LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Sersem ifadesini içeren 42 kelime bulundu...

ahmak

  • (Humk. dan) Pek akılsız, sersem, şaşkın. Anlayışsız.

asime

  • Akılsız, şaşkın, sersem. (Farsça)

asime-gi / asime-gî

  • Akılsızlık, şaşkınlık, sersemlik. (Farsça)

asiven / âsiven

  • Şaşkın, sersem, aklı dağınık. (Farsça)

aval

  • Sersemlik derecesinde saf olma, bönlük.

babük

  • Ahmak, sersem adam.

beladet

  • Ahmaklık, sersemlik, kalınkafalılık. Budalalık.

beleh

  • Sersemlik, bönlük, ahmaklık, budalalık.

belid

  • (Belâdet. den) Ahmak, sersem, bön, budala.

bi-huş / bî-huş

  • Akılsız. Sersem, bunak.

bihuş / bîhuş / bîhûş

  • Akılsız, sersem.
  • Şaşkın, sersem.
  • Şaşkın, sersem.

deng

  • Hayran, şaşkın, şaşmış olan, ahmak, ebleh, bön, sersem. (Farsça)
  • İki katı maddenin tokuşmasından hasıl olan ses. (Farsça)
  • Pergel noktası. (Farsça)

ebrkar / ebrkâr

  • Şaşkın, sersem, ne yapacağını bilmeyen adam. (Ebr'in "bulutun" yerinde durmayıp gezici olmasından kinâye olarak, bu mânayı aldığı sanılmaktadır.) (Farsça)

ehvar

  • Şaşkın, şaşırmış kimse. Alık, sersem adam. (Farsça)

gevden

  • Sersem, ahmak, şaşkın, anlayışsız. (Farsça)

gul

  • Safdil, ahmak, bön, sersem. (Farsça)

haim

  • (Hâyim) Hayrette kalan. Mütehayyir. Sersem.

hetr

  • Bunama, alıklaşma. Ateh getirme, ihtiyarlıktan çocuk gibi olma.
  • Sersemleşme, aptallaşma.
  • Birisini kötüleme.
  • Acib emir.
  • Zahmet, meşakkat.
  • Enine yarmak.

hıyre-ser

  • Sersem, alık. (Farsça)

hıyre-serane

  • Alıkçasına, sersemcesine. (Farsça)

hıyre-seri / hıyre-serî

  • Alıklık, sersemlik. (Farsça)

hıyreser / خيره سر

  • Sersem. (Farsça)

humar / humâr

  • Sarhoşluk veren ve haram olan içkiden sonra gelen baş ağrısı.
  • Sersemlik.
  • Bir şeyin acısı burnundan gelmesi.
  • Sarhoşluğun verdiği sersemlik, başağrısı.

humari / humarî

  • Sarhoşluktan gelen sersemlik hâli.

humeka

  • (Tekili: Hamik) Ahmak, sersem.

karanitıs

  • Kişiyi sersem eden dimağ dolgunluğu.

lek

  • Ahmak, ebleh, sersem. (Farsça)
  • Yüzbin. (Farsça)
  • Kırmızı boya çıkarmaya yarayan bir maden. (Farsça)

mahmur

  • (Hamr. dan) Sarhoşluğun verdiği sersemlik.
  • Uyku basmış ağırlaşmış göz. Baygın göz.

mebhut

  • Hayretle, şaşkın, mütehayyir. Sersem.

mehyum

  • Şaşmış, hayrette kalmış, şaşırmış.
  • Sevgi ve aşkdan serseme dönmüş.

mülhid-i bihuş / mülhid-i bîhuş

  • Sersem mülhid, akılsız inkârcı.

mütevellihane / mütevellihâne

  • Sersemlik ve hayranlıkla. (Farsça)

na-perva

  • Pervasız, korkusuz, aldırışsız, çekinmez. (Farsça)
  • Sersem. (Farsça)

sam

  • Ölüm, mevt.
  • Yer altındaki altın damarı.
  • Gök kuşağı.
  • Ateş.
  • Sersemlik hastalığı.
  • Hazret-i Nuh'un (A.S.) oğullarından birinin ismi.

serasime / serâsîme / سراسيمه

  • Sersem. (Farsça)
  • Afallamış, sersemleşmiş. (Farsça)

serasimegi / serasimegî

  • Sersemlik. (Farsça)

sergeşte

  • Sersem. Başı dönmüş. Avâre ve mütehayyir olan. Hayrette kalmış. (Farsça)

sersam

  • İnsana sersemlik veren bir hastalık. (Farsça)
  • Sersem. (Farsça)

sümud

  • Taganni eylemek.
  • Eğlenmek.
  • Kibirlenip somurtmak.
  • Kafa tutmak.
  • Sersem olmak.

tevellüh

  • (Çoğulu: Tevellühât) (Veleh. den) Şaşakalma. Şaşırıp sersemleşme.
  • Hayran etme.
  • Kadını çocuğunden ayırma.

tevlih

  • Şaşırtma. Sersemleştirme.

velhan

  • Şaşakalmış, şaşkın, sersem.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR