LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Nerm ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

aks-i nakiz / aks-i nakîz

  • Antitez, karşısav; biri diğerinin zıttı olan iki terimden, ikincisini oluşturan düşünce veya önerme.

cedel

  • Münâkaşa, mücâdele, tartışma, kavga. Mantıkda, meşhur veya doğruluğu herkesçe kabûl edilen kadiyye (önerme)lerden meydana gelen kıyas'a verilen ad.

kazaya / kazâyâ

  • Kaziyeler, önermeler, işler, meseleler.
  • Kaziyeler, hükümler, önermeler.

kaziye makusedir / kaziye mâkûsedir

  • Önerme tersdir.

kaziye-i hamliye

  • Yüklemli önerme.

kaziye-i makbule

  • Çoğunluk tarafından kabul edilen önerme, hüküm.

kaziye-i mümkine

  • Mümkün olan hüküm; olabilirlik içeren önerme.

kaziye-i mutlaka

  • Bir mesele hakkında, hiçbir sınırlama söz konusu olmaksızın ifade edilen kaziye, önerme.

kaziye-i şartiye

  • İki cümleden oluşan ve bir cümledeki hükmün diğer bir cümledeki şarta bağlı olduğu önerme.

kaziye-i tasdiki / kaziye-i tasdikî

  • Delillerle tasdik edilip onaylanan hüküm, önerme.

kaziye-i ula / kaziye-i ûlâ

  • Birinci kaziye, birinci önerme, hüküm.

kaziye-i vahide / kaziye-i vâhide

  • Tek bir hükümden oluşan önerme.

kaziye-i vaktiye-i münteşire

  • Hükmü herhangi bir zamanda ve herhangi bir fertte gerçekleşmiş bulunan veya gerçekleşmesi mümkün olan kaziye, önerme.

kaziyye / قضيه

  • Önerme, hüküm.
  • İş, mesele, dava.
  • Önerme.
  • Mesele. (Arapça)
  • Önerme. (Arapça)

kübra / kübrâ

  • (Ekber'in müennesi) Büyük, daha büyük, en büyük.
  • Man: İkinci kaziye (İkinci önerme). Yâni, hadd-i ekberin bulunduğu cümle.
  • Büyük önerme, hükmün yüklemi.

mahmul

  • Bir hüküm ve önermede konuyu niteleyen, yani kendisiyle hükmedilen söz, yüklem; Meselâ; 'Mehmed âlimdir' hükmünde 'âlim' mahmuldür.

matlab

  • İstenilen şey, istek.
  • Bahis, mesele, kazıyye, önerme.

mucibe-i cüz'iye / mûcibe-i cüz'iye

  • Olumlu tikel önerme.

mucibe-i külliye / mûcibe-i külliye

  • Olumlu tümel önerme.

mukaddeme-i istisnai

  • İstisnaî kıyasta birinci önerme, öncül.

nerm

  • (Nermi - Nermin) Yumuşak. (Farsça)

nermligam

  • (Nerm-ligâm) İtaatli, muti, söz dinler. (Farsça)
  • Başı sert olmayan at. (Farsça)

salibe-i külliye / sâlibe-i külliye

  • Olumsuz tümel önerme "Allah hiçbir şeyin hâlıkı değildir." gibi.

sugra

  • (Suğra) Daha küçük, pek küçük.
  • Man: Hadd-i asgarın bulunduğu cümle. Birinci kaziyye. Küçük önerme.

suğra / suğrâ

  • Pek küçük, mantıkta küçük önerme.
  • Küçük önerme; kıyası oluşturan önermelerden birisidir. Kıyasın sonuç önermesinin öznesi olan küçük terim bu küçük önermede bulunur.

teklif

  • Görev yükleme, önerme.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR