LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Mev kelimesini içeren 41 kelime bulundu...

ayin-han / âyin-han

  • Mevlevihâne ve semâhânelerde sema edilirken, yüksek bir yerde bulunan ve mutribhâne adı verilen mahfilde âyin okuyan kimse. (Farsça)

diktatör

  • Mevcut kanunları çiğneyerek, örf ve adalet esaslarına aykırı olarak, devleti keyfine göre idare eden devlet adamı. Müstebid. (Fransızca)

epik

  • Mevzuu kahramanca olan yazıların frenkçe ismi. (Fransızca)

fasıl

  • Mevsim, bölüm.

fasl

  • Mevsim.

hakikat-i hariciye / hakîkat-i hâriciye / حَق۪يقَتِ خَارِجِيَه

  • Mevcûd bir hakîkat.

haris-i cah / harîs-i câh

  • Mevki, makam ve rütbe düşkünü.

hüsn-ü ibtida

  • Mevzuya münasib bir ifade ile söze başlama.

ihvan-ı basafa / ihvan-ı bâsafa

  • Mevlevi tabirlerindendir. Saf, yani kalbinde gıll u gış bulunmayan kardeşler mânâsınadır.

kadd-i mevzun

  • Mevzun boy, biçimli boy.

ma'dum

  • Mevcut olmayan. Yok olan. Yok.

mansıb

  • Mevki, konum, rütbe.

melzum

  • Mevcud bir şeyle birbirinden ayrılmayan. Mevcud bir şeyle beraber bulunması lâzım gelen. Lüzumlu olmuş olan. Lüzumlu kılınmış.

menbic

  • Mevzi ismi. (Oraya nisbetle "menbicâni" derler.)

mesnevi-i şerif / mesnevî-i şerif

  • Mevlâna Celaleddin-i Rumî'nin meşhur farsça olan eserinin ismi.

mevahib

  • Mevhibeler. İhsanlar, bahşişler.

mevaki

  • Mevkiler, yerler, konumlar.

mevaki'

  • Mevkiler. Duracak yerler.

mevalid / mevâlid

  • Mevcudlar. Doğmuşlar. Vücud bulmuşlar. Mevludlar.
  • Mevlidler, doğmalar.

mevasik

  • Mevsuk şeyler. Misaklar. Ahd ü peymanlar. Yeminler. Sözleşmeler.

mevasim / mevâsim

  • Mevsimler.

mevcud / mevcûd

  • Mevcut, var olan.

mevcudiyet

  • Mevcudluk, varlık, mevcud ve var olma.

mevhumat / mevhumât

  • Mevhumlar. Asılsız olduğu hâlde zihinde meydana gelen şeyler.

mevkufen

  • Mevkuf olarak.

mevlevi / mevlevî

  • Mevlevîlik tarikatına mensup kimse.
  • Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretlerinin tarikatından olan müslüman.
  • Mevlânanın tarikatından olan.

mevlevi-misal / mevlevî-misâl

  • Mevlevîlik tarîkatına mensup olan ve Allah aşkıyla kendi etraflarında dönenler gibi.

mevlevi-vari / mevlevi-vâri / mevlevî-vâri

  • Mevlevî tarikatı mensuplarının cezbe halinde, Allah aşkıyla kendinden geçerek dönmeleri gibi.
  • Mevlevîlik tarikatına mensup kimselerin döndüğü gibi.

mevleviler / mevlevîler

  • Mevlevî tarikatına bağlı olanlar.

mevlevivari / mevlevîvâri

  • Mevlânâ'nın dönerek zikreden müridleri gibi; Mevlevîler gibi dönerek.

mevlid-han / mevlid-hân

  • Mevlid okuyan.

miraciye / mîrâciye

  • Mevlidin mîraçla ilgili bölümü.

muhallasa

  • Mevruz otu denilen bir nevi ot.

mükafat-ı hazıra / mükâfat-ı hâzıra

  • Mevcut olan mükâfat, şu anki mükâfat.

nakd-i mevcud

  • Mevcud olan para, elde bulunan para.

peyda

  • Mevcud, var olan, açık, âşikâr, meydanda olan. (Farsça)

semahane / semâhâne / سماع خانه

  • Mevlevî dervişlerinin semâ ettikleri özel mekan. (Arapça - Farsça)

siyer-i nebi

  • Mevzuu Hazret-i Peygamber'in (A.S.M.) hayatı, ahlâkı ve yaşayışı olan, O'nun gaye ve cihanı irşad eden mesleğinden bahseden kitap.

tennure / tennûre / تنوره

  • Mevlevî dervişlerinin sema giysisi. (Arapça)

turfanda

  • Mevsiminden önce yetiştirilen meyve veya sebze.

valacah / vâlâcâh

  • Mevkii yüce, rütbesi yüksek olan. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR