LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Sakinma ifadesini içeren 67 kelime bulundu...

adalet / adâlet

  • Her işte hakkı gözetme ve orta yolu tutma. Haklıya hakkını verme. Haksızlıktan sakınma. Zulmün zıddı, kânun önünde eşitlik.

azimet / azîmet

  • Kuvvetli irâde, istek, arzu. Haramlardan, dinde yasak edilen şeylerden sakınmakla berâber, mümkün olduğu kadar ruhsatlardan yâni dinde izin verilen kolaylıklardan uzak durup; evlâyı, en iyi olduğu bildirilenleri, nefse zor gelenleri yapmak; takvâ yol u.

bak / bâk

  • Korku, havf, çekinme, sakınma. (Farsça)

ceyvad

  • İttika', günahtan sakınma. (Farsça)

edeb

  • Güzel hallere ve huylara sâhib olma ve utanılacak hareketlerden sakınma, her hususta haddini bilip, sınırı gözetme hâli.
  • Namazda müstehab ve mendup olan şeyler.

ef'al-i mükellefin / ef'âl-i mükellefîn

  • İslâm dîninde mükelleflerin (dînî vazîfeleri yerine getirmekle yükümlü, sorumlu kimselerin) yapmaları ve sakınmaları lâzım olan emirler ve yasaklar. Ahkâm-ı İslâmiyye (fıkıh bilgileri), din bilgileri.

el-buğzu fillah

  • Allah için buğzetmek. Bütün şiddet, adavet ve düşmanlık Cenab-ı Hakk'ın (C.C.) rızası dairesindedir. İhlâsı kıracak, hissî hareketten sakınmaktır.

emr-i teklifi / emr-i teklîfî

  • Allahü teâlânın insanlara yapmaları veya sakınmaları için verdiği emirler. Buna Emr-i teşrîî de denir.

fegak

  • Haremini yabancılardan sakınmayan, kaltaban.

harac

  • Güçlük, sıkıntı, eziyet.
  • Bir farzı yapma veya haramdan sakınma esnâsında karşılaşılan güçlük.
  • Müslüman olmayan vatandaşlardan seneden seneye alınan toprak vergisi.

hayr

  • Sakınmak.
  • Büyük avlu.

hazer / حذز / حَذَرْ

  • Sakınma, kaçınma, korunma, çekinme.
  • Sakınma. (Arapça)
  • Sakınma.

i'tisam

  • Günahlardan sakınmak.
  • Pâk olmak.
  • Bir şeye yapışarak sıkı tutmak ve korunmak.

ictinab / ictinâb

  • Çekinmek. Sakınmak. Uzak olmak.
  • Çekinme, sakınma.
  • İçtinap, sakınma, kaçınma.

içtinab / içtinâb

  • Uzak durma, sakınma.

ictinab / اجتناب

  • Sakınma.

içtinab-ı kebair / içtinab-ı kebâir

  • Büyük günahlardan kaçınmak, sakınmak.

ictinap

  • Kaçınma, sakınma.

ihram / ihrâm

  • Hacıların örtündükleri dikişsiz elbise.
  • Yün yaygı. Büyük yün çarşaf.
  • Fık: Hac veya umreyi yada her ikisini eda etmek için mübah olan şeylerden bazılarını nefsine menetmek ve onlardan sakınmak.
  • Mîkât denilen mahalde (yerde) hacca veya umreye niyet ederek, peştemal gibi dikişsiz iki parça örtüyü giymek ve telbiye getirmek sûretiyle, daha önce mubah (serbest) olan bâzı şeyleri kendine haram kılmak yâni bunları yapmaktan sakınmak. İhrâmlı kims eye muhrim denir. İhrâm elbisesinin belden aşağı

ihsan

  • (Hısn. dan) Sağlamlaştırmak. Tahkim etmek.
  • Zevcesini nâmahremden korumak. Kadın kendisini haramdan sakınmak.
  • Ehl-i azamet olmak.

ihtifaz

  • Darılma, küsme.
  • Bir şeyi nefsine hasretme.
  • Kendini sakınma, muhafaza etme.

ihtiraz / ihtirâz / اِحْتِرَازْ

  • Sakınmak, çekinmek, kaçınmak.
  • Sakınma, çekinme.
  • Sakınma.

ihtirazi / ihtirazî / ihtirâzî

  • Çekinmeye ait, sakınmayla alâkalı.
  • Çekinme, sakınma ile ilgili.

ihtiyat

  • Sakınmak. İşleri iyi düşünmek. Tedbirlilik. İşlerde basiret üzere bulunmak. Yedek.

ihtizar / ihtizâr

  • Hazer etmek. Korunmak. Sakınmak.
  • Çekinme, sakınma.

ilm-i ahlak / ilm-i ahlâk

  • İyi huylar edinme ve kötü huylardan sakınma yollarını öğreten ilim.

işfak

  • Acıyarak sakınma. Şefkat ve inayet etme.
  • Sevme.
  • Sakınma ve korkma.
  • Azaltma.
  • Lütfetme, bağış, ihsan.

ismet

  • Peygamberlerin sıfatlarından biri. Peygamberlerin, peygamber oldukları bildirilmeden önce ve sonra; küçük olsun, büyük olsun bilerek veya bilmeyerek günah işlemekten korunmuş olmaları.
  • Günahlardan sakınma, kötü ve çirkin şeylerden uzak durma.

ittika / ittikâ

  • Korkup sakınma.
  • Sakınmak. Çekinmek. Günahlardan ve bütün kötülüklerden kendini çekmek. Takvâ ile amel etmek.
  • Sakınma.
  • Sakınma. Takva ehlinden olma.
  • Allahü teâlâdan korkma, haramlardan, günâhlardan sakınma.

koç yiğit

  • Güçlü kuvvetli, bahadır, gözünü budaktan sakınmaz, cengâver.

la't

  • Sakınmak, sakındırmak.

laübali / lâübâlî

  • Başkalarıyla saygısızlığa varacak şekilde senlibenli; çekinmesi ve sakınması olmayan.

mahzure

  • Çekinme, sakınma, içtinâb etme.
  • Cidâl, muharebe.

mecane

  • Ne bulursa sakınmadan yapmak. Mecnunluk.

mücanebet

  • Sakınma. Çekinme. İnsanlardan uzağa bir tarafa çekilme.

müdahere

  • Çekinmeden ve sakınmadan mukavele yapma.

münzevi / münzevî

  • İslâmiyet'in emirlerini yapmak, yasaklarından sakınmak, kötülüklerden korunmak ve kalb huzûru ile ibâdet yapabilmek için bir köşeye çekilmiş olan kimse.

mürabata

  • Bağlamak.
  • Düşman gelecek yerleri gözleyip sakınmak.

müşarata / müşârata

  • Şartlaşma, sözleşme. Nefs muhâsebesinin (nefsi hesâba çekmenin) ilk basamağı olup, Allahü teâlânın beğendiği işleri yapma, beğenmediklerinden sakınma ve âhirete hazırlanma husûsunda nefsle sözleşme.

neuzü billah / neûzü billah

  • "Allahü teâlâya sığınırız" mânâsına, tehlikeli hâllerden ve îmânı gideren şeylerden sakınma ve korkma mânâsını ifâde eden bir söz.

niyet-i içtinab

  • Kaçınma, sakınma niyeti.

perhiz

  • Sakınmak, çekinmek. (Farsça)
  • Vücuda zararlı ve tıbben muzır; ve dinen, zevk veren şeylerden sakınmak. (Farsça)
  • Hastalıkta bazı yiyecek ve içeceklerden sakınmak. (Farsça)

perva / pervâ

  • Çekinme, sakınma, korku.

sabr

  • Emirleri yapmakta, yasaklardan sakınmakta, başa gelen belâ ve musîbetlere tahammül etme, katlanma.

sedd-i zerai'

  • Şer'an memnu olan bir şeye vesile teşkil eden mübah fiillerin de men edilmesi. "Def-i mefasid, celb-i menafiden evlâdır." Buna binaen insan, şer'an memnu olan herhangi bir şeye sâik olacak şeylerden sakınması icab eder, o şeyler hadd-i zâtında mennu olmasa da. Bu husus Mâlikî Mezhebinde delil kabul

şiddet-i takva / şiddet-i takvâ / شِدَّتِ تَقْوَا

  • Şiddetle günahlardan sakınma.

tahaffuz

  • Korumak, sakınmak. Kendini muhafaza etmek.
  • Barınmak.
  • Korunmak, sakınmak.

taharrüm

  • (Haram. dan) Haramdan sakınma. Kaçınma, sakınma, çekinme.

taharrüs

  • Sakınmak, korunmak.

taharrüz

  • Sakınma, çekinme, korunma.

tahazzür

  • (Hazer. den) Sakınma, korunma, çekinme.

takıyye / تقيه

  • İdâre, korunmak, sakınmak; iki yüzlülük; sevmediği kimse ile dost geçinmek. Bir kimsenin hakîkatte sâhib olduğu görüş ve inancını saklaması.
  • Sakınmak. Kendini koruyup çekinmek.
  • Birinin mensub olduğu mezhebi gizlemesi.
  • Mümâşât.
  • Sakınma, çekinme.
  • Sakınmak, kendini koruyup, çekinmek.
  • Birinin bağlı olduğu mezhebi gizlemesi.
  • Gizleme. (Arapça)
  • Sakınma. (Arapça)
  • Takıyye yapmak: (Arapça)
  • Mezhebini gizlemek. (Arapça)
  • Amacını gizlemek. (Arapça)

takva / takvâ / تَقْوٰي

  • Allahü teâlâdan korkarak, haramlardan (yasaklardan, günâhlardan) sakınmak. Harama düşmemek için, şüphelilerden (haram veya helâl olduğu belli olmayan şeylerden) sakınmaya ise verâ denir. Bu bakımdan, haramlardan daha çok sakınma derecesi olan verâ da takvânın mânâsı altına girer.
  • Günahlardan sakınma.
  • Günahlardan sakınma.

tasavvün

  • Kendini sakınmak.

tebezzül

  • Terk-i hıfz etmek; yâni ne olursa sakınmayıp her yerde kullanmak.

tecanüb / tecânüb

  • Sakınma. Çekinme.
  • Sakınma.

tecennüb

  • Sakınma. Çekinme.
  • Sakınma, uzak durma.

tedeyyün

  • Dinini sakınmak.
  • (Deyn. den) Borçlanma. Borca girme.

teessüm

  • (İsm. den) Günahtan sakınma.

tehami

  • (Çoğulu: Tehâmiyât) Kendini sakınma, korunma.
  • Avukatlık etme.

tehaşi

  • (Haşy. dan) Korkup çekinme, sakınma.

tevakki / توقى

  • Çekinme, hazer etme, sakınma, korunma.
  • Çekinme, sakınma, korunma.
  • Sakınma, korunma, çekinme. (Arapça)

teverru'

  • Haramdan ve şüpheli şeylerden sakınmak.

tevkıye

  • Çok sakınmak.

tukye

  • Sakınma.

vara'

  • Haramdan ve yaramaz işlerden sakınmak.

vera' / verâ'

  • Haramlardan ve helâl ve haram olduğu bilinmeyen şüpheli şeylerden sakınmak.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR