LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Muntazir ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

baky

  • Bakmak, nazar.
  • Muntazır olup yol gözlemek.

mehdi

  • Hidâyete eren veya hidayete vesile olan. Sâhib-üz-zaman. "Hususi ve şahsi bir tarzda Allah'ın hidayetine mazhar olan, kendisine Cenâb-ı Hak tarafından yol gösterilen" mânasınadır. Bu kelime ihtida etmiş olanlar için de kullanılmıştır. Mehdi-yi Resul, Mehdi-yi muntazır da denir. Ahir zamanda gelip bü

müks

  • (Meks) Ağır ağır, vakit vakit.
  • Eğlenme, muntazır olma, durma, bekleme.

muntazırane / muntazırâne

  • Bekliyerek, muntazıran, intizâr ederek. (Farsça)

muntazırin / muntazırîn

  • (Tekili: Muntazır) Bekliyenler, gözliyenler. İntizar edenler.

müntesıb

  • Bekleyen. Muntazır kimse.
  • Ayak üstüne dikilip duran.

mütelevvim

  • Muntazır olan, bekleyen.

mütevakkı'

  • Bir şeyin vukuuna muntazır olan, ümid eden, ricâ ve niyazda bulunan.

rasid

  • Muntazır, bekleyen kimse.
  • Avını bekleyen ve yaklaştığında hemen üzerine sıçrayan canavar.

rukba

  • Muntazır olmak, beklemek.
  • Bir kimseye, "Ben senden evvel ölürsem bu elbiseler senin olsun, eğer sen evvel ölürsen yine benim olsun" demek.

tatallu'

  • Nazar etmek, bakmak.
  • Beklemek, gözlemek, muntazır olmak.

telaum

  • Muntazır olmak, gözlemek, beklemek.

televvüm

  • Muntazır olmak, beklemek, gözlemek.
  • Kabul etmemek.

terakkub

  • Bekleme, gözetleme, yol gözleme.
  • Ümit etme.
  • Muntazır olma.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın