LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Sürç ifadesini içeren 38 kelime bulundu...

aserat

  • Sürçmeler, yanılmalar.
  • Ayak kayması.

asre

  • (Çoğulu: Aserât) Ayak kayma, sürçme, yanılma.

aşşar

  • A'şar tahsildarlığı yapmış olan kimse. Öşürcü, ondalıkçı.

asyar

  • Dayanmak.
  • Sürçmek.

aşyere

  • Dayanmak. Sürçmek.

cesurane / cesurâne

  • Cesurca, korkusuzca.

feletat / feletât

  • Yanlışlar, yanılmalar, sürçmeler, tutarsızlıklar.
  • Sürçmeler, falsolar.

haydarane

  • Hz. Ali gibi. Kahramanca, yiğitçe, cesurca. (Farsça)

hefevat

  • (Tekili: Hefve) Yanlışlıklar, yanılmalar.
  • Ayak kayması. Sürçmeler, kaymalar.

hefvan

  • Yanılma, yanlışlık.
  • Süratle gitme, hızla gitme.
  • Ayak kayıp sürçme.

hefve

  • (Çoğulu: Hefevât) Sürçme, ayak kayması.
  • Mc: Hata, yanılma. Zelle.

hey'atın feletatı / hey'atın feletâtı

  • Birini taklit eden kimsenin taklitçiliğini gösterip ilân eden sürçmeleri, falsoları. Kemalât-ı ruhiye veya mükemmelliğin iktizası olan umum ahvaldeki fıtrîlik ve müvazeneyi o seviyede olmayanın sun'î taklitteki gayr-ı fıtrîliği.

i'sar

  • Sürçtürmek, ayak kaydırmak.
  • Zemmetmek, kötülemek.

ızlak-ı akdam / ızlak-ı akdâm

  • Ayakların sürçüp kayması.

kebv

  • Davarın, başını vücuduna sürçmesi.
  • Çakmak çöngelip ateşi çıkmaz olmak.
  • Görmek.
  • Kabın içindekini dökmek.
  • Ateşi kül bürüyüp örtmek.

lagz

  • Kayma, sürçme.

lağz / لغز

  • Sürçme. (Arapça)

lagzan

  • Kayan, sürçen. (Farsça)

lagzide

  • Kaymış, sürçmüş. (Farsça)

lagzide-pay / lagzide-pây

  • Ayağı kaymış. Ayağı sürçmüş. (Farsça)

lagziş

  • Sürçme, kayma. (Farsça)
  • Kayış, sürçüş. (Farsça)

lağziş / لغزش

  • Sürçme, kayma. (Farsça)

muaşşir

  • (Aşr. dan) Ondalıkçı. Öşürcü. Aşar memuru.

mütezellik

  • Sürçen, kayan.

şebib

  • Bıçak üstüne sürçmek.

şibab

  • Bıçak üstüne sürçmek.
  • At neşesi.

teas

  • Sürçüp yüzü üstüne düşmek.

tekrir

  • Tekrar etme, bir daha yapma, söyleme, tekrarlama.
  • Edb: Sözün tesirini kuvvetlendirmek için bir sözü bile bile tekrar etme san'atı.
  • Tecvidde: Harf okunduğu zaman dilin sürçmesine denir. Râ harfine âid olan bir sıfattır. Buna mükerrir harfi de denir.

tezelluk

  • Kayma, sürçme.

tezlik

  • (Çoğulu: Tezlikât) Sürçtürme, kaydırma.
  • Başın saçını yolmak.

vakre

  • Davarın tırnağının taşa dokunup sürçmesi.

yemin-i lağv / yemin-i lâğv

  • Alışkanlıkla veya dil sürçmesiyle veya sehven yapılan yemindir (ki; şer'an kefâret lâzım gelmez).

zelak

  • (Zelk) Yolmak (tıraş gibi).
  • Sürçmek. Ayağın kayması.

zelil

  • Sürçüp düşen.
  • Yanılan.

zelk

  • Sürçme, kayma.

zell / زل

  • Yanlışlık yapma, yanılma.
  • Ayağı sürçme, kayma.
  • Sürçme, kayma. (Arapça)

zellat

  • (Tekili: Zelle) Yanılmalar, yanlışlar.
  • Sürçmeler, kaymalar.
  • Hatalar.

zelle

  • Sürçme, sürçüp kayma.
  • Yanılma. Yanlış. Ufak suç.
  • Sürçme, yanılma.
  • Ayak sürçüp kayma.
  • Hata, suç.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR