LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Reks ifadesini içeren 37 kelime bulundu...

abes

  • Saçma, gayesiz, hikmetsiz, gereksiz.

bed-dil

  • Korkak, yüreksiz. (Farsça)

bedzehre

  • Korkak, yüreksiz, ödlek kimse. (Farsça)

bi-ciğer / bî-ciğer

  • Korkak, ciğersiz, yüreksiz. (Farsça)

cebin / جَبِينْ

  • Korkak, yüreksiz.

cerbeze

  • İşleri incelemek, anlamak kuvvetini, lüzumsuz yerlerde kullanmak, ukalâlık etmek, gereksiz aklî yorumlarda bulunmak. Hikmetin aşırısı.

darül hikmetil islamiye

  • (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes'elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa

fazla

  • Çok ziyâde, artık, artan.
  • İleri.
  • Gereksiz, lüzumsuz.
  • (Çoğulu: Fazalât) Kazurat, pislik.

feşil

  • (Çoğulu: Efşâl) Korkak, cesaretsiz, yüreksiz.

fevziye

  • Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması üzerine II.Sultan Mahmud tarafından eski odalar mevkiine verilen isimdir. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması esnasında, yeni odalar Kara Cehennem'in attığı yağlı paçavralarla yanmış, eski odalar da ocağın ilgasından birkaç gün sonra yıktırılmıştır. Gerek yanan ve gerekse

fuzul / fuzûl / فضول

  • Fazla, çok. (Arapça)
  • Gereksiz, fuzuli. (Arapça)

füzulat / füzûlât

  • Gereksiz ve faydasız şeyler.

fuzuli / fuzûlî / فضولى / فُضُول۪ي

  • Gereksiz, fazlalık.
  • Zevzek, boşboğaz. (Arapça)
  • Gereksiz, boşuna, fazladan. (Arapça)
  • Gereksiz.

fuzuliyane / fuzûlîyâne

  • Gereksiz ve fazlalık olarak.

galat-ı tahakkümi / galat-ı tahakkümî

  • Bir kelimenin gerek lâfzı ve gerekse mânası itibariyle herkesin kullandığı gibi kullanılmaması.Bu, başlıca üş şeyden olur:1- Nazımda vezne uydurmak için bir kelimenin telâffuzunu değiştirmek, hecesini uzatmak ve kısaltmak yahut harfini gizlemek.2- Çeşitli mânâları olan bir kelimeyi meşhur olmayan bi

havayic / havâyic / حوایج

  • İhtiyaçlar, gereksinimler. (Arapça)

ihtiyac / ihtiyâc / احتياج

  • Gereksinim (Arapça)
  • Yoksulluk. (Arapça)

ihtiyacat / ihtiyâcât / احتياجات

  • Gereksinimler. (Arapça)

inad-ı mecazi / inad-ı mecazî

  • Gerçek hedefine yöneltilmeyen gereksiz ve faydasız inat.

israf / isrâf

  • Gereksiz yere harcama.

israf-ı kelam / israf-ı kelâm

  • Gereksiz söz söyleme.

israfat / isrâfât

  • Gereksiz harcamalar.

mübezzir

  • Lüzumsuz, gereksiz harcayan.

münkati'

  • Kesilen, kesik arkası gelmeyen, son bulan, süreksiz.

mütekellif

  • Gereksiz külfete giren, gösterişe kapılan.

na-bayeste

  • Lüzumsuz, gereksiz. Uygun ve münasib olmıyan. (Farsça)

na-paydar

  • Süreksiz, geçici. Sebatsız, kararsız, durmaz. (Farsça)

ne hacet / ne hâcet

  • Gereksiz.

niyaz

  • Yalvarma, yakarma, dua.
  • Rağbet ve istek.
  • Hacet, ihtiyaç, gereksinme.

pencruze

  • Beş günlük. (Farsça)
  • Süreksiz, pek az. (Farsça)

sefahet ehli

  • Zevk ve eğlenceye düşkün olan ve sermayesini gereksiz yere harcayanlar.

talak-ı ric'i / talâk-ı ric'î

  • Geri dönülebilen talâk. Zevceye yaklaştıktan sonra, sarîh (açık) veya işâretle, üç adedine veya bir ivaza (bedele, karşılığa) bağlı olmaksızın ve beynûnete yâni ayrılığa delâlet eden (gösteren) bir sıfatla sıfatlanmamış ve bir şeye teşbîh edilmemiş (benzetilmemiş), gerek sarîh (açık), gerekse talâk-

tefaric

  • (Tekili: Tefric) Yırtmalar, genişletmeler.
  • Ferah vermeler.
  • Korkaklar, zaifler, yüreksizler.
  • (Tifrac) Yırtmaçlar, aralıklar.

tenkih

  • Araştırıp, dikkat edip bir şeyin sonuna hakikatına ermek.
  • Bir şeyin fazla ve gereksiz kısımlarını çıkarıp kısaltarak düzeltmek.
  • Temizlemek.
  • Bütçe tanzimi için maaşları azaltmak.

vekil-i fuzuli / vekil-i fuzulî

  • Gereksiz vekil.

vesvese

  • Kuruntu, gereksiz kaygı.

zaid / zâid / زائد

  • Artan. Fazlalık. İlâve olunmuş.
  • Lüzumsuz, gereksiz.
  • Gr: Te'kid için söylenen.
  • Mat: Müsbet işareti, artı. (+)
  • Artık. (Arapça)
  • Artan. (Arapça)
  • Artı. (Arapça)
  • Gereksiz. (Arapça)