LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Metod ifadesini içeren 50 kelime bulundu...

alelusul

  • Usûl üzere; belli bir usûl ve metoda uyggun olarak.

arenc

  • Dirsek. (Farsça)
  • Gidiş, tarz, usül, metod. (Farsça)

beban

  • Tarz, yol, üslup, metod.

ehl-i meşrep

  • Bir hareket tarzı ve yol takip edenler, bir metoda sahip olanlar.

esas-ı meslek

  • Bir meslek ve metodun üzerine bina edildiği temel.

hülasa-i mezhep / hülâsa-i mezhep

  • Takip edilen metodun özeti.

ilm-i usul

  • Bir işin nasıl yapılacağının yöntemini gösteren ilim, metodoloji, yöntembilim.

ilm-i usul ve hikmet

  • Felsefe ve metodoloji ilmi.

ilm-i usul-i din

  • Kelâm ve İslâmî metod ilmi.

ilm-i usul-i tefsir / ilm-i usûl-i tefsîr

  • Tefsîr ilminin metodlarından, kâidelerinden, müfessirde bulunması gereken şartlarından, âyet-i kerîmelerin; nâsih ve mensûhundan, hâss ve âmmından bahseden ilim.

ilm-i usuliddin / ilm-i usûliddin

  • Dinin temel meselelerini ve gayelerini araştıran metod ilmi; metodoloji.

ilm-i usulü'd-din

  • Din metodolojisi, kelâm ilmi.

istatistik

  • Bir neticeye varmak veya bir hüküm çıkarmak için metodlu olarak mevcud lüzumlu şeyleri toplayıp sayı hâlinde göstermek işi ve bu işle meşgul olan ilim. (Fransızca)

kaide-i usul

  • Usûl kuralı, metodolojide kullanılan bir kural.

kavaid-i usuliye / kavâid-i usuliye

  • Metod kuralları; ilmî disiplinlerle bağlantılı metod kuralları.

menahic / menâhic

  • Metodlar.

menahic-i hükema / menâhic-i hükema

  • Bilgin ve filozofların metodları.

meşarib / meşârib

  • Meşrebler; yollar, metodlar, hareket tarzları.

meslek ve meşreb

  • Bir hedefe ulaşmak için takip edilen tarz ve metod.

meslek ve meşrep erbabı / meslek ve meşrep erbâbı

  • İslâma hizmet yolunda kendilerine göre bir metod ve yöntem takip eden ehil kişiler ve önderler.

meslek-i ilmiye ve ameliye

  • İlme ve amele ait yol, metod.

meslek-i kudsi / meslek-i kudsî

  • Kutsal yol, metod.

meslek-i küfri / meslek-i küfrî

  • Allah'ı inkâr etmeye dayalı yol, metod.

meslek-i nurani / meslek-i nuranî

  • Nurlu meslek, metod.

meşreb

  • Hareket tarzı, metodu.

meşrep

  • Mânevî haz ve feyiz alınan yol; yöntem, metod.

meşrep ehli

  • Belli bir hareket tarzı ve metod sahibi olan.

mezheb imamı / mezheb imâmı

  • Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmiş olan din bilgilerini, Eshâb-ı kirâmdan işiterek veya nakl ile toplayan, açıkça bildirilmemiş olanları da, kendi koydukları usûllere (metod) göre açıkça bildirilmiş olanlara benzeterek çıkaran derin âlim, mutlak müctehîd.

mezheb-i ekser

  • Çoğunluğun izlediği yol, ekol; birinci derecede tercih edilen yol, metod.

mezheb-i racih ve ekser / mezheb-i râcih ve ekser

  • Çoğunluğun izlediği yol, ekol; birinci derecede tercih edilen yol, metod.

minhac / minhâc

  • Yol, meslek, metod.

minhac-ı hadsi-i ilhami / minhâc-ı hadsî-i ilhamî

  • İlhâmın hadsî, sezgiye dayalı metodu.

minhacü's-sünne / minhâcü's-sünne

  • Sünnet yolu; Peygamberimizin sünnetine uyma metodu; Dördüncü Lem'a.

minhacü's-sünnet / minhâcü's-sünnet

  • Peygamberimizin sünnetine uyma metodu, sünnetin yolu.

sufi meşrep / sufî meşrep

  • Tasavvufa bağlı olanın hareket tarzı, metodu.

sufimeşrep / sufîmeşrep

  • Tasavvuf metoduyla hareket eden kişi.

süyuti / süyûtî

  • Osmanlı dönemi medreselerinde okutulan tefsir metodu ile ilgili imam Suyûtî'nin "el-itkân fî ulûmi'l-Kur'ân" adlı eseri.

taassub-u meslekiye

  • Kendi hareket tarzını ve metodunu en doğru olarak görüp, yanlış da olsa ısrar etme.

tahtieci

  • "Doğru bir tanedir, fazla olmaz" diyerek muhataplarının görüşlerini hatâlı bulan kimselere metodoloji ilminde Tahtieci denir.

tarik / tarîk

  • Yol, tarz, metod.

tarz

  • Biçim, yol, metod.

usul / usûl / اصول

  • (Tekili: Asıl) Ana, baba. Cedler.
  • İstinadgâh.
  • Râcih delil, kaide. Asıllar, kökler, temeller. Bir ilmin asıl mevzuundan önce öğrenilmesi lâzım gelen esaslar. Bir hedefe ulaşmak için tutulan düzenli yol.
  • Tarz, metod, tertip.
  • Bir ilmin veya tekniğin asıl konusundan önce öğrenilmesi gereken başlangıç bilgileri, başlangıç, tertip, düzen metod.
  • Tarz, metod, yol, düzen, temel, asıl, esas.
  • Asıllar. (Arapça)
  • Yöntem, yol yordam, metod. (Arapça)

usul-i bey'u şira / usûl-i bey'u şirâ

  • Alış-veriş usûlü, metodu.

usul-i şeriat / usûl-i şeriat

  • Fıkıh usûlü, İslâm hukuku metodolojisi.

usul-ü kelamiye / usul-ü kelâmiye

  • Kelâm ilmi metodolojisi.

usul-ü müteaddide

  • Çeşitli metodlar, yöntemler.

usuli / usûlî / اصولى

  • Metodik. (Arapça)

usulü'd-din

  • Din metodolojisi, kelâm ilmi.

usulü'l-fıkh

  • Fıkıh metodolojisi.

vadi

  • Bir nehrin yatağı.
  • İki dağ arasındaki uzun çukur.
  • Yol, tarz, metod, dere.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR