LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Oğlak ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

atud / atûd

  • (Çoğulu: Atedân) Bir yaşında ve iyi beslenmiş oğlak.

bedre

  • (Çoğulu: Bider) Kuzu veya oğlak derisi.
  • İçi altun dolu olan kese.
  • Onbin dirhem.

behme

  • (Çoğulu: Bühüm, bihâm; Cem'ul Cem: Bihâmât) Kuzu. Oğlak. Buzağı.
  • Keçi otu.

büzgale

  • Keçi yavrusu, oğlak. (Farsça)

büziçe

  • Oğlak. Küçük, yavru keçi. (Farsça)

cedi / cedî / جدی

  • Güneş medarının oniki burcundan birisi. Oğlak burcu. (Güneşin cenuba doğru inişinin en aşağı derecesini bildirir.)
  • Keçinin erkek yavrusu, erkek oğlak.
  • Oğlak. (Arapça)
  • Oğlak burcu. (Arapça)

cedy

  • (Çoğulu: Cidâ-Ecd) Oğlak.
  • Burç adı.

hel'

  • Oğlak. (Müe: Hel'a)

hulam

  • Kurban olmayan küçük oğlak.

revzeke

  • (Çoğulu: Revâzik) Küçük kuzu ve oğlak.

şebam

  • Anasını emmesin diye kuzu ve oğlak ağzına takılan ağaç ağızlık.
  • Araptan bir kabile.

şekve

  • Şikâyet etmek.
  • Siyahça oğlak derisi.

tıla

  • (Çoğulu: Talyân) Küçük kuzu ve oğlak.
  • Mahpus kimse.
  • Diş sarılığı.

ya'mur

  • (Çoğulu: Yeâmir) Bir nevi ağaç.
  • Oğlak. Kuzu.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın