LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Parasız ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

aşevi

  • Yoksullara parasız olarak yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane.
  • Para ile yemek yenilen yer, lokanta.
  • Düğün gibi toplantılarda, yemekleri hazırlamak için iğreti mutfak olarak kullanılan yer.
  • Bazı tekkelerde yemek pişirilen yer.

bedava / bedâva

  • Parasız, meccanen, karşılıksız. (Farsça)
  • Mc: Çok ucuz. (Meselâ: Bunu bu fiata bedava almışsın, cümlesinde olduğu gibi.) (Farsça)
  • Beleş, parasız.

bi-saman / bî-sâman

  • Sermayesiz, parasız. (Farsça)

bila-ücret / bilâ-ücret

  • Parasız, ücretsiz.

bilaücret / bilâücret / بلاأجرت

  • Parasız, ücretsiz. (Arapça)

fahri / fahrî

  • Karşılıksız olarak. Parasız olarak.
  • İftiharla. Övünerek.
  • Karşılıksız, parasız, gönüllü olarak bir şeyi yapma.
  • Karşılıksız, parasız.

fıkdan-ı nukud

  • Para darlığı, parasızlık.

habis

  • Bağışlanan şey. Mukabilinde bir ücret istenmeyen şey. Parasız olarak verilen nesne.

hediye

  • Parasız verilen, bağışlanan şey. Armağan.

hibe

  • Bağışlamak. Parasız ve karşılıksız vermek. Bağışlanan şey.
  • Hal ve şân.

komünizm

  • Komünizm (Latince kökenli communis - ortak, evrensel); üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız, parasız ve devletsiz bir toplumsal düzen ve bu düzenin kurulmasını amaçlayan toplumsal, siyasi ve ekonomik bir ideoloji ve harekettir. (Fransızca)

kurban

  • Allah'ın rızasını kazanmağa sebep olan şey.
  • Etleri, fakirlere parasız olarak dağıtılmak niyetiyle farz, vâcib veya sünnet olarak kesilen koyun, keçi, deve, sığır.. gibi hayvan.
  • Bir maksad uğrunda feda olma.
  • Beylerin ve meliklerin yakınlarından olan kimse.

meccan

  • Parasız, karşılıksız, ücretsiz, bedâva, meccânen.

meccanen / meccânen / مجانا

  • Ücretsiz, parasız.
  • Bedava, parasız.
  • Parasız olarak. (Arapça)

meccani / meccanî / meccânî / مجانى

  • Bedavacı. Parasız.
  • Parasız. (Arapça)

müflis

  • İflas etmiş. Parasız kalmış. Ticarette kâr elde edemeyip veya bazı sebeplerle sermayesini batırmış olan.

müflisan / müflisân

  • (Tekili: Müflis) İflas etmiş olanlar, müflisler. Parasız kalmış olan kimseler.

müflisin / müflisîn

  • (Tekili: Müflis) Müflisler, iflas edip parasız kalmış olan kişiler.

müft

  • Beleş, bedava, parasız. (Farsça)

müzayaka

  • Sıkıntı, darlık, yokluk, parasızlık. Zorluk.

raygan / râygân / رایگان

  • Parasız, bedâva. (Farsça)
  • Pek fazla, pek çok. (Farsça)
  • Parasız, bedava. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR