LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Mel kelimesini içeren 46 kelime bulundu...

alem-i melaike / âlem-i melâike

  • Melekler dünyası.

alem-i melekut / âlem-i melekut

  • Melekut âlemi.

avam-ı melaike / avâm-ı melâike

  • Meleklerden dereceleri düşük olanlar.

beyt-i ma'mur / beyt-i ma'mûr

  • Meleklerin kıblesi. Göklerde meleklerin devâmlı tavâf ettikleri yer, makam.

buhtiyye

  • Melez dişi develer.

enzar-ı melaike / enzar-ı melâike

  • Meleklerin nazarları ve görüşleri.

fakülte

  • Meleke, üniversitenin bölümlerinden her biri.

ferişte / فرشته

  • Melek.
  • Melek. (Farsça)

ferişteler

  • Melekler.

firişte / فرشته

  • Melek. (Farsça)

firiştehu / firiştehû / فرشته خو

  • Melek gibi, melek huylu, güzel huylu. (Farsça)

gasil-ül melaike / gasîl-ül melâike

  • Melekler tarafından yıkanan; Eshâb-ı kirâmdan Uhud harbinde şehîd olan ve cenâzesini meleklerin yıkadığı Peygamber efendimiz tarafından müjdelenen Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretleri. (Âdem aleyhisselâmı da melekler yıkamıştır.)

iman-ı metbu / îmân-ı metbû

  • Meleklerin îmânı.

kanun-u cinsiyet-i melek

  • Meleklerin cinsiyet kanunu.

kerrubi / kerrubî

  • Meleklerin büyüğü.

kudsiyan / kudsiyân / قدسيان

  • Melekler. (Arapça - Farsça)

lüvam

  • Melâmetlik, rüsvaylık, rezil kepaze olmaklık.

ma'kıl

  • Melce'. Sığınacak yer.

malihulya / mâlihulya / مالى خوليا

  • Melankoli. (Arapça - Yunanca)

mel'anet-piş

  • Mel'unluktan başka işi olmayan. İşi gücü mel'unluktan ibaret olan. (Farsça)

melaik / melâik / ملائك

  • Melekler.
  • Melekler.
  • Melekler. (Arapça)

melaike / melâike / ملائكه / مَلَائِكَه

  • Melekler.
  • Melekler.
  • Melekler.
  • Melekler.
  • Melekler.) (Arapça)
  • Melekler.

melaike itikadı / melâike itikadı

  • Meleklere iman, inanma.

melaike tasdiki / melâike tasdiki

  • Meleklerin varlığının tasdiki, inanılması, kabulü.

melaike-misal / melâike-misal

  • Melekler gibi.

melanet / ملعنت

  • Melunluk. (Arapça)

melek-sima / melek-simâ

  • Melek yüzlü.

melek-zad

  • Melekten olmuş gibi, çok güzel.

melekat / melekât

  • Melekeler; tekrarla yapılan iş veya tecrübelerden sonra elde edilen bilgi ve beceriler.
  • Melekeler.

meleki / melekî

  • Melek gibi, meleğe ait.
  • Melekle ilgili, melek gibi.

melekiyet / مَلَكِيَتْ

  • Meleklik.
  • Meleklik.
  • Meleklik.

meleksima / meleksimâ / meleksîmâ / ملك سيما

  • Melek yüzlü.
  • Melek yüzlü güzel. (Arapça)

melekut / melekût

  • Melekler âlemi, varlıkların ilâhî isimlere bakan iç yüzü.

melekuti / melekûtî

  • Melekutla ilgili.

melekutiyan / melekutiyân

  • Melekut âleminden olanlar.

melekutiyet / melekûtîyet

  • Melekutluk.

melunane / melûnâne

  • Melunca.

mesele-i melaike / mesele-i melâike

  • Melekler meselesi, konusu.

mesele-i melaike ve ruhaniyat / mesele-i melâike ve ruhaniyat

  • Melekler ve ruhanî varlıklar meselesi.

müluk / mülûk / ملوک

  • Melikler, hükümdarlar.
  • Melikler, hükümdarlar.
  • Melikler, hükümdarlar.
  • Melikler. (Arapça)

mümill

  • Melâl veren, usandıran, bıktıran.

naşitat

  • Meleklerden bir tâife.

nesim / nesîm / نسيم

  • Meltem, esinti. (Farsça)

nev-i melaike / nev-i melâike

  • Melek türü.

süruş / sürûş / سروش

  • Melek. (Farsça)

vücud-u melaike / vücud-u melâike

  • Meleklerin varlığı.