LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Seven ifadesini içeren 99 kelime bulundu...

adaletperver

  • Adâleti seven.

ahbab / ahbâb

  • Dostlar, sevenler.

ahyar

  • Hayırlılar.
  • Dostlar.
  • İyilik sevenler. (Eşrar'ın zıddı)

arub

  • (Çoğulu: Urub) Erkeğini seven kadın.

aşık / âşık

  • Çok fazla seven. Mübtelâ. Birisine tutkun.
  • Saz şairi.
  • (Cümledeki yerine göre) : Ahbab, hazret, ma'hut, seninki gibi mânâlara gelir. (Müennesi: Aşıka)
  • Şiddetli seven.
  • Aşırı seven, vurgun, tutkun.

aşüfte

  • Sevgiden kendinden geçen. Çıldırırcasına seven. (Farsça)
  • İffetsiz kadın. (Farsça)

ateş-dil

  • Sözü dokunaklı olan. (Farsça)
  • Her gördüğü güzeli seven. (Farsça)
  • Pek zeki adam. (Farsça)

atır

  • (Itr. dan) Güzel kokulu, ıtırlı.
  • Kokuları seven kimse.

atuf / atûf

  • Karşılıksız seven ve acıyıp esirgeyen Allah.

avrupaperest

  • Avrupayı taparcasına seven.

bahhas

  • (Bahs. den) Çok bahseden, bahsetmeyi seven.

büruz / bürûz

  • Zâhir olmak. Görünmek, ortaya çıkmak. Olgun bir velînin sevenlerinde bâzı sıfatlarının zâhir olması, görünmesi.

cehaletperver / cehâletperver

  • Bilgisizliği seven.

cumhuriyetperver

  • Cumhuriyeti seven.

daverane / dâverâne

  • Doğruluk ve adaleti seven bir büyüğe yakışacak tarzda. (Farsça)
  • Hâkim ve vezirle alâkalı olan. (Farsça)

dil-bend

  • Gönül bağlıyan, seven. (Farsça)

dinperver

  • Dindar, dinini seven.
  • Dini seven.

dünyaperest / dünyâperest / دُنْيَاپَرَسْتْ

  • Dünyaya tapacak derecede ehemmiyet verip âhiretini düşünmeyen. Maddiyatı çok seven. (Farsça)
  • Dünyayı çok seven.

ebed-perest

  • Sonsuzluğu aşırı seven.

el-hubbu fillah muhibb-i muhlis / el-hubbu fillâh muhibb-i muhlis

  • Allah için, hâlis ve samimî bir şekilde seven.

faziletperver / fazîletperver

  • Üstün nitelikleri seven.

garaibperest

  • Garib, tuhaf şeylere çok düşkün olan ve çok seven. (Farsça)

garaipperest

  • Garip ve tuhaf şeylere düşkün olan, çok seven.

habib

  • (Hubb. dan) Sevilen. Sevgili. Seven. Dost.

hak-perest

  • Doğruluktan ayrılmayan, doğruluğu ciddi ve samimi seven. Hakka iman eden ve hak üzere âmil olan. (Farsça)

hakikat-perest

  • Hakkı ve hakikatı seven, hakikata inanan. Dürüst, hakikat âşığı. (Farsça)

hakperest / حَقْپَرَسْتْ

  • Hakkı çokça seven.

hayatperest / حَيَاتْپَرَسْتْ

  • Hayatı çok seven.

hayırsever

  • İyilik ve yardım etmesini seven.

hayr-hah

  • Hayır sâhibi. Herkesin manevî ve maddî iyiliğini isteyen. Allah rızası için ilm-i Kur'an ve imanla, manen ve maddeten hayırlı hizmetler etmeyi ve hayırlı işler işlemeyi seven. (Farsça)

hibb

  • Seven. Dost. Muhabbet eden, arkadaş.

himmetperver / هِمَّتْپَرْوَرْ

  • Ciddî gayret, ma'nevî yardımı seven.

