LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Süsleyen ifadesini içeren 28 kelime bulundu...

alemara / âlemârâ / عالم آرا

  • Dünyayı, âlemi süsleyen. (Farsça)
  • Dünyayı süsleyen. (Arapça - Farsça)

amay

  • Süsleyen, dolduran mânasına gelir ve kelimelere eklenerek kullanılır. (Farsça)

ara / ârâ / آرا

  • Süsleyen. Bezeyen. (Farsça)
  • Süsleyen. (Farsça)

büraka

  • Bütün gün yüzünü süsleyen kadın.
  • Yemek sırasında bir kimseye kızıp, yemeği kimseye vermeyip yalnız yiyen kadın.

desen

  • Eşyanın, rengini göstermeden, yalnız şeklinin bir satıh üzerine çizilmişi. (Fransızca)
  • Bir kumaşı süsleyen şekiller. (Fransızca)

dil-ara / dil-ârâ

  • Kalbi süsleyen, gönlü zinetlendiren. (Farsça)
  • Gönül avutan, gönül süsleyen.

dilara / dilârâ / دل آرا

  • Gönül süsleyen. (Farsça)

erike-ara / erike-ârâ

  • Tahtı güzelleştiren, süsleyen (Padişah.) (Farsça)

erike-pira / erike-pirâ

  • Tahtı süsleyen, pâdişah. (Farsça)

evreng-zib

  • Tahtı süsleyen. Hükümdar, padişah. (Farsça)

ezhar-ı müzeyyene-i ravza-i safaiye

  • İçinde safâ sürülecek olan bahçeyi süsleyen çiçekler.

gülşen-ara / gülşen-ârâ

  • Gül bahçesini süsleyen. (Farsça)

hafıza-pira / hâfıza-pirâ

  • Hafızayı süsleyen. (Farsça)
  • Uğur sayılarak ezberlenen şey. (Farsça)

haliye

  • (Çoğulu: Havâlî) Kendini süsleyen kadın.

hodara

  • (Hod-ârâ) Kendini süsleyen, kendini medheden, öven. (Farsça)

kainat-efruz / kâinat-efruz

  • Kâinatı süsleyen, cihanı donatan. (Farsça)

meclis-ara / meclis-ârâ

  • Meclisi süsleyen. (Farsça)
  • Meclisi süsleyen.

mehd-ara

  • Beşik süsleyen. (Farsça)

meşşat

  • Tarak yapan, tarakçı.
  • Süsleyen, tarayan.

meşşata

  • Süsleyen, tarayan.

meşşate / meşşâte / مشاطه

  • Gelin süsleyen. (Arapça)

mukannibe

  • Gelin süsleyen kadın.

mütesavvıf

  • Gafletten uzak yâni her an Hakk'ı zikreden, kalbini mânevî kirlerden temizleyen ve Allahü teâlâdan başka her şeyi gönlünden çıkaran, rûhunu cenâb-ı Hakk'ın zikri ile (anmakla) süsleyen tasavvuf ehli, velî, mürşid, ahlâk-ı hasene sâhibi. Çoğulu mütesa vvifûn, mütesavvifîn ve mütesavvife'dir.

müzeyyin / مُزَيِّنْ

  • Herşeyi eşsiz sanatıyla süsleyen, güzelleştiren Allah.
  • Tezyin eden, süsleyen, ziynetlendiren.
  • Süsleyen, her eserini harika nakışlarla süsleyen Allah.
  • Süsleyen.

nasiye-pira

  • Alnı süsleyen. (Farsça)

tezyin eden

  • Süsleyen.

tıraz

  • " Süsleyen, donatan" anlamlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Şükufe-tıraz : Çiçek süsleyen. (Farsça)

tırazende

  • Süsleyen, donatan, süsleyici. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın