LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Mevzii ifadesini içeren 13 kelime bulundu...

haşefe

  • (Çoğulu: Haşef-Haşefât) Sünnet mevziine varana kadar olan zeker başı.
  • Yaşlanmış kuru kadın.
  • Kuru hamur.
  • Yumuşak taş.

huşş

  • (Çoğulu: Huşuş) Hâcet mevzii; helâ, tuvâlet.
  • Necâset mahreci.

kerh

  • Bağdat şehrinde bir mevziin adı.

mahkede

  • İkamet mevzii, oturulan yer.

masaha

  • Sıhhat mevzii.
  • Kamer, ay.

meass

  • Talep mevzii, isteme yeri.

mebga

  • Talep mevzii, isteme yeri.

merad

  • Boğaz.
  • Talep mevzii, isteme yeri.

mihrab

  • Camide imamın namaz kılarken cemaatin önünde durduğu yer.
  • Şiddetli harbeden cengâver. Bahadır.
  • Evin şerefli yüksek yeri, çardak.
  • Meclisin sadrı ve ekrem mevzii.
  • Mc: Harb âleti.
  • Orman.
  • Melikin hususi makamı.
  • Mc: Şeytan ve hevâ ile muhare

minare

  • (Çoğulu: Minarat) (Aslı menare'dir) Nur mevzii. Ezan mevkii.

mukam

  • Durduracak mekân. İkamet mevzii.
  • Durmak, ikamet.

müstehamm

  • Sıcak su mevzii, hamam.

muttala'

  • Gelecek yer.
  • Ittıla' mevzii.