hüseyin

  • Küçük güzel.
  • (Hi: 6-61) Hazret-i Ali Radıyallahü Anhu'nun oğlu, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın sevgili torunudur. Peygamberimiz (A.S.M.) "Hüseyin benden, ben Hüseyindenim. Allah Hüseyini seveni sever." buyurmuştur. Kerbelâda şehid oldu (R.A.)

ifratperver

  • Aşırılığı seven.

ihsanperver

  • Bağışta bulunmayı pek seven.
  • İhsan etmeyi seven.

imanperver / îmânperver

  • Îmanı seven.

in'amperver / in'âmperver

  • Nimetlendirmeyi seven.

inamperver / inâmperver

  • Nimetlendirmeyi seven.

insaniyetperver / اِنْسَانِيَتْ پَرْوَرْ

  • İnsanlığı seven, iyi insan.
  • İnsanları ve insanlara hizmet etmeyi seven.
  • İnsanlığa hizmet etmeyi seven.

intizamperver / انتظام پرور

  • İntizamı çok seven, herşeyi tertipli ve düzenli yapan.
  • Her şeyi tertib ve düzenli yapan. İntizâmı çok seven. (Farsça)
  • Düzeni seven, düzenli, tertipli. (Arapça - Farsça)

ıslahatperver

  • Islahat taraftarı, ıslahatı seven.

ism-i vedud / ism-i vedûd

  • Allah'ın kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenildiğini bildiren ismi.

ker'a

  • Çocuk seven kadın.

ketibeperver

  • Askeri koruyan ve seven. Asker yetiştiren. (Farsça)

lebbe

  • Göğsün gerdanlık takılan yeri.
  • Devenin ve sığırın, göğsünden boğazladıkları yeri.
  • Evlâdını ve erkeğini seven kadın.

maarifperver / maârifperver

  • Eğitimi seven.

maddeperver

  • Maddeyi seven.

malperest

  • Malı, mülkü ve parayı çok seven. Mala düşkün olan. (Farsça)

mecnun / mecnûn / مجنون

  • Delice seven. (Arapça)
  • Cinli. (Arapça)
  • Leyla'nın aşığı. (Arapça)

medeniyetperver

  • Medeniyeti seven.
  • Medeniyeti seven; toplu yaşamanın gerektirdiği şartları dikkate alarak hareket eden.

merdümgiriz

  • İnsanlardan sıkılan, yalnızlığı seven.

meşrutiyetperver / meşrûtiyetperver

  • Meşrutiyeti seven.

mihmanperver

  • Misafir ağırlayan, misafire ikram eden, misafir seven. (Farsça)

milletperver

  • Milletini seven.
  • Milletini seven.

milliyetperver / مِلِّيَتْپَرْوَرْ

  • Milliyetini seven. (Farsça)
  • Milliyetçi, milletini seven.
  • Milliyetini seven.

misafirperver

  • Misafir ağırlamayı seven.
  • Misafiri seven.

muaşık

  • (Işk. dan) Seven, âşık olan. Muhabbet eden.

muhabbet eden

  • Seven.

muhabbetdar / muhabbetdâr

  • Seven, sevgili.

muhib / محب / مُحِبْ

  • Seven.
  • Seven.
  • Seven. (Arapça)
  • Seven.

muhibb

  • Seven. Muhabbet eden. Dost. Hayrı isteyen.

muhibb-i baz-ı geylan / muhibb-i bâz-ı geylân

  • Abdülkâdir-i Geylâni Hazretlerinin seveni.

müşfik

  • Şefkatle seven. Acıyan, merhametli.

müştehi

  • İştihası olan, seven. Hâhişger.

müteaşşık

  • Âşık olan, taaşşuk eden, çok seven.

müteatıf

  • (Atf. dan) Kendisine atfolunan.
  • Birbirini seven.

nagam-perver

  • (Çoğulu: Nagamperverân) Türkü söyleyen, nağmeci. Nağme seven. (Farsça)

ne-şebperestem

  • Karanlık ve zulümatı seven ve isteyen değilim.

nefais-perest

  • Nefis şeyleri beğenenen, güzel şeyleri seven. (Farsça)

nefisperver / نَفِسْپَرْوَرْ

  • Nefsini seven.
  • Nefsini seven.

perest

  • (Çoğulu: Perestân) Tapan, tapınan, taparcasına seven. (Farsça)

perestan

  • (Tekili: Perest) Tapanlar, tapınanlar, taparcasına sevenler. (Farsça)

perestiş eden

  • Aşırı derece seven.

perestişkar / perestişkâr / پرستشكار / پَرَسْتِشْكَارْ

  • İbâdet edercesine seven, çok ileri sevgi ve hürmet besleyen.
  • Tapan. (Farsça)
  • Taparcasına seven. (Farsça)
  • Haddinden fazla seven.

perver

  • Koruyan, besleyen, seven.

raiyyet-perver

  • Halka iyi bakan, iyi idare eden. İnsanların ihtiyacını te'min eden, onların iyiliğini seven ve onlar için iyilik isteyen. (Farsça)

raiyyetperver

  • Halkını seven.

reum

  • Yavrusunu seven deve.
  • Yanından geçen kimsenin elbisesini yalayan koyun.

rububiyetperver / rubûbiyetperver

  • Terbiye etmeyi ve olgunlaştırıp mükemmelleştirmeyi seven.
  • İhtiyaca cevap vermeyi ve terbiye etmeyi seven.
  • Terbiye etmeyi seven Allah.

san'atperver

  • San'atı seven.

şefkatperver

  • Şefkat etmeyi seven.
  • Şefkat etmeyi seven.

şikemperver

  • Midesini seven, obur.

suretperest

  • Görünüşe, surete çok kıymet veren. Esasa kıymet vermeyen. (Farsça)
  • Resimleri çok seven ve meftun olan. (Farsça)

teceddütperver

  • Yenilikçi, yeniliği seven.

temri

  • Hurmayı seven.

terakkiperver

  • Terakkiyi seven. İlerlemeyi seven. (Farsça)

teşnedil / تشنه دل

  • Seven, arzulu, can atan. (Farsça)

unsuriyetperver / عُنْصُرِيَتْپَرْوَرْ

  • Milliyetini aşırı seven, ırkçı.

vafi / vâfî

  • Vefalı, kendini seveni unutmayan, ilgisini kesmeyen.

vamık

  • Seven. Âşık, sevdalı.
  • Meşhur bir hikâyede Azra'nın âşığının ismi.

vatanperver

  • Vatanını seven.
  • Vatanını seven. Memleketine hizmet eden. (Farsça)

vatanperverane / vatanperverâne

  • Vatanını seven kimseye yakışır şekilde. (Farsça)

vazife-perver

  • Çalışmayı seven.

vazifeperver

  • Vazifesini seven, işine düşkün.
  • Görevini seven.

vedud / vedûd / وَدُودْ

  • Kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenen Allah.
  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Bütün yarattıklarına ihsân eden, onlara iyilik ve ihsân etmeyi seven, beğenen Allahü teâlâ.
  • Çok seven ve sevilen (Allah).

vefa

  • Sözünde durma, kendini seveni unutmama, ilgiyi kesmeme.

veli / velî

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mü'minleri seven, onlara yardım eden, işlerini bitiren, sevdiklerini sevmediklerine gâlib, üstün kılan, kâfirleri sevmeyen.
  • Bir çocuğun veya kadının babası yoksa baba tarafından dedesi, yoksa kâdı veya bunların vasî tâyin ettik

ya vedud / yâ vedûd

  • Ey kullarını çok seven ve şefkat eden, kendisine çok sevgi beslenen Allah.

zarafet-perver

  • Zarafete düşkün olan, zarifliği seven. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR