LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Süslenmiş ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

araste / ârâste / آراسته

  • Bezenmiş süslenmiş. (Farsça)
  • Çarşının bir esnafa mahsus kısmı. (Farsça)
  • Vaktiyle ordu çarşısı, ordugâhta kurulan seyyar çarşı. (Farsça)
  • Süslenmiş, süslü. (Farsça)

areste

  • Süslenmiş, bezenmiş. (Farsça)

arus

  • Süslenmiş gelin, güveyi.
  • Güneş. Gök.
  • Kim: Kükürt.

füseyfisa

  • Küçük boncuk taneleriyle veya taş ve cam parçalarıyla süslenmiş satıh.

gevher-nişin

  • Cevherlerle süslenmiş. (Farsça)

ıslit / ıslît

  • Zinetli kılıç, üzeri süslenmiş kılıç.

kusur-u müzeyyene / kusûr-u müzeyyene

  • Süslenmiş saraylar, köşkler.

levha-i müzeyyene ve münevvere

  • Süslenmiş, nurlu levha.

menkuş

  • (Nakş. dan) Nakşolunmuş. İşlenmiş. Nakış yapılmış. Boya ile süslenmiş.

mevcud-u müzeyyen

  • Süslenmiş varlık.

mücevher

  • Cevher ile süslenmiş. Elmaslı. Çok kıymetli.
  • Mc: Kıymetli fikir veya söz.
  • Edb: Yalnız noktalı olan harfleri, ebced hesabına göre sayıldığı zaman, tarih çıkan beyt veya mısra.

muhalla

  • Süslenmiş. Süs yapılmış.

mükellef

  • Bir şeyi yapmağa mecbur olan. Vazifeli. Muvazzaf.
  • Bir şeyi ödemeğe mecbur olan.
  • Mükemmel hazırlanmış, külfetle süslenmiş olan.

müntakış

  • İşleme ile süslenmiş.

murassa / murassâ / مرصع

  • Değerli mücevherlerle süslenmiş şey.
  • Değerli taşlarla süslenmiş. (Arapça)

murassa'

  • Süslü. Kıymetli taşlarla süslenmiş. Sırmalı.
  • Birbirine yanaştırılmış. Oturtulmuş.
  • Edb: İki mısra veya iki fıkrası birbiri ile aynı vezin ve kafiyede olan söz veya beyit.
  • Bir nevi yazı.

murassaat

  • (Tekili: Murassa') Murassâlar. Cevher ve inciler gibi şeylerle. Süslenmiş olanlar. Takdir edilip yerleştirilmiş süslü ve kıymetli şeyler.

murassaatlı

  • Değerli taşlarla süslenmiş.

müressem

  • (Resm. den) Yapılmış, çizilmiş. resmolunmuş. Resmi yapılmış.
  • Çiçekler ve resimlerle süslenmiş.

musaffa

  • Sâfileşmiş. Temizlenmiş. Süslenmiş.

müşennef

  • Küpe takınmış, küpeli. Küpe takarak süslenmiş.

mütehalli

  • (Haly. dan) Süslenmiş, bezenmiş, donanmış.

mütezeyyin

  • Süslenmiş.

mütezeyyine

  • Süslenmiş.
  • Süslenmiş.

muvaşşah

  • (Vişâh. dan) Süslenmiş, süslü.

müzehheb

  • Altından yapılmış; altın suyu ile süslenmiş, yaldızlanmış.

müzeyyen / مُزَيَّنْ

  • Bezenip süslenmiş, ziynetli.
  • Süslenmiş, süslü.
  • Süslenmiş.

müzeyyenat / müzeyyenât

  • Süslenmiş şeyler.
  • Süslenmişler, ziynetlenmiş olan güzel şeyler.

müzeyyene

  • Süslü, süslenmiş.