Kıble rüzgarı.
  • Riyh-u cenub ile Sâbâ arasında esen yel.
  • Sevinmek, ferah ve neşat.

fi'l-i mutavaat / fi'l-i mutâvaat

  • Mâlum sigasında olduğu halde müteaddi bir fiilin mechulü gibi mânası olan fiildir. (Sevinmek, dövünmek gibi)

ibs

  • Sevinmek, ferah.

ibtihac / ibtihâc / ابتهاج

  • Sevinç, sevinme. İç açıklığı.
  • Sevinç, sevinme.
  • Sevinme. (Arapça)

ictizal

  • Sevinme, mesrur olma.

iftihar

  • Övünmek. Kendini beğenircesine kendinden ve yaptıklarından bahsetmek.
  • Başkasının iyi bir hali ile sevinmek.

inşirah

  • Ferahlanma, sevinme.

intikah

  • İyi bir haber veya söz işitip sevinme.
  • Zayıflama, kuvvetsizleşme.

intılak

  • Koyverip gitme. Salıverme, yollama.
  • Sevinme.

istibhac

  • (Behcet. den) Yüzü gülme, sevinme, mesrur olma.

istibşar

  • Müjde almak. Hayırlı, iyi haber iyi sevinmek.İSTİBTA' : Ağır ağır hareket etme.
  • Gecikme, geç kalma.

istitrab

  • Sevinmeyi, süruru istemek.

istitrabi / istitrabî

  • Sürur ve sevinmeyi istemeğe dâir.

mefhar

  • İftihara, övünmeğe, sevinmeğe sebeb olan. İftihara vesile olan şey.

merah

  • (Çoğulu: Merahân) Aşırı derecede sevinme.

mesrur olmak

  • Sevinmek.

şad / şâd / شاد

  • Sevinçli. (Farsça)
  • Şâd etmek: Sevindirmek, mutlu etmek. (Farsça)
  • Şâd olmak: Sevinmek, mutlu olmak. (Farsça)

şemate

  • Destenik çiçeği.
  • Düşmana belâ, gam ve tasa geldiğinde şâd olup sevinmek.

şematet / şemâtet

  • Başkasına gelen belâya, zarâra sevinmek.
  • Başkasının başına gelene sevinmek.

şematetkarane / şemâtetkârâne

  • Başkalarının üzüntüsüne, acısına hayasızca gülerek sevinmek.

sürur-u ruhi / sürur-u ruhî

  • Ruhun sevinmesi.

tebecbüc

  • Sevinmek.

tefani

  • Birbirinde fâni olmak. Arkadaşının iyi ahlâkıyla sevinmek. Arkadaşının, kardeşinin meziyyet ve hissiyatı ile fikren yaşamak.

tehellül

  • Sevinme, açık yüzlü olma. Yüzü gülme. Beşâretten yüzdeki parlama eseri.

temşir

  • Sevinmek.
  • İzhâr etmek, göstermek.

teşevvuk

  • Şevklenme, istek gösterme, arzu etme, sevinme.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın