LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Sarsıntı ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

amortisör

  • Otomobillerde veya diğer makinelerde sarsıntı, gürültü gibi şeyleri hafifletmeğe yarayan tertibat. (Fransızca)

bumehen

  • (Bumehin) Deprem, zelzele, yer sarsıntısı. (Farsça)
  • Koyun bağırsağı. (Farsça)

cünbiş-i zemin

  • Deprem, zelzele, yer sarsıntısı.

hareket

  • Kımıldanma. Davranış. Yola çıkmak. Bir cismin sabit bir noktaya göre yerinin veya durumunun değişmesi. Sarsıntı.

hareket-i arz

  • Deprem, yer sarsıntısı.
  • Zelzele, deprem, yer sarsıntısı.

ihfik

  • Yer sarsıntısı ve zelzeleler neticesinde meydana gelen yarıklar, çatlaklıklar.

ihtizaz / ihtizâz

  • Titreşim, sarsıntı.

irticac / irticâc

  • Çalkanmak. Heyecana gelme.
  • Sarsıntı. Muztaribane hareket etmek.
  • Sarsıntı.

irticaf

  • (Recfe. den) Sarsma, sarsıntı, çalkalama. Tahrik.

mikyas-ı zelazil

  • Yer sarsıntısının şiddet ve yönünü gösteren âletler.

mürcif

  • (Recefe. den) Fitne ve fesad için iftiralar ve yalan haberler neşrederek ortalığı karıştıran. Yalancı.
  • Mutlak bir şey ile meşgul olan.
  • Yer sarsıntısı. Zelzele.

mütezelzil

  • Sarsılan, sallanan, oynayan, sarsıntıda olan.

racife

  • Şiddetle sarsan sarsıntı. Dünyayı yerinden oynatan vakıa. İlk nefha.

tezelzül / تزلزل

  • Sarsıntı.
  • Sarsılma, deprenme.
  • Sarsıntı.
  • Sarsılma, sarsıntı. (Arapça)

tezelzüli / tezelzülî

  • Sarsıntı ile alâkalı. Sarsıntı nev'inhden.

zelazil

  • Zelzeleler. Yer sarsıntıları.

zelzal

  • (Zülzâl) Sarsıntı. Zelzele. Deprem. Sarsılma.

zelzele / زَلْزَلَه

  • Yer sarsıntısı.
  • Sarsma.
  • Deprem, sarsıntı.
  • Yer sarsıntısı, deprem.
  • Yer sarsıntısı.

zelzele-i beşeriye

  • İnsanî zelzele; insanın maddî ve mânevî hayatında meydana gelen sarsıntı, Dünya Savaşları, dinsizlik gibi.

zelzele-i firak / زَلْزَلَۀِ فِرَاقْ

  • Ayrılık sarsıntısı.
  • Ayrılık sarsıntısı.

zelzele-i hercümerc

  • Karma karışıklığın sarsıntısı.

zelzele-i içtimai ve beşeri / zelzele-i içtimaî ve beşerî

  • İnsanın sosyal hayattaki sarsıntıları.

zelzele-i maneviye-i islamiye / zelzele-i mâneviye-i islâmiye

  • İslâm dünyasında meydana gelen mânevî sarsıntı.

zelzele-i muzırra

  • Zarar veren sarsıntı, sallantı.

zelzele-i sekerat

  • Ölüm anındaki sarsıntı.

zelzele-i zeval ve firak / zelzele-i zevâl ve firak / zelzele-i zevâl ve firâk / زَلْزَلَۀِ زَوَالْ و فِرَاقْ / زَلْزَلَۀِ زَوَالْ و فِرِاقْ

  • Gelip geçicilik ve ayrılık sarsıntısı.
  • Son bulma ve ayrılığın sarsıntısı.
  • Son bulma ve ayrılık sarsıntısı.

zelzele-i zeval-i dünya / zelzele-i zevâl-i dünya / زَلْزَلَۀِ زَوَالِ دُنْيَا

  • Dünyayı yok eden sarsıntı.
  • Dünyanın son bulma sarsıntısı.
  • Dünyanın son bulma sarsıntısı.

zelzeleli

  • Sarsıntılı.

zelzelet-üs saa / zelzelet-üs sâa

  • Kıyamet sarsıntısı. Kıyamet kopması ânında meydana gelecek olan çok müthiş zelzele.