LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Orka ifadesini içeren 96 kelime bulundu...

ahu-dil

  • Ceylan yürekli. (Farsça)
  • Mc: Korkak. (Farsça)

ahudil / âhûdil / آهودل

  • Ödlek, korkak. (Farsça)

ahvef

  • En korkak.
  • Çok korkunç.

bed-buk

  • Hâin, korkak. (Farsça)

bed-dil

  • Korkak, yüreksiz. (Farsça)

bedzehre

  • Korkak, yüreksiz, ödlek kimse. (Farsça)

bi-ciğer / bî-ciğer

  • Korkak, ciğersiz, yüreksiz. (Farsça)

bi-dil / bî-dil

  • Ürkek, korkak. (Farsça)
  • Âşık. (Farsça)
  • Kalbsiz, gönülsüz. (Farsça)
  • Nüktesiz. (Farsça)

ceban

  • Korkak, ürkek.

cebanet / cebânet / جبانت

  • Korkaklık, ürkeklik. Korkulmayacak şeylerden bile korkmak.
  • Korkaklık, ürkeklik.
  • Korkaklık.
  • Korkaklık. (Arapça)

cebin / cebîn / جبين / جَبِينْ

  • (Cebân) Korkak. Cesaretsiz.
  • Alın.
  • Korkak, cesaretsiz.
  • Korkak.
  • Korkak. (Arapça)
  • Korkak, yüreksiz.

cüba'

  • Korkak.

cübn / جبن

  • (Cübün) Ürkeklik. Korkaklık. Korkak olmak.
  • Peynir.
  • Korkaklık.
  • Korkaklık. (Arapça)

cübne

  • Korkaklık.

dabs

  • Ahlâkı kötü ve korkak olmak.
  • Anlaması, idrâki az olmak.

dah

  • Hizmetçi, uşak, cariye. (Farsça)
  • On (10). Aşer. (Farsça)
  • Korkak. Alçak, aşağılık, âdi kimse. (Farsça)

efşal

  • (Tekili: Feşil) Korkaklar, cesaretsizler.

ehl-i takva ve vicdan / ehl-i takvâ ve vicdan

  • Allah'tan korkan, emirlerine bağlı olan dindar kimseler ve vicdan sahipleri.

evcel

  • Çok korkak adam. Cesaretsiz kişi.

feruka

  • Böğürün yağı.
  • Korkak kişi.

feşel

  • (Çoğulu: Efşâl) Korkak olmak.

feşil

  • (Çoğulu: Efşâl) Korkak, cesaretsiz, yüreksiz.

haif / hâif / خائف

  • (Havf. dan) Korkan. Korkmuş olan.
  • Korkak.
  • Korkan, korkak.
  • Korkak. (Arapça)

haifane

  • Korkakcasına, ödlekçesine.

haifen / hâifen / خائفا

  • Korkarak, korkakçasına.
  • Korkarak. (Arapça)

haşin

  • Korkak, korkan.

havf eden

  • Korkan.

havfen

  • Çekinerek, korkarak, havf ederek, korku ile.

haymume

  • Korkaklık, cübün.

hazir

  • Korkan, korkak,

hebit

  • Korkak kimse.

hedd

  • Binayı gürültüyle yıkıp göçürmek. Çok ihtiyarlayıp düşkün hâle gelmek.
  • Zayıf ve korkak.

heri'

  • Acele, sür'at.
  • Akıcı kan.
  • Korkak kimse.
  • Zayıf kimse.

hey'

  • Gönül dönmek.
  • Yaramaz gönüllü olmak.
  • Korkak olmak.

heyban

  • Korkunç, korku getiren.
  • Çok utangaç çekingen.
  • Korkak.
  • Çoban.

heybub

  • Korkak.

heyra'

  • Korkak, ahmak kimse.

hirasan

  • Korkak, ürkek, korkan, çekinen. (Farsça)

hirdebe

  • Korkak, ihtiyar, yaşlı kimse.

hüyu'

  • Korkaklık.

icfil

  • Yaşlı kadın, ihtiyar kadın.
  • Korkak adam.

ihcam

  • Bir şeyden korkarak vaz geçme, dönme. cayma. Men olunma.

imamü'l-müttakin / imâmü'l-müttakîn

  • Allah'tan korkan takvalıların önderi.

ka'ka'

  • Korkak, zayıf kişi.

kalp

  • t. Hileli. Sahte. Taklit.
  • Yalandan cesaret satan korkak adam.
  • Yalancı. Kendisine güvenilmez olan.

keu'

  • Korkak olmak.

kırla

  • Bir kuş cinsidir ve sulardan balık avlar; derler ki su içine girdiğinde bir gözüyle üstünü gözler, bir gözüyle su içinde avını gözler. Gayet korkak bir kuştur.

kırn

  • Korkak.

kiyae

  • Zayıflık.
  • Korkaklık.

la'

  • Korkak.

menhub

  • Korkak adam.
  • Muhtar, müntehab, seçkin.

mer'uben

  • Ürkerek, korkarak, korku ile.

muhannes

  • Kadınlaşmış erkek. Alçak tabiatlı.
  • Korkak. Nâmerd. Kalleş.

mürgdil

  • Kuş yürekli. Korkak. (Farsça)

mürta'ıb

  • Korkan, korkak.

mürteib

  • (Ru'b. dan) Korkan.

mürteid

  • (Ra'd. dan) Ürken, korkan. Korkup titreyen.

mütehaşşi

  • Korkan, irkilen. Hürmet ile korkup çekinen.

mütehavvif

  • Korkan. Korkak.
  • Korkan.

mütehavvifane / mütehavvifâne

  • Korkarak, havfederek, korkarcasına. (Farsça)

mütenadd

  • Birbirinden ürken, korkan.

mütevahhiş

  • Tevahhuş eden, ürken, korkan, yadırgayan.

mütevahhişane / mütevahhişâne

  • Korkarak, ürkerek, tevahhuş ederek. (Farsça)

na-merd

  • Korkak. (Farsça)
  • İnsaniyetsiz, sözünde durmayan. Alçak, insanlık hislerinden habersiz. (Farsça)

na-merdi / nâ-merdî

  • Namerdlik, alçaklık, zillet. (Farsça)
  • Korkaklık. (Farsça)

nafir

  • Nefret eden. Ürken, korkan. Sevmeyen.
  • Galip olan.
  • Öksürüp burnundan sümüğü saçılan koyun.

nahib

  • Korkak, cebin.

namerd / nâmerd

  • Korkak, alçak.

nuhbe

  • Herşeyin seçkini, iyisi.
  • Seçkin, seçilmiş, müntehab, güzide.
  • Korkak.

ra'did

  • Korkak.

rahib

  • Âbid. Allah'tan (C.C.) korkan.
  • Manastırda oturan nasrani âlimi veya papazı. Keşiş.
  • Aslan.

rev'a

  • Korkak kadın.
  • Kendisini görenleri şaşırtacak derecede güzel olan kadın veya kız. (Müz: Ervâ)REVA' : Tatlı.

ru'bub

  • Zayıf, korkak kişi.

taki / takî

  • Allah'tan korkan, emir ve yasaklarını gözeten.

takva / takvâ

  • Allahü teâlâdan korkarak, haramlardan (yasaklardan, günâhlardan) sakınmak. Harama düşmemek için, şüphelilerden (haram veya helâl olduğu belli olmayan şeylerden) sakınmaya ise verâ denir. Bu bakımdan, haramlardan daha çok sakınma derecesi olan verâ da takvânın mânâsı altına girer.

takva ehli / takvâ ehli

  • Takvâ sâhibi. Allahü teâlâdan korkarak haramlardan sakınanlar.

tecbin

  • Birisine "korkaksın" deme, korkak sayma.

tefaric

  • (Tekili: Tefric) Yırtmalar, genişletmeler.
  • Ferah vermeler.
  • Korkaklar, zaifler, yüreksizler.
  • (Tifrac) Yırtmaçlar, aralıklar.

teke'kü'

  • Cem'olmak, birikmek, toplanmak.
  • Korkak olmak.

teres / تَرَسْ

  • Korkak.

tersan / tersân / ترسان

  • Korkak, korkan. (Farsça)
  • Korku ile, korkarak. (Farsça)

tersnak

  • Korkak, korkan. (Farsça)

uvvar

  • (Çoğulu: Avâvir) Korkak adam.
  • Dağ kırlangıcı.

vacife

  • Muztarib olan. Istırab çeken. Korkan.
  • Sallana sallana yürüyen.

vahşi

  • Medeni olmayan. İnsanlardan kaçan. Alışık ve ehlî olmayan.
  • Merhametsiz, duygusuz.
  • Ürkek, korkak.

vakvak

  • Korkak kişi.
  • Hindistan'da Vakvak beldesinde yetişen bir ağaçtır. Yüz zira' miktarı boyu olur, kalkan gibi yassı yaprağı olur.

vatavit

  • (Tekili: Vatvât) Korkak ve geveze olan kimseler.
  • Yarasalar.
  • Dağ kırlangıçları.

vatvat

  • (Çoğulu: Vatâvit) Korkak ve geveze olan adam.
  • Yarasa.
  • Dağ kırlangıcı.

vegab

  • (Çoğulu: Evgab) Korkak kimse.
  • İri gövdeli büyük deve.

vekvak

  • Korkak kimse.

ver'a

  • Korkaklık, havf.

vüru'

  • Korkaklık.

yenhub

  • Korkak.

za'ar

  • Zâlim kimse ki herkes ondan korkar.

zerdguş

  • İki yüzlü. Müraî. (Farsça)
  • Ürkek, korkak. (Farsça)

zeur

  • Korkak kimse.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın