LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Merdiven ifadesini içeren 41 kelime bulundu...

derece-i süllem

  • Merdiven basamağı.

dereke-i mirkat

  • Merdivenin en alt basamağı.

dürece

  • Süllem, merdiven.
  • Bağırtlak kuşu. (Kanatlarının içi siyah ve dışı boz olan bir kuş.)

ıskalara

  • Gemi arması merdiveni.
  • Harp gemilerinin sol taraflarındaki merasim merdiveni.

ıskalariya

  • Geminin üst kısmına çıkabilmek için iskele, yani merdiven teşkil etmek üzere çarmıhlara aykırı ve kazık bağı ile bağlanmış ince halatlar.

kademe

  • Derece, sıra.
  • Merdiven basamağı.

kasfe

  • (Çoğulu: Kasf-Kasefât) Deve sesi.
  • Merdiven ayağı.
  • Bir parça kum yığını.

kasme

  • Merdiven ayağı.

ma'rec

  • Çıkacak yer, merdiven.

ma'ric

  • Merdiven, yükseliş yeri.

maaric / maarîc

  • (Tekili: Mi'rac) Merdivenler.

mearic / meâric / معارج

  • (Tekili: Mi'rac) Mi'raclar. Merdivenler. Çıkılacak yerler.
  • Merdivenler. (Arapça)

medaric / medâric / مدارج

  • (Tekili: Medrec ve Medrece) Merdivenler.
  • Meslekler, yollar.
  • Merdivenler. (Arapça)

medrec

  • (Çoğulu: Medâric) Basamaklı yol. Merdiven.
  • Meslek.
  • Tarikat.
  • Dar yol. Dağ yolu.

meraki / merakî

  • Vesvese ve kuruntu içinde bulunan kimse.
  • (Tekili: Mirkat) Merdivenler, basamaklar.

merdiven / نردبان

  • Merdiven. (Farsça)

merdiven-i terakki

  • İlerleme merdiveni; bir merdivenin basamakları gibi yükselme.

mes'ad

  • Merdiven. İp merdiven.

mi'rac / mi'râc

  • Merdiven, süllem.
  • Yükselecek yer.
  • En yüksek makam.
  • Huzur-u İlâhî. Peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.M.) Efendimizin, Receb ayının 27. gecesinde Cenab-ı Hakk'ın huzuruna ruhen, cismen, hâlen çıkması mu'cizesi ki; en büyük mu'cizelerinden birisidir.
  • Merdiven.
  • Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem elli iki yaşında uyanık iken, beden ile, hicretten altı ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi, Mekke-i mükerremede Mescid-i Harâm'dan Kudüs'e ve oradan göklere ve bilinmeyen yerlere götürülüp, getirilmesi.

mi'raç / mi'râç / مِعْرَاجْ

  • Merdiven.

minber

  • Câmilerde hatiplerin hutbe okumaları için yapılmış merdivenli yüksek yer.

mirac / mîrac / mîrâc

  • Merdiven.
  • Göğe çıkma.
  • Merdiven.

mirac-ı iman / mirâc-ı iman

  • İman merdiveni.

mirac-ı marifet / mirac-ı mârifet

  • Allah'ı isim ve sıfatlarıyla tanıyıp bilme gibi yüce bir makama çıkmaya vasıta olan mânevî merdiven.

mirac-ı suud

  • Yükselme merdiveni.

mirkat

  • Merdiven. Basamak. Derece.
  • Derece, basamak, merdiven; 11. Lem'a.

mirkat-ı cennet

  • Cenneti kazanmaya ve yükselmeye vesile olan anlamında Cennet merdiveni.

mirkat-ı iman

  • İman derecesi, merdiveni.

mirkatü'l-fütuh / mirkatü'l-fütûh

  • Mânevî fetihlere ulaştıran merdiven, yöntem.

mirkatü's-sünne

  • Sünnetin merdiveni; sünnetin dereceleri.

mıs'ad

  • Merdiven. Yükseğe çıkmakta kullanılan âlet. Asansör.

mukarnes

  • Kubbe biçiminde olan.
  • İşlemeli, nakışlı ve rengarenk olan.
  • Merdiven şeklinde dereceleri olan kubbe.

nerbdan

  • Merdiven. (Neverdi bâm'dan alınmıştır. Neverd; kıvrım, büküm; neverdiden; tayyetmek, dürmek; bam, ban; tavan mânalarına gelirler. Üst kata merdivenle çıkıldığından, neverdibâm yerine hafifletilmişi olan nerdbân denilmiştir.) (Farsça)

paşib

  • Basamak, merdiven. (Farsça)

paye

  • Rütbe, derece. (Farsça)
  • Merdiven ayağı. (Farsça)
  • İlim sahibi olanların bir derecesi. (Farsça)

payin

  • Aşağı. Aşağı taraf. (Farsça)
  • Merdivenin ilk basamağı. (Farsça)

pelle

  • Derece. (Farsça)
  • Merdiven. (Farsça)

rütbe

  • Basamak, derece.
  • Memuriyet derecesi.
  • Sıra. Mertebe, menzile.
  • Efkârın sonu.
  • Merdiven ayağı.

selalim

  • (Tekili: Süllem) Merdivenler.

süllem / سلم

  • Merdiven, basamak.
  • Derece.
  • Tıb: Kulağın içindeki içiçe daireler şeklinde olan boşluğun adı.
  • Merdiven. (Arapça)

teslim

  • Diş diş etme. Merdiven haline getirme, ayak ayak düzme.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın