LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te SOFA ifadesini içeren 18 kelime bulundu...

behv

  • Çardak. (Farsça)
  • Köşk. (Farsça)
  • Sofa. Salon. (Farsça)
  • Cumba. (Farsça)

behvet

  • Sofa.
  • Çardak.
  • Odaların önüne yapılan oda.

besare

  • Sofa, salon. Divanhâne. (Farsça)

besare-nişin / besâre-nişin

  • Sofada oturan, uşak, hâdim, hizmetçi. (Farsça)

beykem

  • Oda, salon, sofa. (Farsça)
  • Kasr, köşk. (Farsça)

dekke

  • Ufalanmak. Pâre pâre olmak.
  • Vurmak, döğmek.
  • Seki, sofa.

divanhane / divanhâne / dîvanhâne / د۪يوَانْ خَانَه

  • Geniş sofa, salon.
  • Geniş sofa, salon.

ehl-i suffe

  • Suffe ehli ki bunlar, Medine'deki Mescid-i Nebevî'nin sofasında kalırlar ve burada Hz. Peygamber'den dni öğrenirlerdi.

evavin

  • (Tekili: İyvan) Büyük salonlar, sofalar, holler. Kasırlar, köşkler.

eyvan

  • Köşk. Büyük salon. Büyük sofa. Divanhâne. (Farsça)

hayat

  • Kasaba ve köy evlerinde üstü kapalı, bir, iki veya üç tarafı açık sofa.
  • Avlu.

hol

  • ing. Sofa.

necire

  • Bulamaç aşı.
  • Kızgın taş ile kızdırılmış su.
  • Kârgir duvar.
  • Tahtadan veya ağaçtan olan sofa.
  • Çulhaların beze sürdükleri haşil.

sehve

  • Ev önünde yapılan sofa.
  • Gevşek yürüyüşlü deve.

serdab

  • Yer altında olan serin ve soğuk oda, bodrum. Böyle yerler ekseriyetle sıcak bölgelerde, gündüzleri sıcaktan korunmak için yapılırdı. Anadolu'nun bazı yerlerinde buna "zir-i zemin" denilir. (Farsça)
  • Tar: Padişah saraylarında, sağ ve sol taraflarında birer oda bulunan üç köşeli sofalara verilen (Farsça)

sufef

  • (Tekili: Sofa) Sofalar.

suffa

  • (Suffe) Sofa, avlu.
  • Set. Seki.
  • Sofa, suffe.

suffe / صفه

  • Sofa. (Arapça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın