LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Sahtiya ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

arten

  • Bir ot cinsidir ki, debbağlar onunla gön ve sahtiyan dibâgat ederler.

ayhüm

  • Ağaç kökü.
  • Kırmızı sahtiyan.

cülüban

  • Sahtiyandan yapılan dağarcığa benzer bir kap.

debbağ

  • Derileri sepileyip meşin, sahtiyan, kösele vesaire yapan.

dihan

  • Kırmızı deri, sahtiyan.
  • (Tekili: Dühn) Vücuda sürünülecek yağlar.

edim

  • Sahtiyan, tabaklanmış deri.
  • Satıh, yüz, zemin.

erta

  • Bir ağaç cinsidir ve yaprağıyla debbağlar sahtiyan boyarlar.

gön

  • Tabaklanmış deri, her çeşit meşin, sahtiyan vesaire.

hafe

  • İçine bal konulan sahtiyan tuluk.

huzafe

  • Sahtiyan kırpıntısı.
  • Bez kırpıntıları.

külbet

  • Sıkıntı, zorluk, ıztırab. Şiddet.
  • İki sahtiyan arasına konup dikilen kırmızı kayış.

kurzum

  • Kavafların ve kunduracıların üzerinde gön ve sahtiyan kesip düzelttikleri yuvarlak tahtalar.

makrut

  • Selem ağacının yaprağıyla dibâgat olan gön ve sahtiyan.

mün'al

  • Altına gön ve sahtiyan konulmuş nesne.

mutreka

  • Üstüne sahtiyan bürünmüş kalkan.

nagl

  • Çürük sahtiyan.

nat'

  • (Çoğulu: Nütu'-Entâ') Sahtiyan döşek.
  • Zahir olmak, âşikâre olmak, görünmek.

perandah

  • Sepilenmiş deri sahtiyan. (Farsça)

semit

  • Temiz pişirilmiş olan kebap.
  • Arınmış, temizlenmiş ve pâk olmuş.
  • Doldurulmuş bağırsak.
  • Birbiri üstüne yığılmış kiremit.
  • Bir kat sahtiyan.

şetibe

  • Uzununa kesilmiş olan sahtiyan parçası.

sirad

  • Gön, sahtiyan.

şüfre

  • (Çoğulu: Eşfâr) Yassı büyük bıçak.
  • Gön ve sahtiyan kestikleri bıçkı.
  • Kılıç ağızı.
  • Kirpik biten yer.

tesrid

  • Sahtiyan dikmek.
  • Kırba dikmek.

tıraf

  • Gönden veya sahtiyandan yapılan ev.
  • Cild.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın