LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Patla ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

bahak

  • Göz patlama veya patlatma.

cahız / câhız

  • Asıl ismi Amr İbn-ül Bahr olan ve gözünün hadekası çıkık olduğu için bu isimle anılan büyük bir Arab edibi.
  • Patlak gözlü adam.

ebecc

  • Patlak gözlü adam.

hakaik-i müberhene ve ilmiye

  • İlmî ve delillerle ispatlanan hakikatler, gerçekler.

hornito

  • İsp. Küçük fırın.
  • Jeo: Genellikle patlamalar neticesinde meydana gelen, lâv fışkırmalarının volkan selleri yüzeyinde meydana getirdiği kabarcık.

humbara

  • Küçük küp. (Farsça)
  • Ask: Demir veya tunçtan dökülmüş, içi boş ve yuvarlak olarak yapılan ve içine patlayıcı maddeler doldurularak havan topu veya elle atılan harp aleti. Havan topu ile atılana havan humbarası, elle atılana da el humbarası denirdi. (Farsça)
  • Para biriktirmek için kullanılan topr (Farsça)

infilak / infilâk / انفلاق / اِنْفِلَاقْ

  • Açılma. Yarılma. Patlama. İnşikak etme.
  • Patlama, parlama.
  • Patlama.
  • Patlama. (Arapça)
  • Patlama.

insıdam

  • (Sadme. den) Patlama. Tazyik ile bir şey atma.

intırak

  • Gürleme. Patlama.

isbat-ı sani-i vahid / isbat-ı sâni-i vahid

  • Cenâb-ı Hakkın varlığının ve birliğinin ispatlanması.

ispat-ı vücut

  • Kendi varlığını ispatlama.

mahmud şevket paşa

  • 31 Mart Hâdisesi patlak verdiği sırada Selânik'te bulunan Redif Tümeninin kumandanı.

mayın

  • ing. Karada ve denizde, daha çok gizlendirilerek konulan ve temas edilince patlayan bomba.

mebde-i infilak / mebde-i infilâk

  • Patlamanın başlangıcı.

misket

  • Alaybozan tüfeği. Patlayan bombadan etrafa sıçrayarak tahribe, yaralanmaya ve ölüme vesile olan sert parça. Eskiden kullanılmış geniş çaplı bir silâh. (Fransızca)
  • Güzel kokulu meyve. (Elma, üzüm vs.) (Fransızca)

müberhene

  • Delillerle ispatlanmış.

mütefellik

  • Patlayan, infilâk eden.

nariyye

  • Nar ile alâkalı, nara mensub. Ateşten, yanıp tutuşur, patlar olan şey.

nazariyat / nazariyât

  • Kitabî bilgiler, görüşler, ispatlanmamış düşünceler.

nazariyet

  • Teorik; kesin olmayan ispatlanmamış ilmî görüş.

rovelver

  • (Aslı: Revolver-Lüverver) Tabanca. Küçük silâh. Toplu tabanca. Altı patlar denilen, altı mermi alan tabanca. (Fransızca)
  • Peşpeşe altı mermi atabilen bir tür tabanca, altıpatlar.

sabit / sâbit

  • İspatlanmış, kanıtlanmış.
  • Değişmeyen.

sademat

  • (Tekili: Sadme) Vuruşlar, patlamalar.
  • Ansızın başa gelen belâlar.

sadme

  • Bir vuruş, çarpma, vurma, çatma.
  • Birden bire patlama.
  • Ansızın başa gelen musibet.

sebr ve taksim

  • Mantıkta kullanılan bir ispatlama yöntemi; bir şeyi kısımlara bölmek, sonra bütün bu kısımları sırayla çürüterek son kalan kısmın doğruluğunu ispat etmek.

zehreçak / zehreçâk

  • Çok korkmuş, ödü patlamış. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR